İntratekal Morfin Pompası veya Ağrı Pompası Nedir?

intratekal ağrı pompası

İntratekal Morfin Pompası veya Ağrı Pompası Nedir? Hangi Ağrıların Tedavisinde Önerilir? 

İntratekal pompa nedir?

İntratekal pompa, ilacı doğrudan spinal kanalda beyin omurilik sıvısına ileten ve pille çalışan bir cihazdır. İntratekal pompalar, kronik ağrı veya spastisiteyi tedavi etmek için kullanılabilir ve bazen kansere bağlı ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.

intratekal morfin pompası veya ağrı pompası

Omurilik kanalı, içinde sinirlerin olduğu sıvı (beyin omurilik sıvısı) içerir. Bu nedenle bazı durumlarda ağrıları kontrol altına almak için programlanabilir bir hazneye bağlı küçük bir kateter bu kanala yerleştirilerek ağrı kesici ilaçlar doğrudan bu sinirlere verilebilir. Hazne, karın veya sırt derisinin altına implante edilir ve zaman zaman deriden küçük bir iğne sokularak yeniden ilaçla doldurulabilir.

İntratekal morfin pompası hangi durumlarda kullanılır?

Yukarıda ismi geçen durumlarda ilaç tedavisi ve diğer tedaviler artık ağrıları kontrol altına almak için yetersiz olduğunda veya bu ilaçların yan etkileri şiddetli olduğunda, intratekal morfin pompası (veya ağrı pompası) takılması prosedürü değerli bir seçenek olabilir.

Kalıcı intratekal morfin pompası veya ‘ağrı pompasının’ takılması kararı nasıl verilir?

İmplante edilebilir bir ilaç pompasının iyi bir ağrı yönetimi seçeneği olup olmayacağını belirlemek karmaşık bir süreçtir. Kalıcı bir pompa implante edilmeden önce, cihazın ağrı seviyesini azaltıp azaltmadığını görmek için bir deneme süreci planlanmalıdır. Özel duruma bağlı olarak, aşağıdaki deneme testlerinden biri uygulanacaktır:

Tek enjeksiyon: Lomber ponksiyon yoluyla intratekal ilaç (morfin) enjeksiyonu uygulanacaktır.

Çoklu enjeksiyonlar: Lomber ponksiyon veya kateter ile gün boyunca birden fazla enjeksiyon yapılır.

Sürekli deneme: Omurganın doğru bölgesine bir kateter yerleştirilir ve harici bir pompaya bağlanır. Ağrının hafiflediğini fark edene kadar doz her 2 saatte bir artırılır.

Deneme sırasında doktor, kateter için en iyi yer ve ilacın en uygun dozu hakkında bilgi toplar. Deneme başarılı olursa, ameliyat için planlama yapılır.

Ameliyat öncesi ne olur?

Ameliyattan birkaç gün önce hasta gereken testler (örn. kan testi, elektrokardiyogram, göğüs röntgeni) için yönlendirlir. Hastaya ameliyat ve süreçle ilgili kapsamlı bilgi verilir. Evraklar doldurulması ve onay formlarının imzalanması gerekir. Ameliyattan önceki gece gece yarısından sonra gıda alımı durdurulur. Hastalar işlemin sabahı hastaneye yatırılır. Hastaya damaryolu açılır.

Ameliyat sırasında ne olur?

Prosedürün iki aşaması vardır: 1) kateterin omuriliği çevreleyen intratekal boşluğa yerleştirilmesi ve 2) pompanın/haznenin karın bölgesinde cilt altına yerleştirilmesi. Prosedürün beş ana adımı vardır.

Adım 1: hastayı hazırlanır

Ameliyat masasına alınır ve anestezi verilir. Uyuduktan sonra, hasta yana yatırılır. Daha sonra gerekirse sırt ve karın bölgeleri tıraş edilir ve kateterin ve pompanın yerleştirileceği yer hazırlanır.

Adım 2: kateterin yerleştirilmesi

Hasta sırtının ortasında küçük bir cilt kesisi yapılır. Kateter omuriliğin yukarısındaki subaraknoid veya intratekal boşluğa yerleştirilir ve dikişlerle yerine sabitlenir.

intratekal ağrı pompası

Adım 3: kateterin tünelize edilmesi

Kateter yerleştirildikten sonra, omurgadan, gövdenin çevresinden, pompanın implante edileceği karına derinin altından bir uzatma kateteri geçirilir.

Adım 4: pompanın yerleştirilmesi

Karnın yanında, belin altında 8-12 cm-lik bir cilt kesisi yapılır. Doktor, deri ve kas tabakaları arasında pompa için bir cep oluşturur. Uzatma kateteri pompaya takılır. Daha sonra pompa cilt altına doğru bir şekilde yerleştirilir ve karın kaslarını örten kalın fasya tabakasına dikilir.

Adım 5: insizyonun kapatılması

Sırtdaki ve karındaki kesi dikiş ile kapatılır ve pansuman yapılır.

Ameliyattan sonra ne olur?

Ameliyat sonrası uyanma ve gözlem alanında hasta monitorize edilerek tam uyanması beklenir. Kan basıncı, kalp atış hızı ve solunumu izlenir ve operasyon yeri ağrısı varsa giderilir. Eve gidildiğinde hastanın uyması gereken talimatlar verilir. Hastaların çoğu aynı gün eve taburcu edilir.

Taburculuk önerileri

Baş ağrısı

  • Baş ağrıları, kateter bölgesi çevresinde beyin omurilik sıvısının sızmasından kaynaklanabilir. Sızıntı genellikle kendi kendine iyileşir. Yatak istirahati ve bol miktarda kafeinli karbonatsız sıvı (çay, kahve) içilmesi önerilir.

Kısıtlamalar

  • 6 hafta boyunca öne eğilmemeli, bel bükülmemeli veya baş üstüne uzanılmamalıdır. Bu, kateterin iyileşene kadar yerinden oynamasını önlemek içindir.
  • Ameliyattan sonra 2 hafta boyunca 5 kilodan daha ağır bir şey kaldırmamalı ve 2 hafta boyunca bahçe işleri, ev işleri ve seks dahil olmak üzere yorucu aktiviteler yapılmamalıdır.
  • Ikınmaktan kaçınılmalı.
  • Kontrol randevusuna kadar araba kullanmamalı. Gerekirse 45 dakika veya daha kısa mesafeler için bir arabaya binilebilir.
  • Ameliyattan sonra veya opioid ağrıkesici ilaç kullanırken 2 hafta boyunca alkol almamalı.

Aktivite

  • Uzun süre oturmaktan kaçınılmalı.
  • Her 3-4 saatte bir 5-10 dakika ayağa kalkılması ve yürüyüş önerilmekte. Mümkün olduğunca yürüme süresi kademeli olarak artırılmalıdır.

Banyo/Yara yeri bakımı

  • Enfeksiyonu önlemek için ameliyat yarasını (insizyon) temizlemeden önce ve sonra eller iyice yıkanılmalı.
  • Ameliyattan 1 gün sonra duş alınabilir.
  • Dermabond (cilt yapıştırıcısı) ile kaplanmış yara yeri sabun ve su ile nazikçe yıkanabilir, kurutulur ve günlük olarak incelenir.
  • Yara yeri (insizyon) banyo, havuz veya küvete girilerek ıslatılmamalı.
  • Yara üzerine herhangi bir losyon veya merhem sürülmesi önerilmez.
  • Yara yerinden az miktar akıntı normaldir. Çok miktarda akıntı, kötü kokulu akıntı veya sarı veya yeşil renkli akıntı varsa derhal doktora bildirilmelidir.
  • Cihaz çevresinde cilt altında sıvı birikerek görünür bir şişlik (seroma) oluşturabilir. Bu meydana gelirse doktora bilgi verilmelidir.

Ameliyat yarası iyileşirken pompayı desteklemek için hastaya elastik bir karın bandajı verilmiş olabilir. Banyo dışında her zaman giyinilmesi önerilir.

Doktor ne zaman aranmalı?

  • 38° C’nin üzerinde ateş
  • Geçmeyen bulantı veya ağrı
  • Yara yeri komplikasyonları
  • Ani şiddetli sırt ağrısı, ani başlayan bacak zayıflığı ve spazm, mesane ve/veya bağırsak fonksiyonu kaybı – bu acil bir durumdur – hasta hastaneye gitmeli ve algolojı uzmanına haber verilmelidir.
  • Baş ağrısı 48 saat sonra da devam ederse.

Ameliyatın komplikasyonları ve riskleri nelerdir?

Tüm ameliyat türlerinde olduğu gibi, küçük de olsa, komplikasyon olasılığı vardır.

  • Düşük olasılıklı enfeksiyon riski vardır (%3)
  • Kateterin yerdeğişmesi veya tıkanması olabilir ve ayrı bir prosedürle değiştirilmesi gerekebilir.
  • Pompa arızası
  • Düşük kanama riski
  • Omurilik sıvısı sızıntısı çok nadirdir
  • Parapleji veya kuadripleji, inkontinans veya iktidarsızlık nadirdir
  • Ölüm riski son derece düşüktür (30.000’de 1’den az)
  • Kaba yara izi (‘keloid’)
  • Yara iyileşmesinin uzun sürmesi
  • İlaç alerjileri
  • Pulmoner emboli (akciğerlerde kan pıhtısı)
  • Göğüs ve idrar yolu enfeksiyonları
  • Kol ve bacaklardaki basınça bağlı sinir zedelenmeleri
  • Göz veya diş yaralanmaları
  • Miyokard enfarktüsü (‘kalp krizi’)
  • Felç
  • Can kaybı
  • Diğer nadir komplikasyonlar

İntratekal pompa ile yaşamak

Algoloji uzmanı ile düzenli olarak ilaç yenilemeleri planlaması yapılması gerekir. Dolum randevusunda, tedavinin etkinliği değerlendirilecek ve pompa buna göre ayarlanacaktır. Amaç, minimal yan etkilere sahipken optimal miktarda ağrı veya spastisite kontrolü sağlamaktır. Alışılmadık semptomlar, aşırı dozda ilaç alımı veya dozun etkisiz olduğunu düşünülüyorsa, doktora bilgi verilmelidir. Şiddetli ağrı atakları varsa ek oral ilaç alınması gerekebilir.

Tıpkı bir kalp pili gibi, cep telefonları, çağrı cihazları, mikrodalga fırınlar, güvenlik kapıları ve hırsızlık önleme sensörleri gibi diğer cihazlar da intratekal morfin pompasını etkilemez. Cihaz, havalimanı güvenlik kapılarında tespit edildiğinden, uçarken İmplante Edilen Cihaz ile ilgili evrağı hasta yanında bulundurmalıdır.

Pompa bip sesi çıkarırsa, hemen doktorla irtibata geçilmesi gerekir. Bu, pompanın yeniden doldurulması, pilin değiştirilmesi veya başka bir bakıma ihtiyacı olduğunu gösterebilir.

Hastanın aile üyelerini ve arkadaşlarını acil bir durumda ne yapılması gerektiği konusunda bilgilendirilmesi, hastanın Acil Durum Bilgi ve Prosedür kartlarını her zaman yanında taşıması gerekmektedir.

PRP Tedavisi Nedir?

PRP tedavisi

PRP Tedavisi Nedir? Hangi Durumlarda ve Nasıl Uygulanır?

Trombositten zengin plazma (PRP), enjekte edildiğinde doku iyileşmesini desteklediği düşünülen bir maddedir.

Plateletler, kanınızın pıhtılaşmasına yardımcı olan özel “faktörler” veya proteinler içeren kanınızın bir bileşenidir. Ayrıca hücre büyümesini destekleyen proteinler içerir. Araştırmacılar, plateletleri kandan izole ederek ve konsantre ederek PRP ürettiler.

PRP tedavisi nedir

Buradaki fikir, hasarlı dokulara PRP enjekte etmenin vücudunuzu yeni, sağlıklı hücreler üretmeye ve iyileşmeyi uyarmasına teşvik etmesidir. Enjeksiyon için hazırlanan konsantrelerde doku büyüme faktörleri daha yoğun olduğu için araştırmacılar vücudun dokularının daha hızlı iyileşebileceğini düşünüyor.

PRP tedavisi  ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından bir tedavi olarak onaylanmamıştır. Bununla birlikte, ünlü sporcuların bu enjeksiyonlardan yaralanmaları ve iyileşmelerine yardımcı olmak için doktorları tarafından geniş şekilde kullanıldığı bilinmektedir.

PRP tedavisi hangi durumlarda önerilir?

Aşağıda belirtilen durumlarda PRP tedavisi önerilebilir:

Saç kaybı

Doktorlar saç büyümesini teşvik etmek ve saç dökülmesini önlemek için kafa derisine PRP enjekte etmekteler. 2014’de yapılan bir  araştırmada, PRP enjeksiyonları, erkek tipi kellik olarak da bilinen androjenik alopesi tedavisinde etkili bulundu.

Tendon yaralanmaları

Tendonlar, kasları kemiğe bağlayan sert, kalın doku bantlarıdır. Genellikle yaralanmadan sonra iyileşmeleri yavaştır. Doktorlar, dizdeki tenisçi dirseği, ayak bileğinde aşil tendiniti ve patellar tendinit (jumper’s knee) gibi ağrıya neden olan kronik tendon problemlerini tedavi etmek için PRP enjeksiyonlarını kullanmışlar.

Akut yaralanmalar

Doktorlar, gerilmiş hamstring kasları veya diz burkulmaları gibi akut spor yaralanmalarını tedavi etmek için PRP enjeksiyonlarını kullanmaktalar.

Ameliyat sonrası onarım

Bazen, ameliyattan sonra yırtık bir tendonu (omuzdaki rotator manşet tendonu gibi) veya bağları (ön çapraz bağ gibi) onarmak için PRP enjeksiyonları kullanılır.

Kireçlenme

Dizdeki PRP enjeksiyonları osteoartritli kişilere yardımcı olabilir. 2015 yılında yapılan bir araştırma, osteoartrit tedavisinde PRP enjeksiyonlarının hyaluronik asit enjeksiyonlarından (geleneksel bir tedavi) daha etkili olduğunu buldu. Ancak, araştırma 160 kişilik küçük bir gruptu, bu nedenle bunun kesin olması için daha büyük araştırmalara ihtiyaç var.

Bu kullanımların hiçbirinin sonuç sağladığı kesin olarak kanıtlanmadığına dikkat etmek önemlidir.

PRP enjeksiyonlarına nasıl hazırlanırsınız?

PRP farklı şekillerde enjekte edilebilir. Örneğin, bazen enjeksiyondan önce kafa derinize topikal uyuşturan lidokain solüsyonu uygulanır. Diğer zamanlarda, herhangi bir rahatsızlığı azaltmak için PRP ile lokal anestezik karıştırılır. Bazen doktorunuz ameliyat sırasında PRP enjekte edecek veya uygulayacaktır. Bu durumda, PRP enjeksiyonlarına hazırlık için, ameliyattan önce doktorunuzun tavsiyelerine uymanız gerekecektir.

PRP enjeksiyon işlemi nasıl yapılır?

Bir sağlık uzmanı kanınızdan bir örnek alacaktır. Numunenin miktarı, PRP’nin nereye enjekte edileceğine bağlıdır. Örneğin, kafa derisine enjeksiyon için alınan kan miktarı 20 mililitre olabilir.

PRP tedavisi nasıl yapılır

Kan bir santrifüje yerleştirilir. Bu makine çok hızlı dönerek kan bileşenlerinin ayrılmasına neden olur. Ayırma işlemi yaklaşık 15 dakika sürer.

Bir teknisyen ayrılan plazmayı alır ve etkilenen bölgeye enjeksiyon için hazırlar.

Doktorlar, enjeksiyon için belirli alanları belirlemek için sıklıkla ultrason veya röntgen gibi görüntüleme yöntemleri kullanabilirler. Algoloji uzmanı daha sonra PRP’yi etkilenen bölgeye enjekte edecektir.

PRP’nin olası yan etkileri nelerdir?

PRP otologdur, yani doğrudan kendi vücudunuzdan alınan maddeleri içerir. Bu, kortizon veya hyaluronik asit gibi diğer ilaçların enjekte edilmesinden kaynaklanabilecek alerjik reaksiyon risklerini azaltır. Bununla birlikte, PRP enjeksiyonun kendisinden kaynaklanan aşağıdakiler de dahil olmak üzere bazı riskleri vardır:

  • enfeksiyon
  • sinir yaralanmaları
  • enjeksiyon yerinde ağrı
  • doku hasarı

Bu potansiyel riskleri ve bu riskleri en aza indirmek için atacakları adımları doktorunuz size anlatacak.

PRP enjeksiyonlarının iyileşme süresi nedir?

Bir yaralanma sonrası PRP enjekte edildiğinde, doktorunuz etkilenen bölgeyi dinlendirmenizi önerebilir. Ancak bu öneriler daha çok yaralanma ile ilgili olup, daha az PRP enjeksiyonları ile ilgilidir. Çoğu kişi PRP enjeksiyonlarını takiben günlük aktivitelerine devam edebilir.

PRP enjeksiyonları iyileşmeyi veya büyümeyi desteklemeyi amaçladığından, enjeksiyonları aldıktan sonra hemen bir fark görmeyebilirsiniz. Bununla birlikte, birkaç hafta veya ay içinde enjeksiyon bölgesinde, beklediğinizden daha hızlı iyileşmeye veya daha fazla saç çıkarmaya başlayabilir.

Kök Hücre Nedir? Tedavide Hangi Kök Hücreler Kullanılır?

Kök Hücre tedavisi

Kök Hücre  Nedir? Tedavi İçin Hangi Kök Hücreler Kullanılır?

Bilim insanları, aşağıda belirtilen iki fonksiyonu da yapabilen hücreleri ‘kök hücre’ olarak  tanımlıyor:

  1. Kendini yenileme

    Kök hücreler hem vücutta hem de laboratuvarda bölünebilir ve kendilerini çoğaltabilir. İnsan dokusundan az miktarda kök hücre toplanabilir ve daha sonra bir laboratuvarda çoğaltılabilir.

  2. Farklılaşma

    Kök hücreler farklı hücre tiplerine dönüşebilir. Örneğin, bir kök hücrenin bir kan hücresine, kemik hücresine veya kıkırdak hücresine dönüşmesi mümkündür.

Kök Hücre Nedir

Bebekler, embriyo hücresi adı verilen tek bir kök hücreden gelişir. Bilim insanları, kök hücrelerin vücudun bir yaralanma sonrası iyileşme gibi hasarlı hücreleri onarma yeteneği için gerekli olduğuna inanıyor.

Tedavide kullanılan en yaygın kök hücre tipi mezenkimal kök hücrelerdir. 

Mezenkimal Kök Hücreler

Bazen yetişkin kök hücreler olarak da adlandırılan mezenkimal kök hücreler, yağ, kemik veya kıkırdak hücreleri gibi kas-iskelet hücrelerine dönüşme potansiyeline sahiptirler. Birçok araştırmacı, mezenkimal kök hücrelerin, artrit nedeniyle hasar görmüş kıkırdağı ve diğer dokuları tamir etme ve yenileme potansiyeline sahip olduğuna inanmaktadır.

Mezenkimal kök hücreler genellikle hastanın yağ dokusundan, kanından veya kemik iliğinden toplanır.

Adipoz (yağ) kök hücreleri

Yağ dokusu kök hücreler içerir. Adipoz kök hücre kullanan algoloji uzmanları, hücreleri ameliyat veya liposuction kullanarak toplamaktadır. Bazı doktorlar infrapatellar yağ yastığı adı verilen dizin altındaki ve arkasındaki küçük yağ yastığından alınan kök hücreleri kullanmayı tercih ederler.

Kök Hücre

Periferik kan kök hücreleri

Kan dolaşımında bulunan bu kök hücreler normalde olgunlaşmamış kan hücreleri olarak kabul edilir, ancak kıkırdak hücreleri de dahil olmak üzere diğer hücre türlerine dönüşme potansiyeline sahiptirler.

Kemik iliği kök hücreleri

Kemik iliği kök hücreleri en çok araştırılmıştır ve kıkırdak hücrelerine dönüşmek için en iyi potansiyele sahip oldukları kabul edilmektedir. Bu hücreleri elde etmek için, doktor genellikle özel bir iğne ve şırınga kullanarak hastanın pelvik kemiğinden kemik iliği alır. Buna kemik iliği aspirasyonu denir.

Hasat edildikten sonra, bu hücreler:

  • Laboratuvarda kültürü alınır, veya
  • Konsantre bir çözelti halinde işlenir

Bir başka mezenkimal kök hücre türü de umblikal kord kök hücreleridir. Umblikal kök hücreleri, yenidoğanın göbek kordon kanından toplanabilir ve ihtiyaç duyulana kadar dondurulabilir. Ayrıca bazı kök hücre uzmanları, kas-iskelet sistemi yaralanmalarının kordon kök hücreleriyle tedavi edilmesinin etkili olduğunu düşünmekteler. Daha fazla araştırmaya ihtiyaç var.

Diğer Kök Hücre Türleri

Mezenkimal kök hücreler, tek kök hücre türü değildir. Ancak diğer kök hücre türleriyle karşılaştırıldığında en fazla vaat ve en az riske sahip görünüyorlar. Örneğin bazı uzmanlar, embriyonik kök hücrelerin ve indüklenmiş pluripotent kök hücreler olarak adlandırılan ve laboratuvarlarda geliştirilebilecek başka bir kök hücre türünün, iyi huylu tümörlere neden olma veya hastada istenmeyen bir bağışıklık tepkisini tetikleme potansiyeline sahip olabileceğini düşünmekteler.

PRP nədir ?

PRP nedir

PRP Nədir? PRP Müalicəsinə Göstərişlər Hansılardır?

PRP Nədir? 

PRP (Platelet Rich Plasma – Trombositlə zəngin plazma) inyeksiya zamanı toxumaların sağalmasını stimulyasiya etdiyi düşünülən bir maddədir.

Trombositlər qanınızın laxtalanmasına kömək edən xüsusi “amillər” və ya zülalları ehtiva edən bir komponentdir. Tərkibində hüceyrə böyüməsini təşviq edən zülallar da var. Tədqiqatçılar qandan trombositləri təcrid edib konsentrasiya edərək PRP istehsal etdilər.

PRP müalicəsi nədir

İdeya ondan ibarətdir ki, PRP-nin zədələnmiş toxumalara yeridilməsi bədəninizi yeni, sağlam hüceyrələr istehsal etməyə və sağalmanı stimullaşdırmağa təşviq edir. Toxumaların böyümə faktorları inyeksiya üçün konsentratlarda daha çox cəmləşdiyindən, tədqiqatçılar orqanizmin toxumalarının daha sürətli sağaldığını düşünürlər.

Müalicə qəti şəkildə sübut edilməmişdir. Həmçinin ABŞ Qida və Dərman İdarəsi (FDA) tərəfindən müalicə kimi təsdiqlənməyib. Bununla belə, məşhur idmançılar zədələrinin sağalmasına kömək etmək üçün PRP konsentratların inyeksiyalarını istifadə etdikləri məlumdur.

PRP inyeksiyasının məqsədləri nələrdir?

PRP inyeksiyalarının icra edilməsinin faydalı olduğu hallara örnək olaraq:

Saç tökülməsi. Həkimlər saçların böyüməsini stimullaşdırmaq və saç tökülməsinin qarşısını almaq üçün baş dərisinə PRP yeridir. 2014-cü ildə aparılan bir araşdırmada PRP inyeksiyalarının kişi tipi keçəlliyi kimi tanınan androgenik alopesiyanın müalicəsində təsirli olduğu aşkar edilmişdir.

Tendon (vətər) zədələnmələri. Tendonlar (vətərlər)  əzələləri sümüyə bağlayır, sərt, qalın toxumalarıdır. Onlar adətən zədədən sonra yavaş sağalırlar. Həkimlər tennis dirsəyi, ayaq biləyində Axilles tendoniti və dizdə patellar tendonit (jumper’s knee) kimi ağrıya səbəb olan xroniki vətər problemlərini müalicə etmək üçün PRP inyeksiyalarından istifadə edirlər.

Kəskin zədələnmələr. Həkimlər dartılmış və zədələnmiş hamstring əzələləri və ya diz burxulmaları kimi kəskin idman zədələrini müalicə etmək üçün PRP inyeksiyalarından istifadə edirlər.

Əməliyyatdan sonrakı reabilitasiya. Bəzən əməliyyatdan sonra yırtıq vətər (məsələn, çiyindəki rotator manjet vətəri) və ya bağları (məsələn, ön çarpaz bağ) təmir etmək üçün PRP inyeksiyaları istifadə oluna bilər.

Osteoartrit (oynaqlarda degenerasiya). Diz oynağındakı degenerasiya hallarında PRP inyekasiyakarı pasientlərə kömək edə bilər. 2015-ci ildə həyata keçirilən bir tədqiqatda, osteoartritin müalicəsində PRP inyeksiyalarının hialuron turşusu inyeksiyalarından (ənənəvi müalicə) daha təsirli olduğunu göstərdi. Bununla belə, tədqiqat 160 nəfərlik kiçik bir qrup idi, buna görə də bu nəticənin yekun olması üçün daha böyük tədqiqatlara ehtiyac var.

PRP inyeksiyasına necə hazırlaşırsınız?

PRP müxtəlif yollarla inyeksiya oluna bilər. Məsələn, inyeksiyadan əvvəl bəzən baş dərisinə lidokainin lokal keyləşdirici məhlulu tətbiq olunur. Digər hallarda hər hansı narahatlığı azaltmaq üçün PRP lokal keyləşdirici ilə qarışdırılır. Bəzən həkiminiz əməliyyat zamanı PRP inyeksiya edəcək və ya tətbiq edəcək. Bu vəziyyətdə, PRP inyeksiyalarına hazırlıq üçün əməliyyatdan əvvəl həkiminizin tövsiyələrinə əməl etməlisiniz.

PRP inyeksiyası necə edilir?

Bir tibb işçisi qanınızdan nümunə götürəcək. Nümunənin miqdarı PRP-nin yeridiləcəyi yerdən asılıdır. Məsələn, baş dərisinə inyeksiya üçün alınan qanın miqdarı 20 ml ola bilər.

Qan sentrifuqaya yerləşdirilir. Bu aparat çox sürətlə fırlanır və qan komponentlərinin ayrılmasına səbəb olur. Ayırma prosesi təxminən 15 dəqiqə çəkir.

Texnik ayrılmış plazmanı götürür və inyeksiya üçün hazırlayır.

Həkimlər inyeksiya üçün xüsusi sahələri müəyyən etmək üçün tez-tez ultrasəs və ya rentgenoskopiya kimi görüntüləmə üsullarından istifadə edə bilərlər. Daha sonra həkiminiz zədələnmiş sahəyə PRP yeridəcək.

PRP-nin mümkün yan təsirləri hansılardır?

PRP autoloqdur, yəni birbaşa öz bədəninizdən alınan maddələri ehtiva edir. Bu, kortizon və ya hialuron turşusu kimi digər dərmanların yeridilməsi nəticəsində yarana biləcək allergik reaksiyalar riskini azaldır. Bununla belə, PRP inyeksiyasının özünün bəzi risklər var:

  • infeksiya
  • sinir zədələri
  • inyeksiya yerində ağrı
  • toxuma zədələnməsi

Həkiminiz bu potensial riskləri və bu riskləri minimuma endirmək üçün atacağı addımları sizə izah edəcək.

PRP inyeksiyalarının bərpa müddəti nə qədərdir?

Bir zədədən sonra PRP inyeksiyası edildikdə, həkiminiz zədələnmiş bölgəyə istirahət etməyi tövsiyə edə bilər. Bununla belə, bu tövsiyələr daha çox yaralanmaya, daha az PRP inyeksiyalarına aiddir. Əksər insanlar PRP inyeksiyalarından sonra gündəlik fəaliyyətlərinə davam edə bilərlər.

PRP inyeksiyaları sağalma və ya böyüməni təşviq etmək üçün nəzərdə tutulduğundan, inyeksiyalar icra edildikdən sonra dərhal fərq görməyə bilərsiniz. Bununla belə, bir neçə həftə və ya ay ərzində inyeksiya yerində gözlədiyinizdən daha sürətli sağalmağa və ya daha çox müsbət dinamika müşahidə edə bilərsiniz.

Kök hüceyrə nədir?

Kök Hücre tedavisi

Kök Hüceyrə Nədir?

Tədqiqatçılar kök hüceyrələri aşağıdakı hər iki funksiyanı həyata keçirə bilən hüceyrələr olaraq təsvir edirlər:

  1. Özünü yeniləmək. Kök hüceyrələr həm bədəndə, həm də laboratoriyada bölünə və çoxala bilər. İnsan toxumasından az miqdarda kök hüceyrə toplana və sonra laboratoriyada yetişdirilə bilər.
  2. Differensasiya potensialı. Kök hüceyrələr müxtəlif hüceyrə növlərinə differensasiya ola bilərlər. Məsələn, bir kök hüceyrənin qan hüceyrəsinə, sümük hüceyrəsinə və ya qığırdaq hüceyrəsinə çevrilməsi mümkündür.

Kök hüceyrə nədir?

Körpələr embrion hüceyrəsi adlanan tək bir kök hüceyrədən inkişaf edir. Alimlər hesab edirlər ki, kök hüceyrələri bədənin zədələnmiş hüceyrələrini bərpa etmək, məsələn, zədədən sonra sağalmaq qabiliyyəti üçün vacibdir.

Müalicədə ən çox istifadə edilən kök hüceyrə növü mezenximal kök hüceyrələrdir. 

Mezenximal kök hüceyrələr

Bəzən yetkin kök hüceyrələr olaraq da adlandırılan mezenximal kök hüceyrələr, yağ, sümük və ya qığırdaq hüceyrələri kimi dayaq-hərəkət sistemi hüceyrələrinə çevrilmə potensialına malikdir. Bir çox tədqiqatçı mezenximal kök hüceyrələrin artrit nəticəsində zədələnmiş qığırdaq və digər toxumaları bərpa etmək və yeniləmək potensialına malik olduğuna inanır.

Mezenximal kök hüceyrələr adətən xəstənin yağ toxumasından, qanından və ya sümük iliyindən toplanır.

Piy (yağ) kök hüceyrələri

Piy toxumasında kök hüceyrələri mövcuddur. Piy (adipoz) kök hüceyrələrindən istifadə edən həkimlər cərrahiyyə və ya liposaksiya ilə hüceyrələri toplayır. Bəzi həkimlər, infrapatellar piy yastığı adlanan dizin qapağının altında və arxasında kiçik bir yağ yastığının kök hüceyrələrindən istifadə etməyi üstün tuturlar.

Periferik qan kök hüceyrələri

Qan dövranında mövcud olan bu kök hüceyrələr normal olaraq yetişkinləşməmiş qan hüceyrələri hesab olunur, lakin onların qığırdaq hüceyrələri də daxil olmaqla digər hüceyrə növlərinə çevrilmə potensialı var.

Sümük iliyinin kök hüceyrələri

Sümük iliyinin kök hüceyrələri ən çox tədqiq edilmiş və qığırdaq hüceyrələrinə çevrilmək üçün ən yaxşı potensiala sahib hesab edilməkdədir. Bu hüceyrələri əldə etmək üçün həkim adətən xüsusi iynə və şprisdən istifadə edərək xəstənin çanaq sümüyündən sümük iliyi götürür. Buna sümük iliyinin aspirasiyası deyilir.

Aspirat yığıldıqdan sonra bu hüceyrələr:

  • Laboratoriyada kultivasiya edilir, və ya
  • Konsentratlı məhlul şəklində emal edilir

Mezenximal kök hüceyrənin başqa bir növü göbək bağından alınan kök hüceyrələridir. Göbək bağı (umblikal) kök hüceyrələri yeni doğulmuş körpənin göbək bağı qanından toplana və lazım olana qədər dondurula bilər. Bundan əlavə, bəzi kök hüceyrə mütəxəssisləri əzələ-skelet sistemi zədələrinin umblikal kök hüceyrələri ilə müalicəsinin daha təsirli olduğunu düşünürlər. Daha çox tədqiqata ehtiyac var.

Digər Kök Hüceyrə Növləri

Mezenximal kök hüceyrələr kök hüceyrənin yeganə növü deyil. Ancaq digər kök hüceyrə növləri ilə müqayisədə onlar ən çox vəd və ən az riskə malikdirlər. Məsələn, bəzi ekspertlər güman edirlər ki, embrion kök hüceyrələri və laboratoriyalarda inkişaf etdirilə bilən induksiya edilmiş pluripotent kök hüceyrələr adlanan başqa bir növ kök hüceyrələr xoşxassəli şişlərə səbəb ola bilər və ya xəstədə arzuolunmaz immun reaksiyasına səbəb ola bilər. Bu sahədə daha çox tədqiqatların həyata keçirilməsi ilə daha dolğun məlumatlar əldə ediləcəkdir.

Azərbaycanda İlk Uzman Alqoloq

Algoloji uzmanı - Alqoloq

Uzman Alqoloq tərəfindən xronik ağrıların və inadkar kəskin ağrıların diaqnostikası və müalicəsi

Uzman Alqoloq Dr. Tural BayramovAzərbaycanın ilk uzman alqoloqu (ağrı mütəxəssisi) Dr. Tural Bayramov tərəfindən türk və ingilis dillərində təsis edilən bu veb saytda alqologiya ilə əlaqəli mövzular haqqında geniş məlumat almaq mümkündür.

Uzm. Dr. Tural Bayramov hazırda Türkiyənin İzmir şəhərində Acıbadem Kent xəstəxanasında fəaliyyətini davam etdirir.

Dr. Tural Bayramovun diaqnostika və müalicəsini həyata keçirdiyi xəstəliklər :

  • Baş ağrıları
  • Bel və boyun ağrıları
  • Üz və çənə ağrıları
  • Xronik qarın ağrıları
  • Xronik pelvik (çanaq) ağrıları
  • Xronik döş qəfəsi ağrıları
  • Nevralgiyalar (trigeminal, qlossofaringeal və d.)
  • Oynaq və əzələ ağrıları
  • PRP və Kök hüceyrə müalicəsi
  • Üst və alt ətraflarda olan ağrılar
  • Damarların spazmına ve tıxanmasına bağlı olan ağrılar
  • İnadkar kəskin ağrılar
  • Xərçəng xəstəliyinə bağlı ağrılar
  • Hıçqırıq, əllərdə və ayaqlarda həddindən artıq tərləmə ( hiperhidroz), dərman müalicəsinin fayda etmədiyi nəcis və sidik inkontinansı (qaçırma)

 

Ağrı Pili veya Spinal Kord Stimülatörü (SCS) Nedir?

Ağrı pili veya spinal kord stimülatörü

Spinal Kord Stimülatörü veya Ağrı Pili Nedir? Hangi Hastalara ve Nasıl Uygulanır?

Spinal Kord Stimülatörü – Ağrı Pili nedir?

Spinal Kord Stimülatörü (ağrı pili), ağrıyı gidermek için doğrudan omuriliğe düşük volatajda elektrik akımı gönderen implante edilmiş bir cihazdır. Spinal kord stimülatörü, ince tellerden (elektrotlar) ve küçük, kalp pili benzeri bir pil takımından (jeneratör) oluşur. Elektrotlar, omurilik ve omur arasına (epidural boşluk)  yerleştirilir ve jeneratör, genellikle kalça veya karın yakınına, derinin altına yerleştirilir. Ağrı pili, hastaların ağrı hissettiklerinde uzaktan kumanda kullanarak elektriksel uyarıları göndermelerini sağlar.

Spinal kord stimülasyonu, çoğunlukla konservatif ağrı tedavisi seçenekleri yeterli rahatlama sağlayamadığında kullanılır. Stimülasyon ağrının kaynağını ortadan kaldırmaz. Sadece beynin algılama şeklini değiştirir. Sonuç olarak, analjezik etkisi her kişi için farklı olabilir. Ağrı pilinin hedefi ağrıda %50 ila %70’lik bir azalmadır. Bununla birlikte, hastanın günlük aktivitelerini gerçekleştirmesine yardımcı oluyorsa ve aldığı ağrı kesici ilaç miktarını azaltıyorsa, ağrıda küçük bir azalması bile önemli olabilir. Spinal kord stimülasyonu kas gücünü artırmaz.

Ağrı Pili veya Spinal Kord Stimülatörü

Spinal kord stimülasyonu, aşağıdakiler de dahil olmak üzere farklı türdeki kronik ağrıları tedavi etmek veya yönetmek için kullanılabilir:

  • Ameliyattan sonra bile devam eden bel ağrısı (başarısız bel ameliyatı sendromu)
  • Araknoidit (beyni ve omuriliği kaplayan ince bir zar olan araknoidin ağrılı iltihabı)
  • Başka yollarla tedavi edilemeyen göğüs (kalp) ağrısı (anjina)
  • Omurilik yaralanmaları
  • Nöropatik (sinirle ilgili) ağrılar (radyasyon, cerrahi veya kemoterapiden kaynaklanan şiddetli diyabetik nöropati ve kansere bağlı nöropati gibi)
  • Periferik damar hastalıkları
  • Kompleks bölgesel ağrı sendromu
  • Amputasyon sonrası ağrı
  • Viseral karın ağrısı ve perine ağrısı

Doktor ağrı pilinin hasta için doğru bir tercih olduğundan ve muhtemelen kronik ağrıda önemli bir rahatlama sağlayacağından emin olmak isteyecektir. Bu öneriyi yapmak için algoloji (ağrı) uzmanı kan tahlilleri, görüntüleme testleri ve psikolojik tarama isteyecektir.

Her hasta farklıdır, ancak genel olarak ağrı pilinden en çok fayda gören kişiler:

  • İlaç tedavisi, minimal invazif tedaviler veya önceki ameliyatlarla yeterli düzeyde ağrısı azalmamış hastalar
  • İşlemin etkinliğini azaltacak psikiyatrik rahatsızlığı olmayan hastalar

Spinal Kord Stimülasyonu nasıl uygulanır?

  • Girişim gününde başlayan veya daha öncesinden başlamış olan grip, sinüzit veya benzeri bir enfeksiyon varsa yahut sebebi saptanmamış da olsa yüksek ateş varsa girişimden önce mutlaka doktora bildirilmelidir.
  • Kan sulandırıcı ilaçlar önceden kesilmeli. Özel durumlarda hasta kullanılan pıhtılaşma önleyici ilaçları kullanmasını öneren hekimle görüşüp hekim onayını alması ve ardından en az 1 hafta önceden kesilmeli.
  • Girişimin 6-8 saat öncesinden itibaren tamamen aç ve susuz kalınmalı; herhangi bir katı-sıvı gıda, su ve çay almamış olmanız gerekmektedir. Eğer devamlı olarak kullanılması gereken kalp, şeker veya tansiyon ilacı varsa doktora görüşerek ilaçları nasıl alınması gerektiğini soruulmalı.
  • Girişim günü mevcut en son tarihli görüntüleme yöntemi ve filmleri ( MR-EMG-Tomografi) hasta beraberinde getirmeli.
  • Müdahalenin yapılacağı bölgede açık yara veya enfeksiyon düşündürecek cilt defektlerinin varlığında doktora bilgi verilmeli.
  • Mutlaka hastaya eşlik edebilecek bir refakatçi ile gelinmeli.

Başarılı Spinal Kord Stimülasyonu uygulaması için iki aşama gerektirir: birinci aşama uygulamanın etkinliğini test etmek – deneme aşaması ve ikinci kalıcı implantasyon aşaması.

Deneme aşamasında floroskopi ile görüntüleme eşliğinde algoloji uzmanı tarafından yönlendirilen elektrotlar omurganın epidural boşluğuna dikkatlice yerleştirilir. Ağrının yeri, bu elektrotların omurga boyunca hangi seviyeye yerleştirileceğini etkiler. Jeneratör/pil vücudun dışında tutulur ve bir kemer üzerinde hastanın belinizin etrafına takılır.

Yaklaşık 1-3 hafta boyunca cihazın ağrıyı ne kadar azalttığı değerlendirilir. Ağrı düzeyinde %50 veya daha fazla azalma olursa, deneme başarılı olarak kabul edilir. Başarılı olursa, cihazı kalıcı olarak implante etmek için ameliyat planlanır. Başarısız olursa, teller klinikte omuriliğe veya sinirlere zarar vermeden kolayca çıkarılabilir.

İkinci aşamada kalıcı implantasyon prosedürü sırasında jeneratör(pil) derinin altına yerleştirilir ve deneme elektrotları steril elektrotlarla değiştirilir. Deneme elektrotlarının aksine, bunlar hareketi en aza indirmek için dikişlerle sabitlenecektir. İmplantasyon işlemi  yaklaşık 1-2 saat sürebilir.

Ameliyat sonrası ne olur?

Çoğu hasta aynı gün veya ertesi sabah eve taburcu edilir. Jeneratör (Pil), hastaneden ayrılmadan önce programlanacaktır. Evde hastanın izlemesi için algoloji uzmanı yazılı talimatlar verecektir.

Ameliyat sonrası 6 hafta boyunca hasta eğilmemeli, ağır bir eşya kaldırmamalı, belini ve sırtını bükmemeli veya başının üzerinde olan eşyalara uzanmamalı. Bu, iyileşene kadar elektrotlarınların yerinden oynamasını önlemek içindir.

  • 2 kilodan daha ağır bir şey kaldırmamalı
  • Bahçe işi, ev işi ve seks dahil yorucu aktivite yapılmamalı
  • Takip randevusuna kadar araba kullanmamalı
  • Alkol içmemeli, kanama riskini artırır. Ayrıca, alkol ağrı kesici ilaçlarla karıştırmamalıdır.
  • Ağrı ve şişliği azaltmak için insizyon etrafına günde 3-4 kez 15-20 dakika boyunca soğuk uygulaması (buz) yapılmalı.
  • Hasta uyumadığı sürece bir saatten fazla oturmamalı veya bir pozisyonda yatmamalıdır.
  • Baş ağrıları, elektrot bölgesi çevresinde beyin omurilik sıvısının sızmasından kaynaklanabilir. Sızıntı genellikle kendi kendine iyileşir. Hasta düz bir şekilde uzanmalı ve bol miktarda kafeinli karbonatsız sıvı (çay, kahve) içmelidir.
  • Her 3-4 saatte bir 5-10 dakika ayağa kalkmalı ve yürümelidir. Hasta yapabildiği kadar yavaş yavaş yürümeyi artırmalıdır.

Spinal Kord Stimülatör cerrahisinin komplikasyonları nadirdir, ancak hiçbir işlem risksiz değildir. Hastaların küçük bir yüzdesi şunları yaşayabilir:

  • İlk 2-8 haftada ortaya çıkabilen enfeksiyon.
  •  
  • Elektrot migrasyonu (yani elektrotlar orijinal konumlarından hareket eder ve stimülatör ağrıyı etkili bir şekilde engellemez). Bu genellikle elektrotları uygun noktaya geri koymak için bir takip ameliyatı gerektirir.
  • Cihaz hasarı (ör. düşme veya yoğun fiziksel aktivite stimülatörü bozar).
  • Dural ponksiyon – Dura mater omuriliği çevreler. Elektrotlar, dura mater’nin hemen dışındaki epidural boşluğa yerleştirilir. Bir iğne veya elektrot çok derine iner ve onu delerse beyin omurilik sıvısı dışarı sızabilir. Bu delikler şiddetli baş ağrılarına neden olabilir.
  • Omurilik travması – Son derece nadir olmasına rağmen, omurilik stimülatörünün yerleştirilmesi sinir hasarına ve felce neden olabilir.

Spinal Kord Stimülasynunun sonuçları dikkatli hasta seçimine, başarılı deneme stimülasyonuna, uygun cerrahi tekniğe ve hasta eğitimine bağlıdır. Stimülasyon, ağrıya neden olan durumu iyileştirmez. Ama, hastaların ağrıyı yönetmesine yardımcı olur. Ağrı en az yarı yarıya azalırsa uygulama başarılı kabul edilir.

Ağrı pili ile ilgili yayınlanmış çalışmalar, kronik ağrıdan mustarip hastaların %50 ila %80’inde iyi ila mükemmel uzun süreli rahatlama olduğunu göstermektedir.

Spinal Kord Stimülatörüyle yaşamak

Genel olarak, ağrı pili tarafından sağlanan ağrı azalması, hastaların ameliyattan önce yapabileceklerinden çok daha fazlasını yapmalarını sağlar, ancak dikkat edilmesi gereken bazı kısıtlamalar vardır.

Ağrı pili kapalı olduğu sürece, röntgen ve BT taramaları genellikle güvenlidir. Herhangi bir taramaya başlamadan önce daima doktorunuza, hemşirenize veya teknisyeninize ağrı pilinizin olduğunu bildirin.

Hayır, ağrı pili olanlar için MR her zaman güvenli değildir. Bazı yeni cihazlar belirli MR makinesi modelleri uyumludur, ancak doktorunuzun önce stimülatorunuzun özelliklerini değerlendirmesi gerekecektir. Cihazınız MR uyumlu değilse, MRG ciddi yaralanmalara neden olabilir.

Evet, havaalanı güvenlik kapıları stimülatorunuzu algılayacaktır, ancak doktorunuz size makineyi atlamanıza izin verebilecek bir belge verecektir.

Hayır, stimülasyon seviyelerindeki ani değişiklikler dikkatinizin dağılmasına neden olabileceğinden, araç veya ağır makine kullanırken ağrı pilinizi kapatmalısınız.

Kalıcı, implante edilmiş bir jeneratörle yüzmek iyidir, ancak geçici stimülatörünüzü ıslatamazsınız. Deneme süresi boyunca banyo ve duşlardan kaçınmanız gerekecektir.

Evet, sağladığı ağrı kesici düzeyinden memnun değilseniz veya sisteminizde bir enfeksiyon veya mekanik sorun varsa ağrı pili güvenle çıkarılabilir.

Kadınlarda Osteoartrit Nedenleri

Osteoartrit - Diz kireçlenmesi ve diz ağrısı

Kadınlarda osteoartrit neden daha sık rastlanmaktadır?

Yapılan araştırmalar, kadınların osteoartritin (eklem kireçlenmesi) neden olduğu eklem ağrısı, acı ve sertlik gibi şikayetleri yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Örneğin, kanıtlar şunları göstermektedir:

  • 50 ila 60 yaşları arasındaki kadınlarda, aynı yaş grubundaki erkeklere göre el osteoartriti gelişme olasılığı 3,5 kat daha fazladır.
  • Kadınlarda diz osteoartriti gelişme olasılığı erkeklerden % 40 daha fazladır.
  • Kadınlarda kalça osteoartriti gelişme olasılığı erkeklerden % 10 daha fazladır.
  • Bazı araştırmalar, kadınların erkeklerden daha şiddetli osteoartrit ağrısı bildirme eğiliminde olduğunu göstermektedir.

Diz osteoartriti

Peki, neden kadınların erkeklerle kıyaslandığında osteoartrit olma ihtimali daha fazla? Bunun nedenlerini irdelemeğe çalışacağız.

1. Hormon seviyelerindeki değişiklikler

Araştırmalar, kadınların osteoartrite duyarlı olmasının hormon seviyeleriyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Hormon seviyeleri, menstruasyon (adet) döngüleri ile dalgalanır ve menopoz sırasında değişir.

Menstruasyon (adet) ve eklem gevşekliği

Adet döngüsünün belirli aşamalarında artan hormon seviyeleri, eklem gevşekliğine neden olur ve bu eklemlerde instabiliteye ve yaralanma riskinin artmasına neden olur. Hem eklem instabilitesi hem de yaralanma, osteoartrit gelişimine katkıda bulunabilir.

Adet döngüsünde, eklem gevşekliği ve osteoartrit arasındaki ilişki belki de en çok diz osteoartriti durumunda açıkça rastlanmaktadır. Birçok araştırmacı, eklem gevşekliğindeki dalgalanmaların, kadın sporcuların dizdeki ön çapraz bağı (ACL) yırtma olasılığının erkeklerden 2 ila 8 kat daha fazla olduğunu açıklamaya yardımcı olduğuna inanıyor. Geçmişte  ACL hasarı olan kişilerin, etkilenen dizde diz osteoartriti gelişme olasılığı 4 ila 6 kat daha fazladır.

Menopoz

Kadınlarda osteoartrit gelişme riski, menopozdan sonra önemli ölçüde artar ve kadınlar bu süre içinde eklem ağrısının ortaya çıktığını veya kötüleştiğini fark edebilir. Menopoz sırasında östrojen seviyeleri düşer. Bu düşüş, vücutta osteoartrit sürecini hızlandıran değişikliklere katkıda bulunur.

2. Kas-iskelet sistemi ve biyomekanikteki farklılıklar

Kadınların vücutları erkeklerinkiyle aynı eklemlere sahipken, bazı kas-iskelet sistemi farklılıkları mevcuttur. Bu farklılıklar, kadınların ayakta durma, yürüme ve koşma eğilimini ve eklem yüzeylerinin birbirlerine göre nasıl hareket ettiğini (artikülasyonu) değiştirir.

Yapılan bilimsel çalışmalar, gösteriyor ki anatomik farklılıklar nedeniyle kadınların dizleri daha fazla yıpranıyor. Bir çalışma, erkek dizleri ile karşılaştırıldığında, kadınların diz eklemlerinin kemikli yüzeylerinin birbirine uymadığını veya birbirleriyle hareket uyumlu etmediğini buldu. Ayrıca kadın dizleri, kemik boyutu ve vücut kütlesi hesaba katıldığında erkek dizlerinden daha az kıkırdak içerir.

Zamanla, bu anatomik farklılıklar ve ilişkili eklem yükü, osteoartrit gelişimine katkıda bulunabilir.

3. Fazla kilo taşıma eğilimi

ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri’ne (NIH) göre, ABD’li kadınların obez veya aşırı derecede obez olma olasılığı erkeklerden daha fazladır.

Obezite, osteoartrit riskini artırır çünkü:

  • Ekstra ağırlık, kalçalar, dizler ve ayak bilekleri gibi yük taşıyan eklemlere daha fazla baskı uygular. Bu stres, eklem kemikleri arasında sürtünmeyi artırır ve eklem yüzeylerine zarar verebilir. Bunun yanında, obezite, düşük dereceli, sistemik iltihaplanma ile de ilişkili bulunmuştur. Bu iltihap, ellerdeki ağırlık taşımayan eklemler de dahil olmak üzere herhangi bir eklemde osteoartrit gelişimine katkıda bulunabilir.

Obezite

Uzmanlar, kadınların neden osteoartrite yakalanma olasılığının daha yüksek olduğunu hala araştırıyorlar. Bu arada, kadınların ve tüm yetişkinlerin, kendilerini daha sağlıklı hissetmek ve eklem ağrılarını azaltmak için bir dizi adımlar atabilirler. Yürüme, fizik tedavi ve düşük yoğunluklu egzersizler genellikle güvenli kabul edilir. Çünkü minimum eklem yükü ile kasın korunmasına ve güçlendirilmesine yardımcı olurlar.

Bursit Tedavisi Nasıl Yapılır? Bursit Nasıl Önlenir?

Bursit tedavisi Subakromiyel bursit

Bursit Tedavisi Nasıl Yapılır? Bursit Oluşmasını Önlemek İçin Ne Yapılmalı?

Bursit tedavisi doğru bir şekilde yapılmazsa, kronikleşebilir, ve birkaç hafta, ay veya daha uzun süre devam eder. Bursit tedavisi, bursadaki iltihabın azaltmasını ve ağrı yönetimini içerir.

Bursit tedavisi

Bursit tedavisi hafif vakalarda evde yapılabilir. Ancak evde yapılan tedavilerden bir veya iki hafta sonra şişlik ve ağrı azalmazsa tıbbi tedaviler gerekli olabilir. Nadiren ameliyata ihtiyaç duyulur.

Septik (enfeksiyona bağlı) bursitten şüphelenildiğinde mutlaka tıbbi tedavi gereklidir, çünkü enfeksiyon kan dolaşımı dahil olmak üzere vücudun diğer noktalarına yayılabilir ve bu durum yaşamı tehdit eder.

Bursit oluştuğunda, tekrarlama riski vardır. Bu nedenle bursitin tekrar etmesini önlemek için önlemler alınması gerkmektedir.

Bursit için evde uygulanabilinen tedaviler

Evde birkaç basit yöntemle, septik olmayan bursit etkili bir şekilde tedavi edebilir. Bu yöntemler şunları içerir:

  • Bursa’yı tahriş edebilecek aktivitelerden kaçınarak eklemi dinlendirmek, iltihalanmanın azalmasına izin vermek
  • Bursit ağırlık taşıyan bir eklemi etkiliyorsa rahat, destekleyici, düşük topuklu ayakkabılar giymek
  • İbuprofen gibi steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçların alınması
  • İltihabı hafifletebilecek soğuk kompres uygulamak
  • Soğuk kompres günde 2 ila 3 defa 10 ila 20 dakika uygulanabilir. Buz kullanıyorsanız, cildinize zarar vermemek için bir havluya sarmanız gerek.

Bursit için tıbbi tedaviler

Evde uygulanan tedaviler semptomları hafifletmediğinde, semptomlar şiddetliyse veya septik bursit şüphesi varsa, tıbbi tedavi önerilir. Koşullara bağlı olarak, doktorunuz evde tedaviye devam edilmesini ve ayrıca şunları önerebilir:

  • Etkilenen bursa çevresindeki dokuları güçlendirmek ve esnetmek için fizik tedavi
  • Vücut mekaniğini iyileştirmek ve bursa’nın stresini atmak için ortez
  • Bursa’dan fazla sıvıyı çıkarmak için aspirasyon
  • Enflamasyonu hızla azaltmak için bir kortizon enjeksiyonu (tipik olarak bir aspirasyonla birlikte yapılır)
  • Septik bursit vakaları için antibiyotikler

Bursit tedavisi ultrason eşliğinde enjeksiyon

Yukarıdaki tedavilerin tümü tüm bursit türleri için uygun değildir. Örneğin, iltihaplı bursa sıkı bir tendon veya kas altındaysa fizik tedavi uygun olabilir, ancak bursa derinin hemen altına yerleştirilmişse yardımcı olmayabilir.

Bursit Cerrahisi: Bursektomi

Bursit kronikse ve tedavisi zorsa, doktor bursektomi adı verilen bir ameliyat önerebilir. Bu ameliyat sırasında iltihaplı bursa çıkarılır.

Diğer cerrahi prosedürlerle birlikte bir bursektomi yapılabilir. Örneğin, bir cerrah, topuğun arkasındaki iltihaplı bursayı ve bursa’nın tahrişine katkıda bulunan kemik çıkıntılarını çıkarabilir.

Ameliyattan sonra da bursitin tekrarlama olasılığı vardır.

Skleroterapi

İltihaplanmış bursayı ortadan kaldırmak için yeni bir yöntem olan ve daha az kanıtların olduğu bir yaklaşım skleroterapidir. Bu tedavi, bursal dokuyu küçültmeyi ve yok etmeyi içerir. Bu prosedür iltihaplı bursaya kimyasal bir tahriş edici madde enjekte edilerek yapılır.

Skleroterapi tedavisi bursektomi ile kıyaslanırsa, çok daha az yaygındır.

Tüm tıbbi tedavilerin potansiyel yan etkileri vardır. İlişkili riskler hakkında bilgi almak için doktorunuzla konuşun.

Bursit oluşmasını önlemek için ne yapılmalıdır?

Bursit öyküsü olan kişiler, nüks riskini azaltmak için önlemler alması gerektir. Aşağıdaki önleme stratejilerinden biri veya daha fazlası doktorunuz tarafından önerilebilir:

  • Bursayı tahriş edebilecek tekrarlayan hareketlere düzenli molalar verin
  • Diz çökme veya dirseklere yaslanma gibi etkilenen bursayı tahriş eden belirli pozisyonlardan kaçının
  • Diz çökme veya dirseklere yaslanma kaçınılmaz olduğunda bursayı korumaya yardımcı olmak için yastıklı diz veya dirsek pedleri kullanın
  • Rahat, destekleyici, düşük topuklu ayakkabılar ve / veya dizlik gibi ortez giyerek iyi vücut mekaniğini destekleyin
  • Etkilenen eklem çevresindeki dokuları güçlendirmek ve esnetmek için egzersiz yapın
  • Bursit ile ilişkili olabilecek romatoid artrit gibi altta yatan tıbbi durumları tedavi edin

Hangi yöntemlerin bursiti etkili bir şekilde önleyebileceği birçok faktöre, özellikle de hangi bursa’nın etkilendiğine bağlıdır. Örneğin diz çökmekten kaçınmak veya dizlik takmak, dizkapağı ile cilt arasında yer alan prepatellar bursada bursiti tetikleme riskini azaltabilir. Bununla birlikte, bu yöntemler, tibia kemiği ile hamstring kas tendonları arasında yer alan dizdeki pes anserin bursadaki oluşabilecek iltihabı (bursiti) önlemek için işe yaramayacaktır.

Bursit nedir? Hangi Bursit Türleri Yaygın Rastlanır?

Bursit - olekranon bursa

Bursit Nedir? Hangi Bursit Türleri Sık Rastlanır?

Bursit Nedir?

Bursit teşhisini hastalar ilk duyduklarında ne anlama geldiğini bilmemeleri doğal. Çünki birçok durumlarda bu sağlık sorunu gözden kaçar, bazen de yanlış tanı konur. Bu yazımızda bursit ve türleri ile ilgili kısa bilgilendirme yapılmaktadır. Çok geniş bir konu olduğu için makalemizi birkaç bölüme ayırdık ve yazımızın alt kısmında uygun bağlantılara tıklayarak ilgilendiğiniz bursit türleri ile ilgili bilgi alabilirsiniz.

Bursa, tendon gibi eklem dokuları için yastık işlevi gören ve sürtünmeyi azaltan küçük, kaygan sıvı keseleridir. Vücutta yaklaşık 140 bursa bulunur ve iltihaplandığında buna bursit denir. Birkaç bursa, bursite özellikle eğilimlidir ve eklemde şişlik, ağrı ve sertliğe neden olabilirler.

Herhangi bir bursit, tedavi edilmezse kronik hale gelebilir. Bu nedenle hastanın doktora  muayene olunması ve zamanında tedavi edilmesi önerilmektedir.

Bursit nedir?