Epidural Port ve Morfin Pompası İmplantasyonu

Epidural port

Epidural Port ve Morfin Pompası İmplantasyonu

Bazı durumlarında geleneksel tedavilere dirençli olduğu görülen kronik ağrılarla mücadele eden bireyler için epidural port ve morfin pompası implantasyonu seçeneği, ağrı hastalarının yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilecek yenilikçi bir çözüm sunmaktadır.

Epidural port implantasyonu nedir?

Epidural port implantasyonu, ilaçları doğrudan omuriliği çevreleyen epidural boşluğa iletmek için tasarlanmış özel bir işlemdir. Bu hedefe yönelik ağrı tedavisi için epidural alana ince bir kateter yerleştirilir ve deneme süreci başlar. Deneme sürecinde ağrı başarılı bir şekilde kontrol altına alınırsa, kalıcı işlem için tekrar steril ortamda epidural kateter takılır ve cilt altından geçirilerek küçük porta konnekte edilir. Port cilt altına yerletirilir ve yara yeri dikişle kapatılır. Daha sonra ağrı kesici ilaçların sürekli olarak uygulanmasına olanak tanıyarak özellikle kanser ağrısı gibi durumlar için uzun süreli rahatlama sağlar.

Epidural port

İntratekal morfin pompası implantasyonu

İntratekal morfin pompası implantasyonu, titizlikle kontrol edilen miktarda morfini doğrudan omuriliği çevreleyen intratekal boşluğa ileten küçük bir pompanın karın bölgesine yerleştirilmesini içerir. Bu yöntem özellikle diğer tedavilere yanıt vermeyen şiddetli, kronik ağrıların yönetiminde etkilidir.

Daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın:

Epidural ve İntratekal Enjeksiyonlar ve Kateter Takılması

bel, sırt ve boyun ağrılarının girişimsel tedavisi

Epidural ve İntratekal Enjeksiyonlar ve Kateter Takılması

Ağrı (Algoloji) kliniklerinde sunulan inovatif yöntemler arasında epidural ve intratekal enjeksiyonlar ile kateter yerleştirme yer almaktadır; bu yaklaşım ilaçları omurga bölgesine ileterek ağrıyı kaynağında gidermekte ve yaşam kalitesini artırmaktadır.

bel, sırt ve boyun ağrılarının girişimsel tedavisi

Epidural ve intratekal enjeksiyonlar nedir?

Epidural ve intratekal enjeksiyonlar, ilaçların doğrudan omuriliği çevreleyen epidural veya intratekal boşluğa (beyin omuriliği sıvısına) uygulanmasını içerir. Bu yöntemlerle etkili bir ağrı yönetimi sağlanırken vücuttaki yan etkiler de en aza indirilir. Bu işlemler özellikle omur kanalı darlığı, bel fıtığı veya geleneksel tedavilere yanıt vermeyen diğer kronik ağrı durumları olan hastalar için uygun olabilir.

Bel fıtığı tedavisinde uygulanan epidural enjeksiyon hakkında kapsamlı bilgi almak için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklşayın:

Epidural ve intratekal kateter takılması

Epidural ve intratekal enjeksiyonlarla birlikte kateter yerleştirilmesi, kesintisiz ağrı rahatlaması sağlamada önemli bir rol oynar. Kateter, epidural veya intratekal boşluğa dikkatlice yerleştirildikten sonra, ilacın uzun bir süre boyunca sürekli olarak verilmesine olanak tanıyarak kronik ağrıyı yönetmek için daha uzun süreli ve istikrarlı bir çözüm sunar. Ağrı uzmanları tarafından çoğunlukla epidural kateter takılması önerilir. İntratekal kateterler çok nadir ve özellikli vakalarda düşünülmektedir.

Epidural ve intratekal enjeksiyonların ve kateterlerin avantajları

Hedefe yönelik tedavi: İlaçlar doğrudan spinal bölgeye verilerek belirgin bir rahatlama sağlanır.

Düşük sistemik yan etkiler: Bu işlemler, alınan ilaçlarla ilişkili görülen sistemik yan etki riskini en aza indirir.

Kesintisiz rahatlama: Kateter yerleştirilmesi, sürekli ve kontrollü bir ilaç enjeksiyonu yapılmasına izin vererek kesintisiz ağrı yönetimi sağlamaktadır.

 

Sinir, Sempatik Ganglion ve Sinir Pleksus Blokları

Karın ağrısı tedavisi

Sinir, Sempatik Ganglion ve Sinir Pleksus Blokları

Ağrı uyaranlarının beyne iletilmesinde sinirler, sempatik gangliyonlar veya sinir pleksusları önemli rol üstlenirler. Sinir blokları, sempatik ganglion blokları ve sinir pleksus blokları, rahatlama sağlamak ve hastanın yaşam kalitesini geri kazanmak için kullanılan güçlü tedavi yöntemleridir.

Karın ağrısı ve çölyak pleksus bloğu - sempatik ganglion bloğu

Sinir bloğu nedir?

Sinir blokları, ağrı sinyallerinin iletilmesinden sorumlu belirli sinirlerin yakınına anestezik veya anti-enflamatuar ilaçların hassas bir şekilde enjekte edilmesini içerir. Sinir blokları bu sinyalleri kesintiye uğratarak geçici rahatlama sağlar ve hem teşhis hem de tedavi edici olabilir.

Sempatik ganglion bloğu nedir?

Sempatik sinir sistemi, ağrı algısı da dahil olmak üzere çeşitli vücut fonksiyonlarının düzenlenmesinde önemli bir rol oynar. Sempatik ganglion blokları, kompleks bölgesel ağrı sendromu (CRPS), sempatik kaynaklı ağrı veya vasküler yetmezlik gibi durumlarla ilişkili ağrıyı hafifletmek için sinir kümelerinin veya ganglionların yakınına ilaç enjekte edilmesini içerir.

Sinir pleksus (ağı) bloğu nedir?

Sinir pleksus blokları vücudun belirli bölgelerini kontrol eden sinir ağlarını (pleksuslar) hedef alır. Yaygın örnekler arasında kanser hastalarında karın ağrısı için çölyak pleksus bloğu, veya bel ve bacak ağrısı için lomber pleksus bloğu yer alır. Bu müdahaleler, sinir ağı tarafından innerve edilen daha geniş alanları etkileyen durumlar için hedef odaklı rahatlama sağlar.

İşlem süreci

Sinir, sempatik ganglion ve sinir pleksus (ağı) blokları genellikle doğru ve titiz bir şekilde yapılması için görüntüleme tekniklerinin (floroskopi, ultrason, BT) rehberliğinde gerçekleştirilir. İşlem genellikle ayaktan veya günübirlik yatış yapılarak uygulanır ve hastalar genellikle kısa bir süre sonra normal faaliyetlerine devam edebilirler.

Bu bloklarının avantajları

Hedefe yönelik rahatlama: Belirli sinirlere veya sinir kümelerine yönelik bu bloklar bölgesel ve belirgin bir rahatlama sağlar.

Tanısal öngörü: Bu bloklar, ağrının tam kaynağını belirlemeye ve gelecekteki tedavi stratejilerini belirlemeye yardımcı olan teşhis araçları olarak hizmet edebilir.

Minimal invaziv: İşlemler minimal invazivdir ve komplikasyon riski görece düşüktür.

İşlem sonrası sürec

Hastalar blok sonrası gerekli kısıtlamalar veya kaçınılması gereken faaliyetler de dahil olmak üzere uygun bakım talimatlarını alırlar. Takip randevuları, blokların etkinliğini değerlendirilmesine ve tedavi planında gerekli ayarlamaları yapılmasına olanak tanır.

Yumuşak Doku ve Eklemiçi Enjeksiyonları

Kronik Ağrı Yönetimi için Yumuşak Doku ve Eklemiçi Enjeksiyonlar

Yumuşak dokularda veya eklemlerde sürekli ağrı yaşayanlar için bu ağrıların günlük yaşam üzerindeki olumsuz etkisi büyük olabilir. Ağrı kliniklerinde sunulan önemli hizmetlerden biri de yumuşak doku ve eklem içi enjeksiyonların uygulanmasıdır; bu, ağrı yönetiminde doğrudan kaynağa müdahale etmeyi amaçlayan hedefe yönelik bir yaklaşımdır.

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonlar nedir?

Yumuşak doku ve eklem içi enjeksiyonlar, ağrıdan etkilenen belirli bölgelere doğrudan ilaç verilmesini içerir. Bu enjeksiyonlar iltihabı azaltmak, ağrıyı hafifletmek ve eklemleri çevreleyen yumuşak dokularda veya eklemlerin kendi içinde iyileşmeyi desteklemek için tasarlanmıştır. Bu hedefe yönelik yaklaşım, ağrıyı kaynağında ele almamıza ve en çok ihtiyaç duyulan yerde rahatlama sağlamamıza olanak tanır.

Bursit tedavisi Subakromiyel bursit

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyon önerilen durumlar

Eklem Ağrısı: Eklem içi enjeksiyonlar genellikle osteoartrit, romatoid artrit ve eklemle ilgili diğer rahatsızlıklar gibi durumlarla ortaya çıkan ağrıyı yönetmek için kullanılır.

Tendinit ve Bursit: Yumuşak doku enjeksiyonları iltihaplı tendonları veya bursaları etkili bir şekilde hedef alarak tenisçi dirseği veya biceps tendiniti gibi durumlarda ağrıyı azaltabilir ve hareketliliği artırabilir.

Kas Ağrısı: Gerilmeler, spazmlar veya aşırı kullanım sonucu oluşan kas ağrılarını gidermek için enjeksiyonlar kullanılabilir.

Uygulama süreci

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonlar genellikle ayakta tedavi ortamında gerçekleştirilir. Prosedürden önce, kullanılacak ilaç türü ve beklenen sonuçlar dahil olmak üzere ayrıntıları hastaya anlatılır. Bölge temizlenir ve hasta konforu için lokal anestezi uygulanabilir. Görüntüleme rehberliğinde (ultrason veya floroskopi), ilaç tam olarak hedeflenen bölgeye iletilir.

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonların avantajları

Bölgesel rahatlama: Bu enjeksiyonlar, ilacı doğrudan etkilenen bölgeye vererek hedefe yönelik rahatlama sağlar ve sistemik yan etkileri en aza indirir.

Hızlı başlayan etki: Birçok hasta enjeksiyonu takiben hızlı bir rahatlama yaşar, bu da daha iyi performans ve mobilite sağlar.

Minimal invaziv: İşlem minimal invazivdir ve genellikle kısa bir süre içinde gerçekleştirilerek günlük aktivitelerinizdeki aksamayı en aza indirir.

İşlem sonrası süreç

Enjeksiyonun ardından, herhangi bir kısıtlama veya kaçınılması gereken faaliyetler de dahil olmak üzere işlem sonrası süreç konusunda sağlık ekibi hastaya yardımcı olur. Düzenli takip randevuları, hastanın tedavi planının gelişen ihtiyaçlarına göre uyarlanmasını sağlar.

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonlar, ağrı yönetimi stratejileri yelpazesindeki güçlü bir yöntemdir. Ağrının kaynağını tam olarak hedefleyen bu enjeksiyonlar, rahatlamaya ve yaşam kalitesini artırmaya giden bir yol sağlar. 

Kronik Ağrı Hastalarının İlaç Tedavisinin Düzenlenmesi

Kronik ağrı ve ilaç tedavisi

Kronik Ağrı Hastalarının İlaç Tedavisinin Düzenlenmesi

Kronik ağrıyla yaşamak, günlük hayatınızı ve genel refahınızı etkileyen zorlu bir savaş gibi gelebilir. Algoloji (Ağrı) kliniklerinde, ağrının hastanın yaşam kalitesi üzerinde yaratabileceği derin etkilerin bilinmektedir. Algoloji uzmanlarının kapsamlı yaklaşımın bir parçası olarak, rahatlama sağlamayı ve hastaların hayattan tam anlamıyla zevk alma gücünü geri kazandırmayı amaçlayan önemli bir tedavi yöntemi ağrıkesici ilaçlarla ağrı tedavisidir.

Ağrı tedavisinin anlaşılması

İlaçlar yoluyla ağrı yönetimi, çeşitli ağrı durumlarının tedavisine yönelik bütünsel yaklaşımın önemli bir bileşenidir. Amaç, ağrıyı hafifletmek, fonksiyonları iyileştirmek ve hastaların genel yaşam kalitesini artırmaktır. İlaçlar, ağrı yolunun farklı unsurlarını hedefleyerek, rahatlama sağlayıp iyileşmeyi teşvik ederek ağrının yönetilmesinde önemli bir rol oynarlar.

Kronik ağrı ve ilaç tedavisi

Kişiye özel tedavi planı

Deneyimli ağrı uzmanı, her bireyin ağrı deneyiminin benzersiz olduğunun farkındadır. Bu nedenle, ilaç yönetimine yaklaşımı büyük ölçüde kişiselleştirilmiştir. Hastanın tıbbi geçmişi, ağrı şikâyetleri ve teşhis sonuçları kapsamlı bir değerlendirmenin ardından, tıbbi ihtiyaçları karşılamak için bir ilaç kombinasyonunu içerebilecek özel bir tedavi planı geliştirilir.

İlaçların takibi ve düzenlenmesi

Düzenli takip randevuları, algoloji uzmanlarının ilaçların etkinliğini izlemesine, herhangi bir yan etkiyi değerlendirmesine ve gerektiğinde tedavi planında ayarlamalar yapmasına olanak tanır. 

İlaçlarla ağrı yönetimi, ağrı uzmanlarının arsenalinde değerli bir araçtır ve kronik ağrıyla mücadele edenlerin rahatlamasını sağlar ve yaşamlarını iyileştirir. 

Kronik ağrı yönetimi için sıklıkla kullanılan ilaç türleri hakkında aşağıdaki linke tıklayarak bilgi edinebilirsiniz:

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Kronik ağrı ile yaşamak, hayatınızın her alanını etkileyen günlük bir mücadele olabilir. Ağrı kliniğimizde, ağrının karmaşık yapısını ve doğru teşhisin etkili tedavi için önemli olduğunu biliyoruz. Sağlığınıza olan duyarlılığımız, kapsamlı bir hasta muayenesi ve teşhisi ile başlar.

Hasta muayenesinin önemi

Size özel bir tedavi planı oluşturmadan önce, ağrınızın temel nedenini anlamak çok önemlidir. Deneyimli ağrı uzmanları, klinik uzmanlığı son teknoloji teşhis araçlarıyla birleştirerek multidisipliner bir yaklaşım kullanmaktadır. Bu, tıbbi geçmişinizi derinlemesine incelemesine, semptomlarınızı değerlendirmesine ve durumunuzu bütünsel olarak anlamak için fiziksel muayene yapmamasına olanak sağlamaktadır.

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

İleri teşhis teknikleri

Algoloji uzmanları hastaların ağrılarının kaynağını saptamak için en ileri tanı teknolojilerinden yararlanır. MR ve BT, ultrason taramaları gibi gelişmiş görüntüleme çalışmalarından sinir iletim çalışmalarına kadar, teşhis donanımı kapsamlı ve doğru bir değerlendirme sağlar. Bu konudaki titizlikleri, özel tıbbi ihtiyaçlarınıza yönelik hedefe yönelik bir tedavi planı geliştirmelerini sağlıyor.

Kisiselleştirilmiş tedavi

Hiçbir birey aynı ağrı deneyimini yaşamaz ve hasta muayene süreci bu anlayış doğrultusunda şekillenmektedir. Hastalarla açık iletişime ve aktif işbirliğine öncelik vererek onları teşhis yolculuğuna dahil edilmesi öngörülmektedir. 

17. Ulusal Ağrı Kongresi bu sene 04 – 07 Mayıs’ta Antalyada

Algoloji Uzmanı

17. Ulusal Ağrı Kongresi bu sene 04 – 07 Mayıs’ta Antalyada

Bu sene düzenlenecek olan 17. Ulusal Ağrı Kongresi 04-07 Mayıs 2023 tarihleri arasında Antalya Mirage Park Resort Otel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Algoloji’ nin bilimsel ve eğitsel seviyesini her geçen gün iyileştirmeyi hedefleyen Türk Algoloji (Ağrı) Derneği Yönetim Kurulu ve Kongre Düzenleme Kurulu olarak doyurucu bir bilimsel program oluşturulduğu dernek başkanı sayın Prof. Dr. Hayri ÖZBEK tarafından bildirildi.

Daha detaylı ilgi almak için kongre vebsitesini https://agrikongresi2023.com/  ziyaret edebilirsiniz.

Acı hissetmeyen ve iz bırakmadan iyileşen

Algoloji Uzmanı

Acı Hissetmeyen ve İz Bırakmadan İyileşen ‘Mutant’ Gene Sahip Kadın Bilim İnsanları Tarafından Keşfedildi

Neredeyse hiç acı çekmeyen, güleryüzlü bir iskoç emekli kadın, süperinsanın sahip olabileceği iyileşme yeteneğine sahiptir. Yaşamı tehdit eden durumlarda soğukkanlılığını her zaman korur. Kulağa masal gibi gelebilir, ancak bu kadın önde gelen bir bilimsel dergiye konu oldu.

Algoloji Uzmanı

İngiliz araştırmacılar, şu anda 73 yaşında olan Jo Cameron’un olağanüstü yeteneklerinin, daha önce bildirilmemiş bir genetik mutasyona bağlı olduğunu keşfettiler.

‘British Journal of Anesthesia’ dergisinde yayınlanan bu tıbbi vaka, insanların ameliyat sonrasında iyileşme süreci, kronik ağrı ve anksiyete bozuklukları gibi durumların yönetilmesine yardımcı olacak bir dizi yeni tedaviye kapı açabilir.

Makale yazarları, Jo Cameron’un  daha önceleri ağrısız çok sayıda yanık ve kesik sebebiyle hastaneye başvurduğunu, ve genellikle ilk başta herhangi bir yaralanma fark etmediğini, önce yanan etinin kokusunu aldığını bildirdiler. En önemlisi bu yaralar çok az iz bırakarak veya hiç iz bırakmadan hızla iyileşmişti.

Kasvetli hava kronik ağrı durumunu daha acı verici

Algoloji Uzmanı

Kasvetli hava, kronik ağrı durumunu daha acı verici hale getirir

Yeni araştırmaya göre, kronik ağrı durumu olan kişilerin nemli ve rüzgarlı günlerde acı çekme olasılığı daha yüksektir.

Algoloji Uzmanı

Manchester Üniversitesi’nden araştırmacılar, kötü hava koşullarının ağrıyı daha kötü hale getirip getirmediğini araştırmak için Birleşik Krallık genelinde artrit, fibromiyalji ve nöropatik ağrı gibi uzun süreli sağlık sorunları olan 13.000’den fazla kişiyi araştırmaya dahil etti.

Sonuçlar, havanın nemli ve rüzgarlı olduğu, atmosfer basıncının düşük olduğu günlerde insanların ağrı çekme olasılığının yüzde 20 daha fazla olduğunu gösterdi.

Çalışma ekibi, ağrı seviyelerine katkıda bulunabilecek ek faktörler olarak kabul edilen ruh hali ve fiziksel hareketsizliği hesaba katarken bile korelasyonların devam ettiğini belirtiyor.

İntratekal Morfin Pompası veya Ağrı Pompası Nedir?

intratekal ağrı pompası

İntratekal Morfin Pompası veya Ağrı Pompası Nedir? Hangi Ağrıların Tedavisinde Önerilir? 

İntratekal pompa nedir?

İntratekal pompa, ilacı doğrudan spinal kanalda beyin omurilik sıvısına ileten ve pille çalışan bir cihazdır. İntratekal pompalar, kronik ağrı veya spastisiteyi tedavi etmek için kullanılabilir ve bazen kansere bağlı ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.

intratekal morfin pompası veya ağrı pompası

Omurilik kanalı, içinde sinirlerin olduğu sıvı (beyin omurilik sıvısı) içerir. Bu nedenle bazı durumlarda ağrıları kontrol altına almak için programlanabilir bir hazneye bağlı küçük bir kateter bu kanala yerleştirilerek ağrı kesici ilaçlar doğrudan bu sinirlere verilebilir. Hazne, karın veya sırt derisinin altına implante edilir ve zaman zaman deriden küçük bir iğne sokularak yeniden ilaçla doldurulabilir.

İntratekal morfin pompası hangi durumlarda kullanılır?

Yukarıda ismi geçen durumlarda ilaç tedavisi ve diğer tedaviler artık ağrıları kontrol altına almak için yetersiz olduğunda veya bu ilaçların yan etkileri şiddetli olduğunda, intratekal morfin pompası (veya ağrı pompası) takılması prosedürü değerli bir seçenek olabilir.

Kalıcı intratekal morfin pompası veya ‘ağrı pompasının’ takılması kararı nasıl verilir?

İmplante edilebilir bir ilaç pompasının iyi bir ağrı yönetimi seçeneği olup olmayacağını belirlemek karmaşık bir süreçtir. Kalıcı bir pompa implante edilmeden önce, cihazın ağrı seviyesini azaltıp azaltmadığını görmek için bir deneme süreci planlanmalıdır. Özel duruma bağlı olarak, aşağıdaki deneme testlerinden biri uygulanacaktır:

Tek enjeksiyon: Lomber ponksiyon yoluyla intratekal ilaç (morfin) enjeksiyonu uygulanacaktır.

Çoklu enjeksiyonlar: Lomber ponksiyon veya kateter ile gün boyunca birden fazla enjeksiyon yapılır.

Sürekli deneme: Omurganın doğru bölgesine bir kateter yerleştirilir ve harici bir pompaya bağlanır. Ağrının hafiflediğini fark edene kadar doz her 2 saatte bir artırılır.

Deneme sırasında doktor, kateter için en iyi yer ve ilacın en uygun dozu hakkında bilgi toplar. Deneme başarılı olursa, ameliyat için planlama yapılır.

Ameliyat öncesi ne olur?

Ameliyattan birkaç gün önce hasta gereken testler (örn. kan testi, elektrokardiyogram, göğüs röntgeni) için yönlendirlir. Hastaya ameliyat ve süreçle ilgili kapsamlı bilgi verilir. Evraklar doldurulması ve onay formlarının imzalanması gerekir. Ameliyattan önceki gece gece yarısından sonra gıda alımı durdurulur. Hastalar işlemin sabahı hastaneye yatırılır. Hastaya damaryolu açılır.

Ameliyat sırasında ne olur?

Prosedürün iki aşaması vardır: 1) kateterin omuriliği çevreleyen intratekal boşluğa yerleştirilmesi ve 2) pompanın/haznenin karın bölgesinde cilt altına yerleştirilmesi. Prosedürün beş ana adımı vardır.

Adım 1: hastayı hazırlanır

Ameliyat masasına alınır ve anestezi verilir. Uyuduktan sonra, hasta yana yatırılır. Daha sonra gerekirse sırt ve karın bölgeleri tıraş edilir ve kateterin ve pompanın yerleştirileceği yer hazırlanır.

Adım 2: kateterin yerleştirilmesi

Hasta sırtının ortasında küçük bir cilt kesisi yapılır. Kateter omuriliğin yukarısındaki subaraknoid veya intratekal boşluğa yerleştirilir ve dikişlerle yerine sabitlenir.

intratekal ağrı pompası

Adım 3: kateterin tünelize edilmesi

Kateter yerleştirildikten sonra, omurgadan, gövdenin çevresinden, pompanın implante edileceği karına derinin altından bir uzatma kateteri geçirilir.

Adım 4: pompanın yerleştirilmesi

Karnın yanında, belin altında 8-12 cm-lik bir cilt kesisi yapılır. Doktor, deri ve kas tabakaları arasında pompa için bir cep oluşturur. Uzatma kateteri pompaya takılır. Daha sonra pompa cilt altına doğru bir şekilde yerleştirilir ve karın kaslarını örten kalın fasya tabakasına dikilir.

Adım 5: insizyonun kapatılması

Sırtdaki ve karındaki kesi dikiş ile kapatılır ve pansuman yapılır.

Ameliyattan sonra ne olur?

Ameliyat sonrası uyanma ve gözlem alanında hasta monitorize edilerek tam uyanması beklenir. Kan basıncı, kalp atış hızı ve solunumu izlenir ve operasyon yeri ağrısı varsa giderilir. Eve gidildiğinde hastanın uyması gereken talimatlar verilir. Hastaların çoğu aynı gün eve taburcu edilir.

Taburculuk önerileri

Baş ağrısı

  • Baş ağrıları, kateter bölgesi çevresinde beyin omurilik sıvısının sızmasından kaynaklanabilir. Sızıntı genellikle kendi kendine iyileşir. Yatak istirahati ve bol miktarda kafeinli karbonatsız sıvı (çay, kahve) içilmesi önerilir.

Kısıtlamalar

  • 6 hafta boyunca öne eğilmemeli, bel bükülmemeli veya baş üstüne uzanılmamalıdır. Bu, kateterin iyileşene kadar yerinden oynamasını önlemek içindir.
  • Ameliyattan sonra 2 hafta boyunca 5 kilodan daha ağır bir şey kaldırmamalı ve 2 hafta boyunca bahçe işleri, ev işleri ve seks dahil olmak üzere yorucu aktiviteler yapılmamalıdır.
  • Ikınmaktan kaçınılmalı.
  • Kontrol randevusuna kadar araba kullanmamalı. Gerekirse 45 dakika veya daha kısa mesafeler için bir arabaya binilebilir.
  • Ameliyattan sonra veya opioid ağrıkesici ilaç kullanırken 2 hafta boyunca alkol almamalı.

Aktivite

  • Uzun süre oturmaktan kaçınılmalı.
  • Her 3-4 saatte bir 5-10 dakika ayağa kalkılması ve yürüyüş önerilmekte. Mümkün olduğunca yürüme süresi kademeli olarak artırılmalıdır.

Banyo/Yara yeri bakımı

  • Enfeksiyonu önlemek için ameliyat yarasını (insizyon) temizlemeden önce ve sonra eller iyice yıkanılmalı.
  • Ameliyattan 1 gün sonra duş alınabilir.
  • Dermabond (cilt yapıştırıcısı) ile kaplanmış yara yeri sabun ve su ile nazikçe yıkanabilir, kurutulur ve günlük olarak incelenir.
  • Yara yeri (insizyon) banyo, havuz veya küvete girilerek ıslatılmamalı.
  • Yara üzerine herhangi bir losyon veya merhem sürülmesi önerilmez.
  • Yara yerinden az miktar akıntı normaldir. Çok miktarda akıntı, kötü kokulu akıntı veya sarı veya yeşil renkli akıntı varsa derhal doktora bildirilmelidir.
  • Cihaz çevresinde cilt altında sıvı birikerek görünür bir şişlik (seroma) oluşturabilir. Bu meydana gelirse doktora bilgi verilmelidir.

Ameliyat yarası iyileşirken pompayı desteklemek için hastaya elastik bir karın bandajı verilmiş olabilir. Banyo dışında her zaman giyinilmesi önerilir.

Doktor ne zaman aranmalı?

  • 38° C’nin üzerinde ateş
  • Geçmeyen bulantı veya ağrı
  • Yara yeri komplikasyonları
  • Ani şiddetli sırt ağrısı, ani başlayan bacak zayıflığı ve spazm, mesane ve/veya bağırsak fonksiyonu kaybı – bu acil bir durumdur – hasta hastaneye gitmeli ve algolojı uzmanına haber verilmelidir.
  • Baş ağrısı 48 saat sonra da devam ederse.

Ameliyatın komplikasyonları ve riskleri nelerdir?

Tüm ameliyat türlerinde olduğu gibi, küçük de olsa, komplikasyon olasılığı vardır.

  • Düşük olasılıklı enfeksiyon riski vardır (%3)
  • Kateterin yerdeğişmesi veya tıkanması olabilir ve ayrı bir prosedürle değiştirilmesi gerekebilir.
  • Pompa arızası
  • Düşük kanama riski
  • Omurilik sıvısı sızıntısı çok nadirdir
  • Parapleji veya kuadripleji, inkontinans veya iktidarsızlık nadirdir
  • Ölüm riski son derece düşüktür (30.000’de 1’den az)
  • Kaba yara izi (‘keloid’)
  • Yara iyileşmesinin uzun sürmesi
  • İlaç alerjileri
  • Pulmoner emboli (akciğerlerde kan pıhtısı)
  • Göğüs ve idrar yolu enfeksiyonları
  • Kol ve bacaklardaki basınça bağlı sinir zedelenmeleri
  • Göz veya diş yaralanmaları
  • Miyokard enfarktüsü (‘kalp krizi’)
  • Felç
  • Can kaybı
  • Diğer nadir komplikasyonlar

İntratekal pompa ile yaşamak

Algoloji uzmanı ile düzenli olarak ilaç yenilemeleri planlaması yapılması gerekir. Dolum randevusunda, tedavinin etkinliği değerlendirilecek ve pompa buna göre ayarlanacaktır. Amaç, minimal yan etkilere sahipken optimal miktarda ağrı veya spastisite kontrolü sağlamaktır. Alışılmadık semptomlar, aşırı dozda ilaç alımı veya dozun etkisiz olduğunu düşünülüyorsa, doktora bilgi verilmelidir. Şiddetli ağrı atakları varsa ek oral ilaç alınması gerekebilir.

Tıpkı bir kalp pili gibi, cep telefonları, çağrı cihazları, mikrodalga fırınlar, güvenlik kapıları ve hırsızlık önleme sensörleri gibi diğer cihazlar da intratekal morfin pompasını etkilemez. Cihaz, havalimanı güvenlik kapılarında tespit edildiğinden, uçarken İmplante Edilen Cihaz ile ilgili evrağı hasta yanında bulundurmalıdır.

Pompa bip sesi çıkarırsa, hemen doktorla irtibata geçilmesi gerekir. Bu, pompanın yeniden doldurulması, pilin değiştirilmesi veya başka bir bakıma ihtiyacı olduğunu gösterebilir.

Hastanın aile üyelerini ve arkadaşlarını acil bir durumda ne yapılması gerektiği konusunda bilgilendirilmesi, hastanın Acil Durum Bilgi ve Prosedür kartlarını her zaman yanında taşıması gerekmektedir.