Yumuşak Doku ve Eklemiçi Enjeksiyonları

Kronik Ağrı Yönetimi için Yumuşak Doku ve Eklemiçi Enjeksiyonlar

Yumuşak dokularda veya eklemlerde sürekli ağrı yaşayanlar için bu ağrıların günlük yaşam üzerindeki olumsuz etkisi büyük olabilir. Ağrı kliniklerinde sunulan önemli hizmetlerden biri de yumuşak doku ve eklem içi enjeksiyonların uygulanmasıdır; bu, ağrı yönetiminde doğrudan kaynağa müdahale etmeyi amaçlayan hedefe yönelik bir yaklaşımdır.

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonlar nedir?

Yumuşak doku ve eklem içi enjeksiyonlar, ağrıdan etkilenen belirli bölgelere doğrudan ilaç verilmesini içerir. Bu enjeksiyonlar iltihabı azaltmak, ağrıyı hafifletmek ve eklemleri çevreleyen yumuşak dokularda veya eklemlerin kendi içinde iyileşmeyi desteklemek için tasarlanmıştır. Bu hedefe yönelik yaklaşım, ağrıyı kaynağında ele almamıza ve en çok ihtiyaç duyulan yerde rahatlama sağlamamıza olanak tanır.

Bursit tedavisi Subakromiyel bursit

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyon önerilen durumlar

Eklem Ağrısı: Eklem içi enjeksiyonlar genellikle osteoartrit, romatoid artrit ve eklemle ilgili diğer rahatsızlıklar gibi durumlarla ortaya çıkan ağrıyı yönetmek için kullanılır.

Tendinit ve Bursit: Yumuşak doku enjeksiyonları iltihaplı tendonları veya bursaları etkili bir şekilde hedef alarak tenisçi dirseği veya biceps tendiniti gibi durumlarda ağrıyı azaltabilir ve hareketliliği artırabilir.

Kas Ağrısı: Gerilmeler, spazmlar veya aşırı kullanım sonucu oluşan kas ağrılarını gidermek için enjeksiyonlar kullanılabilir.

Uygulama süreci

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonlar genellikle ayakta tedavi ortamında gerçekleştirilir. Prosedürden önce, kullanılacak ilaç türü ve beklenen sonuçlar dahil olmak üzere ayrıntıları hastaya anlatılır. Bölge temizlenir ve hasta konforu için lokal anestezi uygulanabilir. Görüntüleme rehberliğinde (ultrason veya floroskopi), ilaç tam olarak hedeflenen bölgeye iletilir.

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonların avantajları

Bölgesel rahatlama: Bu enjeksiyonlar, ilacı doğrudan etkilenen bölgeye vererek hedefe yönelik rahatlama sağlar ve sistemik yan etkileri en aza indirir.

Hızlı başlayan etki: Birçok hasta enjeksiyonu takiben hızlı bir rahatlama yaşar, bu da daha iyi performans ve mobilite sağlar.

Minimal invaziv: İşlem minimal invazivdir ve genellikle kısa bir süre içinde gerçekleştirilerek günlük aktivitelerinizdeki aksamayı en aza indirir.

İşlem sonrası süreç

Enjeksiyonun ardından, herhangi bir kısıtlama veya kaçınılması gereken faaliyetler de dahil olmak üzere işlem sonrası süreç konusunda sağlık ekibi hastaya yardımcı olur. Düzenli takip randevuları, hastanın tedavi planının gelişen ihtiyaçlarına göre uyarlanmasını sağlar.

Yumuşak doku ve eklemiçi enjeksiyonlar, ağrı yönetimi stratejileri yelpazesindeki güçlü bir yöntemdir. Ağrının kaynağını tam olarak hedefleyen bu enjeksiyonlar, rahatlamaya ve yaşam kalitesini artırmaya giden bir yol sağlar. 

Kronik Ağrı Hastalarının İlaç Tedavisinin Düzenlenmesi

Kronik ağrı ve ilaç tedavisi

Kronik Ağrı Hastalarının İlaç Tedavisinin Düzenlenmesi

Kronik ağrıyla yaşamak, günlük hayatınızı ve genel refahınızı etkileyen zorlu bir savaş gibi gelebilir. Algoloji (Ağrı) kliniklerinde, ağrının hastanın yaşam kalitesi üzerinde yaratabileceği derin etkilerin bilinmektedir. Algoloji uzmanlarının kapsamlı yaklaşımın bir parçası olarak, rahatlama sağlamayı ve hastaların hayattan tam anlamıyla zevk alma gücünü geri kazandırmayı amaçlayan önemli bir tedavi yöntemi ağrıkesici ilaçlarla ağrı tedavisidir.

Ağrı tedavisinin anlaşılması

İlaçlar yoluyla ağrı yönetimi, çeşitli ağrı durumlarının tedavisine yönelik bütünsel yaklaşımın önemli bir bileşenidir. Amaç, ağrıyı hafifletmek, fonksiyonları iyileştirmek ve hastaların genel yaşam kalitesini artırmaktır. İlaçlar, ağrı yolunun farklı unsurlarını hedefleyerek, rahatlama sağlayıp iyileşmeyi teşvik ederek ağrının yönetilmesinde önemli bir rol oynarlar.

Kronik ağrı ve ilaç tedavisi

Kişiye özel tedavi planı

Deneyimli ağrı uzmanı, her bireyin ağrı deneyiminin benzersiz olduğunun farkındadır. Bu nedenle, ilaç yönetimine yaklaşımı büyük ölçüde kişiselleştirilmiştir. Hastanın tıbbi geçmişi, ağrı şikâyetleri ve teşhis sonuçları kapsamlı bir değerlendirmenin ardından, tıbbi ihtiyaçları karşılamak için bir ilaç kombinasyonunu içerebilecek özel bir tedavi planı geliştirilir.

İlaçların takibi ve düzenlenmesi

Düzenli takip randevuları, algoloji uzmanlarının ilaçların etkinliğini izlemesine, herhangi bir yan etkiyi değerlendirmesine ve gerektiğinde tedavi planında ayarlamalar yapmasına olanak tanır. 

İlaçlarla ağrı yönetimi, ağrı uzmanlarının arsenalinde değerli bir araçtır ve kronik ağrıyla mücadele edenlerin rahatlamasını sağlar ve yaşamlarını iyileştirir. 

Kronik ağrı yönetimi için sıklıkla kullanılan ilaç türleri hakkında aşağıdaki linke tıklayarak bilgi edinebilirsiniz:

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Kronik ağrı ile yaşamak, hayatınızın her alanını etkileyen günlük bir mücadele olabilir. Ağrı kliniğimizde, ağrının karmaşık yapısını ve doğru teşhisin etkili tedavi için önemli olduğunu biliyoruz. Sağlığınıza olan duyarlılığımız, kapsamlı bir hasta muayenesi ve teşhisi ile başlar.

Hasta muayenesinin önemi

Size özel bir tedavi planı oluşturmadan önce, ağrınızın temel nedenini anlamak çok önemlidir. Deneyimli ağrı uzmanları, klinik uzmanlığı son teknoloji teşhis araçlarıyla birleştirerek multidisipliner bir yaklaşım kullanmaktadır. Bu, tıbbi geçmişinizi derinlemesine incelemesine, semptomlarınızı değerlendirmesine ve durumunuzu bütünsel olarak anlamak için fiziksel muayene yapmamasına olanak sağlamaktadır.

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

İleri teşhis teknikleri

Algoloji uzmanları hastaların ağrılarının kaynağını saptamak için en ileri tanı teknolojilerinden yararlanır. MR ve BT, ultrason taramaları gibi gelişmiş görüntüleme çalışmalarından sinir iletim çalışmalarına kadar, teşhis donanımı kapsamlı ve doğru bir değerlendirme sağlar. Bu konudaki titizlikleri, özel tıbbi ihtiyaçlarınıza yönelik hedefe yönelik bir tedavi planı geliştirmelerini sağlıyor.

Kisiselleştirilmiş tedavi

Hiçbir birey aynı ağrı deneyimini yaşamaz ve hasta muayene süreci bu anlayış doğrultusunda şekillenmektedir. Hastalarla açık iletişime ve aktif işbirliğine öncelik vererek onları teşhis yolculuğuna dahil edilmesi öngörülmektedir. 

17. Ulusal Ağrı Kongresi bu sene 04 – 07 Mayıs’ta Antalyada

Algoloji Uzmanı

17. Ulusal Ağrı Kongresi bu sene 04 – 07 Mayıs’ta Antalyada

Bu sene düzenlenecek olan 17. Ulusal Ağrı Kongresi 04-07 Mayıs 2023 tarihleri arasında Antalya Mirage Park Resort Otel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Algoloji’ nin bilimsel ve eğitsel seviyesini her geçen gün iyileştirmeyi hedefleyen Türk Algoloji (Ağrı) Derneği Yönetim Kurulu ve Kongre Düzenleme Kurulu olarak doyurucu bir bilimsel program oluşturulduğu dernek başkanı sayın Prof. Dr. Hayri ÖZBEK tarafından bildirildi.

Daha detaylı ilgi almak için kongre vebsitesini https://agrikongresi2023.com/  ziyaret edebilirsiniz.

Acı hissetmeyen ve iz bırakmadan iyileşen

Algoloji Uzmanı

Acı Hissetmeyen ve İz Bırakmadan İyileşen ‘Mutant’ Gene Sahip Kadın Bilim İnsanları Tarafından Keşfedildi

Neredeyse hiç acı çekmeyen, güleryüzlü bir iskoç emekli kadın, süperinsanın sahip olabileceği iyileşme yeteneğine sahiptir. Yaşamı tehdit eden durumlarda soğukkanlılığını her zaman korur. Kulağa masal gibi gelebilir, ancak bu kadın önde gelen bir bilimsel dergiye konu oldu.

Algoloji Uzmanı

İngiliz araştırmacılar, şu anda 73 yaşında olan Jo Cameron’un olağanüstü yeteneklerinin, daha önce bildirilmemiş bir genetik mutasyona bağlı olduğunu keşfettiler.

‘British Journal of Anesthesia’ dergisinde yayınlanan bu tıbbi vaka, insanların ameliyat sonrasında iyileşme süreci, kronik ağrı ve anksiyete bozuklukları gibi durumların yönetilmesine yardımcı olacak bir dizi yeni tedaviye kapı açabilir.

Makale yazarları, Jo Cameron’un  daha önceleri ağrısız çok sayıda yanık ve kesik sebebiyle hastaneye başvurduğunu, ve genellikle ilk başta herhangi bir yaralanma fark etmediğini, önce yanan etinin kokusunu aldığını bildirdiler. En önemlisi bu yaralar çok az iz bırakarak veya hiç iz bırakmadan hızla iyileşmişti.

Kasvetli hava kronik ağrı durumunu daha acı verici

Algoloji Uzmanı

Kasvetli hava, kronik ağrı durumunu daha acı verici hale getirir

Yeni araştırmaya göre, kronik ağrı durumu olan kişilerin nemli ve rüzgarlı günlerde acı çekme olasılığı daha yüksektir.

Algoloji Uzmanı

Manchester Üniversitesi’nden araştırmacılar, kötü hava koşullarının ağrıyı daha kötü hale getirip getirmediğini araştırmak için Birleşik Krallık genelinde artrit, fibromiyalji ve nöropatik ağrı gibi uzun süreli sağlık sorunları olan 13.000’den fazla kişiyi araştırmaya dahil etti.

Sonuçlar, havanın nemli ve rüzgarlı olduğu, atmosfer basıncının düşük olduğu günlerde insanların ağrı çekme olasılığının yüzde 20 daha fazla olduğunu gösterdi.

Çalışma ekibi, ağrı seviyelerine katkıda bulunabilecek ek faktörler olarak kabul edilen ruh hali ve fiziksel hareketsizliği hesaba katarken bile korelasyonların devam ettiğini belirtiyor.

İntratekal Morfin Pompası veya Ağrı Pompası Nedir?

intratekal ağrı pompası

İntratekal Morfin Pompası veya Ağrı Pompası Nedir? Hangi Ağrıların Tedavisinde Önerilir? 

İntratekal pompa nedir?

İntratekal pompa, ilacı doğrudan spinal kanalda beyin omurilik sıvısına ileten ve pille çalışan bir cihazdır. İntratekal pompalar, kronik ağrı veya spastisiteyi tedavi etmek için kullanılabilir ve bazen kansere bağlı ağrıyı tedavi etmek için kullanılır.

intratekal morfin pompası veya ağrı pompası

Omurilik kanalı, içinde sinirlerin olduğu sıvı (beyin omurilik sıvısı) içerir. Bu nedenle bazı durumlarda ağrıları kontrol altına almak için programlanabilir bir hazneye bağlı küçük bir kateter bu kanala yerleştirilerek ağrı kesici ilaçlar doğrudan bu sinirlere verilebilir. Hazne, karın veya sırt derisinin altına implante edilir ve zaman zaman deriden küçük bir iğne sokularak yeniden ilaçla doldurulabilir.

İntratekal morfin pompası hangi durumlarda kullanılır?

Yukarıda ismi geçen durumlarda ilaç tedavisi ve diğer tedaviler artık ağrıları kontrol altına almak için yetersiz olduğunda veya bu ilaçların yan etkileri şiddetli olduğunda, intratekal morfin pompası (veya ağrı pompası) takılması prosedürü değerli bir seçenek olabilir.

Kalıcı intratekal morfin pompası veya ‘ağrı pompasının’ takılması kararı nasıl verilir?

İmplante edilebilir bir ilaç pompasının iyi bir ağrı yönetimi seçeneği olup olmayacağını belirlemek karmaşık bir süreçtir. Kalıcı bir pompa implante edilmeden önce, cihazın ağrı seviyesini azaltıp azaltmadığını görmek için bir deneme süreci planlanmalıdır. Özel duruma bağlı olarak, aşağıdaki deneme testlerinden biri uygulanacaktır:

Tek enjeksiyon: Lomber ponksiyon yoluyla intratekal ilaç (morfin) enjeksiyonu uygulanacaktır.

Çoklu enjeksiyonlar: Lomber ponksiyon veya kateter ile gün boyunca birden fazla enjeksiyon yapılır.

Sürekli deneme: Omurganın doğru bölgesine bir kateter yerleştirilir ve harici bir pompaya bağlanır. Ağrının hafiflediğini fark edene kadar doz her 2 saatte bir artırılır.

Deneme sırasında doktor, kateter için en iyi yer ve ilacın en uygun dozu hakkında bilgi toplar. Deneme başarılı olursa, ameliyat için planlama yapılır.

Ameliyat öncesi ne olur?

Ameliyattan birkaç gün önce hasta gereken testler (örn. kan testi, elektrokardiyogram, göğüs röntgeni) için yönlendirlir. Hastaya ameliyat ve süreçle ilgili kapsamlı bilgi verilir. Evraklar doldurulması ve onay formlarının imzalanması gerekir. Ameliyattan önceki gece gece yarısından sonra gıda alımı durdurulur. Hastalar işlemin sabahı hastaneye yatırılır. Hastaya damaryolu açılır.

Ameliyat sırasında ne olur?

Prosedürün iki aşaması vardır: 1) kateterin omuriliği çevreleyen intratekal boşluğa yerleştirilmesi ve 2) pompanın/haznenin karın bölgesinde cilt altına yerleştirilmesi. Prosedürün beş ana adımı vardır.

Adım 1: hastayı hazırlanır

Ameliyat masasına alınır ve anestezi verilir. Uyuduktan sonra, hasta yana yatırılır. Daha sonra gerekirse sırt ve karın bölgeleri tıraş edilir ve kateterin ve pompanın yerleştirileceği yer hazırlanır.

Adım 2: kateterin yerleştirilmesi

Hasta sırtının ortasında küçük bir cilt kesisi yapılır. Kateter omuriliğin yukarısındaki subaraknoid veya intratekal boşluğa yerleştirilir ve dikişlerle yerine sabitlenir.

intratekal ağrı pompası

Adım 3: kateterin tünelize edilmesi

Kateter yerleştirildikten sonra, omurgadan, gövdenin çevresinden, pompanın implante edileceği karına derinin altından bir uzatma kateteri geçirilir.

Adım 4: pompanın yerleştirilmesi

Karnın yanında, belin altında 8-12 cm-lik bir cilt kesisi yapılır. Doktor, deri ve kas tabakaları arasında pompa için bir cep oluşturur. Uzatma kateteri pompaya takılır. Daha sonra pompa cilt altına doğru bir şekilde yerleştirilir ve karın kaslarını örten kalın fasya tabakasına dikilir.

Adım 5: insizyonun kapatılması

Sırtdaki ve karındaki kesi dikiş ile kapatılır ve pansuman yapılır.

Ameliyattan sonra ne olur?

Ameliyat sonrası uyanma ve gözlem alanında hasta monitorize edilerek tam uyanması beklenir. Kan basıncı, kalp atış hızı ve solunumu izlenir ve operasyon yeri ağrısı varsa giderilir. Eve gidildiğinde hastanın uyması gereken talimatlar verilir. Hastaların çoğu aynı gün eve taburcu edilir.

Taburculuk önerileri

Baş ağrısı

  • Baş ağrıları, kateter bölgesi çevresinde beyin omurilik sıvısının sızmasından kaynaklanabilir. Sızıntı genellikle kendi kendine iyileşir. Yatak istirahati ve bol miktarda kafeinli karbonatsız sıvı (çay, kahve) içilmesi önerilir.

Kısıtlamalar

  • 6 hafta boyunca öne eğilmemeli, bel bükülmemeli veya baş üstüne uzanılmamalıdır. Bu, kateterin iyileşene kadar yerinden oynamasını önlemek içindir.
  • Ameliyattan sonra 2 hafta boyunca 5 kilodan daha ağır bir şey kaldırmamalı ve 2 hafta boyunca bahçe işleri, ev işleri ve seks dahil olmak üzere yorucu aktiviteler yapılmamalıdır.
  • Ikınmaktan kaçınılmalı.
  • Kontrol randevusuna kadar araba kullanmamalı. Gerekirse 45 dakika veya daha kısa mesafeler için bir arabaya binilebilir.
  • Ameliyattan sonra veya opioid ağrıkesici ilaç kullanırken 2 hafta boyunca alkol almamalı.

Aktivite

  • Uzun süre oturmaktan kaçınılmalı.
  • Her 3-4 saatte bir 5-10 dakika ayağa kalkılması ve yürüyüş önerilmekte. Mümkün olduğunca yürüme süresi kademeli olarak artırılmalıdır.

Banyo/Yara yeri bakımı

  • Enfeksiyonu önlemek için ameliyat yarasını (insizyon) temizlemeden önce ve sonra eller iyice yıkanılmalı.
  • Ameliyattan 1 gün sonra duş alınabilir.
  • Dermabond (cilt yapıştırıcısı) ile kaplanmış yara yeri sabun ve su ile nazikçe yıkanabilir, kurutulur ve günlük olarak incelenir.
  • Yara yeri (insizyon) banyo, havuz veya küvete girilerek ıslatılmamalı.
  • Yara üzerine herhangi bir losyon veya merhem sürülmesi önerilmez.
  • Yara yerinden az miktar akıntı normaldir. Çok miktarda akıntı, kötü kokulu akıntı veya sarı veya yeşil renkli akıntı varsa derhal doktora bildirilmelidir.
  • Cihaz çevresinde cilt altında sıvı birikerek görünür bir şişlik (seroma) oluşturabilir. Bu meydana gelirse doktora bilgi verilmelidir.

Ameliyat yarası iyileşirken pompayı desteklemek için hastaya elastik bir karın bandajı verilmiş olabilir. Banyo dışında her zaman giyinilmesi önerilir.

Doktor ne zaman aranmalı?

  • 38° C’nin üzerinde ateş
  • Geçmeyen bulantı veya ağrı
  • Yara yeri komplikasyonları
  • Ani şiddetli sırt ağrısı, ani başlayan bacak zayıflığı ve spazm, mesane ve/veya bağırsak fonksiyonu kaybı – bu acil bir durumdur – hasta hastaneye gitmeli ve algolojı uzmanına haber verilmelidir.
  • Baş ağrısı 48 saat sonra da devam ederse.

Ameliyatın komplikasyonları ve riskleri nelerdir?

Tüm ameliyat türlerinde olduğu gibi, küçük de olsa, komplikasyon olasılığı vardır.

  • Düşük olasılıklı enfeksiyon riski vardır (%3)
  • Kateterin yerdeğişmesi veya tıkanması olabilir ve ayrı bir prosedürle değiştirilmesi gerekebilir.
  • Pompa arızası
  • Düşük kanama riski
  • Omurilik sıvısı sızıntısı çok nadirdir
  • Parapleji veya kuadripleji, inkontinans veya iktidarsızlık nadirdir
  • Ölüm riski son derece düşüktür (30.000’de 1’den az)
  • Kaba yara izi (‘keloid’)
  • Yara iyileşmesinin uzun sürmesi
  • İlaç alerjileri
  • Pulmoner emboli (akciğerlerde kan pıhtısı)
  • Göğüs ve idrar yolu enfeksiyonları
  • Kol ve bacaklardaki basınça bağlı sinir zedelenmeleri
  • Göz veya diş yaralanmaları
  • Miyokard enfarktüsü (‘kalp krizi’)
  • Felç
  • Can kaybı
  • Diğer nadir komplikasyonlar

İntratekal pompa ile yaşamak

Algoloji uzmanı ile düzenli olarak ilaç yenilemeleri planlaması yapılması gerekir. Dolum randevusunda, tedavinin etkinliği değerlendirilecek ve pompa buna göre ayarlanacaktır. Amaç, minimal yan etkilere sahipken optimal miktarda ağrı veya spastisite kontrolü sağlamaktır. Alışılmadık semptomlar, aşırı dozda ilaç alımı veya dozun etkisiz olduğunu düşünülüyorsa, doktora bilgi verilmelidir. Şiddetli ağrı atakları varsa ek oral ilaç alınması gerekebilir.

Tıpkı bir kalp pili gibi, cep telefonları, çağrı cihazları, mikrodalga fırınlar, güvenlik kapıları ve hırsızlık önleme sensörleri gibi diğer cihazlar da intratekal morfin pompasını etkilemez. Cihaz, havalimanı güvenlik kapılarında tespit edildiğinden, uçarken İmplante Edilen Cihaz ile ilgili evrağı hasta yanında bulundurmalıdır.

Pompa bip sesi çıkarırsa, hemen doktorla irtibata geçilmesi gerekir. Bu, pompanın yeniden doldurulması, pilin değiştirilmesi veya başka bir bakıma ihtiyacı olduğunu gösterebilir.

Hastanın aile üyelerini ve arkadaşlarını acil bir durumda ne yapılması gerektiği konusunda bilgilendirilmesi, hastanın Acil Durum Bilgi ve Prosedür kartlarını her zaman yanında taşıması gerekmektedir.

Covid-19 ve Bel Ağrısı

Kök Hücre tedavisi

COVID-19 Bel Ağrısına Neden Olabilir mi?

2020 tarihli bir araştırma incelemesi, ağrının COVID-19’un en yaygın semptomlarından biri olduğunu ve bazen başka semptomların yokluğunda sıklıkla erken semptomlardan biri olarak ortaya çıktığını gösterdi. İnsanların en sık bildirdiği ağrı türleri şunlardır:

Miyalji olarak bilinen genel kas ağrılarının, insanların yüzde 36’sına kadarında ilk COVID-19 semptomları arasında olduğunu gösterdi. Bununla birlikte, vücut ağrılarının olması mutlaka COVID-19 olduğunuz anlamına gelmez. Bu ağrılar ayrıca grip hastalarında yaygın belirtileridir.

covid-19 ve bel ağrısı

2020’de yapılan bir araştırma, COVID-19’lu 210 kişiden oluşan bir grubun yüzde 69,3’ünün semptom olarak ağrı bildirdiğini buldu. Ağrı bildirenlerin % 43.6’sının sırt ve bel ağrısı olmuştur. Bir başka araştırma incelemesi, sırt ağrısının en sık bildirilen COVID-19 semptomlarından biri olduğunu da buldu.

COVID-19 neden bel ağrısına neden olur?

Yaygın vücut ağrıları, kas ağrısı veya eklem ağrısı, COVID-19 ve diğer viral enfeksiyonların yaygın semptomlarıdır. Ağrının öncelikle vücudun bağışıklık tepkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.

COVID-19 enfeksiyonu, bağışıklık sisteminiz tarafından sitokin adı verilen proinflamatuar maddelerin salınımını uyarabilir. 2020 yılında yapılan bir araştırma incelemesi, bu maddelerin, sinirlere etki eden ve beyine ağrı mesajları gönderen prostaglandin E2 adlı bir molekülün oluşumunu uyarabileceğini gösterdi.

bel ağrısı

2020 yapılan başka bir araştırma incelemesi, viral enfeksiyonların neden olduğu kas ağrılarının interlökin-6 adı verilen spesifik bir sitokinin  up-regülasyonu ile bağlantılı olduğunu gösterdi.

Ayrıca COVID-19’a neden olan virüsün ağrı gelişiminde rol oynayan doku hasarına neden olabileceği öne sürülmüştür.

COVID-19’a neden olan virüs, hücrelerinize girmek için anjiyotensin dönüştürücü enzim 2 (ACE2) adı verilen bir enzimi taklit edebilir. Bu enzim için reseptörler iskelet kasları da dahil olmak üzere vücudun birçok yerinde bulunduğu gösterilmiştir. 

Bel ağrısı uzun süreli COVID-19 belirtisi midir?

COVID-19’lu bazı kişilerde, enfeksiyondan sonra gelişen bazı semptomlar haftalar veya aylar sonra da devam eder. Bu kalıcı komplikasyonlara uzun süreli semptomlar denir. En yaygın uzun dönem semptomlarından bazıları şunlardır:

  • nefes darlığı
  • tükenmişlik
  • değişmiş koku veya tat
  • bilinç kararması
  • eklem veya kas ağrısı
  • öksürük

Bazı insanlarda COVID-19 enfeksiyonundan sonra kalıcı bel ağrısı geliştiği bildirilmektedir.

2020 yılında yürütülen bir İtalyan araştırması, COVID-19 semptomlarının başlamasından sonraki 2 aylık takipte COVID-19’lu kişilerin yaklaşık yüzde 25’inde kalıcı eklem ağrısı olduğunu buldu. Yorgunluk ve nefes darlığından sonra bildirilen en yaygın üçüncü uzun dönem semptomuydu.

Sonuç

Bel ağrısı ve kas ağrısı, COVID-19’lu kişiler tarafından yaygın olarak bildirilmektedir. Genellikle ağrı, hastalığın erken evrelerinde gelişir ve ilk semptom olabilir. Vücut ağrısının öncelikle bağışıklık sisteminizin COVID-19 enfeksiyonuna verdiği yanıttan kaynaklandığı düşünülmektedir.

Tek başına sırt ağrısına sahip olmak mutlaka COVID-19’un bir belirtisi değildir. Grip gibi diğer viral enfeksiyonlar da vücut ağrılarına neden olabilir. Ağrınızın bir COVID-19 belirtisi olup olmadığından emin olmanın tek yolu, pozitif bir tanı testi yaptırmaktır. Bununla birlikte, pozitif bir tanı testi sonucuyla bile, küçük bir yanlış sonuç olasılığı vardır.

Alqologiya vəya Ağrı Təbabəti Nədir? Alqoloq Kimdir?

Kronik Ağrı Hastalarının Muayenesi ve Teşhisi

Alqologiya vəya Ağrı  Təbabəti  Nədir? Alqoloq  Kimdir? Alqologiya Şöbəsinə Hansı Ağrılar Üçün Müraciət Edilməlidir?

Alqologiya vəya Ağrı Təbabəti nədir?

Alqologiya və ya Ağrı Təbabəti xüsusilə xronik ağrıları və inadkar kəskin ağrıları olan xəstələrin müayinəsi, diaqnostikası və müalicəsi ilə məşğul olan elm sahəsidir.  Xronik ağrılardan əziyyət çəkən xəstələr alqologiya şöbəsi olan xəstəxanalara müraciət etmələri tövsiyyə olunur.

Alqoloq vəya Ağrı Həkimi və Alqologiya

Hər bir şəxs həyatının bəzi periodlarında ağrı hiss edə bilər. Ancaq xronik ağrı tipik ağrılardan fərqlidir. Xronik ağrı ən azı 3 ay davam edən ağrıdır və artritdən xərçəng xəstəliyinə qədər bir çox səbəbi var. Xronik ağrının olduğu zaman bədənimizdəki zədə sağaldıqdan sonra da beynimizə ağrı siqnalları göndərilməyə davam edir. Bu, bir neçə həftədən bir neçə ilə qədər çəkə bilər. Xroniki ağrı hərəki aktivliyimizi məhdudlaşdıra və gücümüzü və dözümlülüyümüzü azalda bilər. Bu, gündəlik tapşırıqların və fəaliyyətlərin öhdəsindən gəlməyi çətinləşdirə bilər. Xroniki ağrı bədənimizin demək olar ki, hər hansı bir yerində baş verə bilər və bədənin müxtəlif bölgələrində fərqli şəkildə hiss olunar. Əhalinin qocalması, şəkərli diabetin artması və xərçəngdən sağ qalma nisbətlərinin artması ilə əlaqədar qarşıdakı illərdə xroniki ağrıların yayılmasının artması gözlənilir. İsveçdə aparılan epidemioloji araşdırmada xroniki ağrıların əhali arasında yayılmasının 54 faiz olduğu bildirilmişdir. Statistikaya görə dünyada 1,5 milyard insan xronik ağrıdan əziyyət çəkir. Uzun müddət davam edən xronik ağrı şikayətləri həyat keyfiyyətinə mənfi təsir edir. Bu sosial və psixoloji problemlərə səbəb olan əhəmiyyətli bir səhiyyə problemidir. İnsanlar həyatlarını cəhənnəmə çevirən ağrıları alın yazısı olaraq qəbul etməməlidir. Xronik ağrısı və / vəya inadkar kəskin ağrısı olan xəstələr  algologiya (ağrı) poliklinikalarına müraciət edəbilər və  uzman alqoloq (ağrı uzmanı) tərəfindən müayinə edilərək müalicələri təyin ediləcəkdir.

Alqoloq (Ağrı Həkimi veya Alqologiya Uzmanı) kimdir?

Alqoloq (Ağrı həkimi və ya Alqologiya Uzmanı ) algologiya üzrə üst ixtisas (red. Türkiyədə yan dal uzmanlıq) təhsilini bitirmiş həkimlərdir. Alqologiya üzrə üst ixtisas təhsili almaq üçün Anesteziologiya və Reanimasiya, Nevrologiya və ya Fiziki Müalicə və Reabilitasiya üzrə əsas ixtisas uzmanlıq təhsilini bitirmiş və üst ixtisas imtahanında müvəffəqiyyət qazanmış olmaq lazımdır.

Algologiya şöbəsinə hansı ağrıların müalicəsi üçün müraciət edilməlidir?

Alqoloqlar bütün növ xroniki ağrıların, o cümlədən xərçəng xəstəliyi ilə əlaqəli ağrıların, baş ağrılarının, bel ağrılarının, oynaq ağrılarının, damar tıxanması nəticəsində yaranan xroniki ağrıların, dayaq-hərəkət sistemi ağrılarının, nevralgiya və inadkar şiddətli kəskin ağrıların diaqnostikasını və müalicəsini həyata keçirirlər. Mürəkkəb tibbi keçmişi olan və müxtəlif ağrı sindromları olan xəstələr üçün müalicə çoxşaxəli ola bilər və kompleks müdaxilələr tələb edir. Bunlara qabaqcıl dərman müalicəsi, invaziv müdaxilələr və inyeksiyalar, implantasiya edilə bilən və ağrıları azaldan cihazlarla yanaşı trombositlərlə zəngin plazma və kök hüceyrə inyeksiyaları kimi regenerativ müalicələr də daxildir. Ehtiyac duyulduğunda alqoloq digər ixtisaslardan olan həkimlərlə də məsləhətləşə bilər və pasient üçün lazım olan ən optimal və qabaqcıl ağrı müalicəsini təyin edər.

Xroniki ağrı müalicəsinin əsas məqsədi ağrıları azaltmaq, hərəki aktivliyi artırmaq və pasientin həyat keyfiyyətini yaxşılaşdırmaqdır.

Algoloji Nedir? Algoloji Uzmanı (Algolog) Kimdir?

Kök Hücre tedavisi

Algoloji (Ağrı Bilimi) Nedir? Algoloji Uzmanı Kimdir?
Algoloji Bölümüne Hangi Ağrılar İçin Başvurulur?

Algoloji nedir?

Algoloji ya da Ağrı Bilimi, özellikle kronik ağrısı ve / veya tedaviye dirençli akut ağrısı olan hastaların muayenesi, teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalıdır. Kronik ağrısı olan hastalar sağlık kuruluşlarında bulunan algoloji (ağrı) kliniklerine başvurabilir.

Algoloji uzmanı

Herkes hayatının bir döneminde ağrı hissedebilir. Ancak kronik ağrı, tipik ağrıdan farklıdır. Kronik ağrı, en az 3 ay süren ve disk kaymasından kansere kadar birçok nedeni olan ağrıdır. Kronik ağrı olduğunda, yaralanma iyileştikten sonra bile ağrı sinyalleri beynimize gönderilmeye devam eder. Bu, birkaç haftadan birkaç yıla kadar sürebilir. Kronik ağrı, motor aktivitemizi sınırlayabilir ve gücümüzü ve dayanıklılığımızı azaltabilir. Bu, günlük görevler ve aktivitelerle başa çıkmayı zorlaştırar. Kronik ağrı vücudumuzun hemen hemen her yerinde ortaya çıkabilir ve vücudun farklı bölgelerinde farklı şekilde hissedilir.

Yaşlanan nüfus, diyabetteki artış ve kanserden sağ kalım oranlarındaki artış nedeniyle kronik ağrı prevalansının önümüzdeki yıllarda artması beklenmektedir. İsveç’te yapılan bir epidemiyolojik çalışmada, kronik ağrı prevalansının yüzde 54 olduğu bulundu. İstatistiklere göre, dünya çapında 1,5 milyar insan kronik ağrıdan muzdarip.

Kronik ağrı şikayetlerinin uzun sürmesi yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Bu, sosyal ve psikolojik sorunlara neden olan önemli bir sağlık sorunudur. İnsanlar hayatlarını cehenneme çeviren acıları kader olarak kabul etmemelidir. Kronik ağrısı ve / veya tedaviye dirençli akut ağrısı olan hastalar sağlık kuruluşlarında bulunan algoloji (ağrı) kliniklerine başvurabilir ve algoloji uzmanları tarafından tedavi edilerek kaliteli yaşama kavuşabilirler.

Algoloji Uzmanı (Ağrı Hekimi veya Ağrı Uzmanı) kimdir?

Algoloji uzmanı(Ağrı uzmanı veya algolog) Algoloji üzerine yan dal eğitimini tamamlamış hekimlerdir. Algoloji yan dal eğitimi alabilmek için mutlaka Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Nöroloji veya Fizik Tedavi ve Reabilitasyon ana uzmanlık eğitimini bitirilmiş olunması ve yan dal sınavında başarılı olunması gerekmektedir.

Algoloji Bölümüne hangi ağrıların tedavisi için başvurulur?

Algoloji uzamanları kansere bağlı ağrı, baş ağrısı, sırt ağrısı, eklem ağrısı, damar tıkanıklığının neden olduğu kronik ağrı, kas-iskelet ağrısı, nevralji ve kalıcı şiddetli ağrı dahil olmak üzere her türlü kronik ağrıyı teşhis eder ve tedavi eder. Karmaşık bir tıbbi geçmişi ve çeşitli ağrı sendromları olan hastalar için tedavi multidisipliner olabilir ve karmaşık müdahaleler gerektirir. Bunlar arasında gelişmiş ilaç tedavisi, invaziv müdahaleler ve enjeksiyonlar, implante edilebilir ve ağrı azaltıcı cihazlar gibi rejeneratif tedavilerin yanı sıra trombositten zengin plazma ve kök hücre enjeksiyonları yer alır. Gerekirse, algoloji uzmanı diğer uzman doktorlara danışabilir ve hasta için en uygun ve gelişmiş ağrı tedavisini belirleyebilir.

Kronik ağrı tedavisinin temel amacı ağrıyı azaltmak, motor aktiviteyi artırmak ve hastanın yaşam kalitesini iyileştirmektir.