Epidural Port ve Morfin Pompası İmplantasyonu

Epidural port

Epidural Port ve Morfin Pompası İmplantasyonu

Ağrı kliniğimizde, geçmeyen ağrılarla uğraşan bireylerin karşılaştığı benzersiz zorlukların farkındayız. Bazı durumlarında geleneksel tedavilere dirençli olduğu görülen kronik ağrılarla mücadele eden bireyler için epidural port ve morfin pompası implantasyonu seçeneği, hastalarımızın yaşam kalitesini önemli ölçüde artırabilecek yenilikçi bir çözüm sunmaktadır.

Epidural port implantasyonu nedir?

Epidural port implantasyonu, ilaçları doğrudan omuriliği çevreleyen epidural boşluğa iletmek için tasarlanmış özel bir işlemdir. Bu hedefe yönelik ağrı tedavisi için epidural alana ince bir kateter yerleştirilir ve deneme süreci başlar. Deneme sürecinde ağrı başarılı bir şekilde kontrol altına alınırsa, kalıcı işlem için tekrar steril ortamda epidural kateter takılır ve cilt altından geçirilerek küçük porta konnekte edilir. Port cilt altına yerletirilir ve yara yeri dikişle kapatılır. Daha sonra ağrı kesici ilaçların sürekli olarak uygulanmasına olanak tanıyarak özellikle kanser ağrısı gibi durumlar için uzun süreli rahatlama sağlar.

Epidural port

İntratekal morfin pompası implantasyonu

İntratekal morfin pompası implantasyonu, titizlikle kontrol edilen miktarda morfini doğrudan omuriliği çevreleyen intratekal boşluğa ileten küçük bir pompanın karın bölgesine yerleştirilmesini içerir. Bu yöntem özellikle diğer tedavilere yanıt vermeyen şiddetli, kronik ağrıların yönetiminde etkilidir.

Daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklayın:

Epidural port ve morfin pompası implantasyonu, inatçı ve yıpratıcı ağrılarla karşı karşıya kalan bireyler için çığır açan çözümleri temsil etmektedir. Ağrı kliniğimizde ağrı uzmanımız Dr. Tural Bayramov, yaşamınızın kontrolünü yeniden kazanmanıza ve uzun süreli ağrılarınızdan kurtulmanıza yardımcı olmak için modern, sofistike ve kanıta dayalı tedavileri güvenli bir şekilde uygulamaktadır.

Epidural ve İntratekal Enjeksiyonlar ve Kateter Takılması

bel, sırt ve boyun ağrılarının girişimsel tedavisi

Epidural ve İntratekal Enjeksiyonlar ve Kateter Takılması

Ağrı kliniğimizde, kişiye özel rahatlama sağlamak için gelişmiş müdahalelere ihtiyaç duyulduğunun farkındayız. Sunduğumuz inovatif yöntemler arasında epidural ve intratekal enjeksiyonlar ile kateter yerleştirme yer almaktadır; bu yaklaşım ilaçları omurga bölgesine ileterek ağrıyı kaynağında gidermekte ve yaşam kalitesini artırmaktadır.

bel, sırt ve boyun ağrılarının girişimsel tedavisi

Epidural ve intratekal enjeksiyonlar nedir?

Epidural ve intratekal enjeksiyonlar, ilaçların doğrudan omuriliği çevreleyen epidural veya intratekal boşluğa (beyin omuriliği sıvısına) uygulanmasını içerir. Bu yöntemlerle etkili bir ağrı yönetimi sağlanırken vücuttaki yan etkiler de en aza indirilir. Bu işlemler özellikle omur kanalı darlığı, bel fıtığı veya geleneksel tedavilere yanıt vermeyen diğer kronik ağrı durumları olan hastalar için uygun olabilir.

Bel fıtığı tedavisinde uygulanan epidural enjeksiyon hakkında kapsamlı bilgi almak için lütfen aşağıdaki bağlantıya tıklşayın:

Epidural ve intratekal kateter takılması

Epidural ve intratekal enjeksiyonlarla birlikte kateter yerleştirilmesi, kesintisiz ağrı rahatlaması sağlamada önemli bir rol oynar. Kateter, epidural veya intratekal boşluğa dikkatlice yerleştirildikten sonra, ilacın uzun bir süre boyunca sürekli olarak verilmesine olanak tanıyarak kronik ağrıyı yönetmek için daha uzun süreli ve istikrarlı bir çözüm sunar. Ağrı uzmanları tarafından çoğunlukla epidural kateter takılması önerilir. İntratekal kateterler çok nadir ve özellikli vakalarda düşünülmektedir.

Epidural ve intratekal enjeksiyonların ve kateterlerin avantajları

Hedefe yönelik tedavi: İlaçlar doğrudan spinal bölgeye verilerek belirgin bir rahatlama sağlanır.

Düşük sistemik yan etkiler: Bu işlemler, alınan ilaçlarla ilişkili görülen sistemik yan etki riskini en aza indirir.

Kesintisiz rahatlama: Kateter yerleştirilmesi, sürekli ve kontrollü bir ilaç enjeksiyonu yapılmasına izin vererek kesintisiz ağrı yönetimi sağlamaktadır.

 

FDA Kanser Ağrısı İçin İntratekal Ağrı Pompasını Onayladı

Synchromed III - intratekal ağrı pompası - haber

FDA Kanser Ağrısı İçin İntratekal Ağrı Pompasını Onayladı

Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), kronik ağrı, kanser ağrısı ve şiddetli spastisitesi olan hastalar için yeni nesil SynchroMed III intratekal ilaç verme sistemini (intratekal ağrı pompası) onayladı.

10 Ekim 2023 tarihinde Medtronic şirketi SynchroMed™ III intratekal ilaç verme sisteminin FDA tarafından kronik ağrı, kanser ağrısı ve şiddeti spastisite için onayladığını bildirdi. Merkezi İrlanda’nın Dublin kentinde bulunan Medtronic plc, insanlığın karşı karşıya olduğu en zorlu sağlık sorunlarını araştırarak ve çözümler bularak cesurca mücadele eden dünyanın önde gelen sağlık teknolojisi şirketidir.

Synchromed III - intratekal ağrı pompası - haber

SynchroMed III, küçük, pille çalışan programlanabilir bir pompaya bağlı bir kateter aracılığıyla doğrudan omuriliği çevreleyen sıvıya ilaç verir. İntratekal ilaç verme (intratekal ağrı pompası) tedavisi, kronik ağrı, kanser ağrısı veya şiddetli spastisitenin tedavisinde sistemik ilaçlara kıyasla daha fazla etkinlik gösterir, daha az yan etkisi vardır ve hekim kontrolü altında sistemin yönetilmesi hem güvenli hem de etkilidir.

SynchroMed III sistemine takılmış hastalara gerektiğinde 1,5 ve 3 Tesla manyetik rezonans görüntüleme (MRG) cihazları kullanılarak tanısal görüntüleme işlemleri yapılabilecektir.

Yeni Referans Kitap “KANSER AĞRISI” Yayımlandı

KANSER AĞRISI - Kapak

Kanser Ağrısı Tedavisinde Yeni Referans Kitap “KANSER AĞRISI” Yayımlandı

Kronik ağrılar içinde önemli bir yer tutan kanser ağrısı, en az kanserin kendisi kadar korkutucu bir kavramdır. Birçok hekim hastalarından “kanserden değil, ağrı çekmekten korkuyorum” cümlesini duymuştur. Ne yazık ki kanser tedavisine odaklanırken ağrı yönetimi göz ardı edilebilmektedir. Oysa ki yaşam kalitesini bozan ağrı, hastaları umutsuzluğa sevk etmekte, tedaviye ve hekime güveni sarsmakta, hatta bu nedenle kanser tedavi süreci kesintiye uğrayabilmektedir. Kanser ağrısının çok boyutlu yapısı göz önünde bulundurularak ilaç tedavisi ve/veya girişimsel algolojik (ağrı) yöntemler, gereksinime göre ve destek tedavilerle kombine edilerek doğru zamanda hastaya özgü değerlendirilerek uygulanmalıdır.

Kanser ağrısı - KapakKanser ağrısı kitabı - Tural

Yazarlardan birinin de Dr. Tural Bayramov olduğu “KANSER AĞRISI” kitapı Akademisyen kitabevi tarafından yayımlandı. Editörlerinin Prof. Dr. Mehmet Sacit Güleç, Prof. Dr. Gül Köknel Talu ve Prof. Dr. Gülçin Şenel olan kitabın yazılmasında Türk Algoloji-Ağrı Derneğinin önemli desteği bulunmaktadır.  “KANSER AĞRISI” kitabında 11 farklı disiplinden uzmanların bir araya gelmesi ile Kanser Ağrısına Yaklaşım, Kanser Ağrı Yönetimi, Özellikli Konular ve Palyatif Bakım ana başlıkları altında 37 konu ele alınmıştır. Kanser hastalarının ağrı tedavisi konusunda referans olan bu kitap Türkiye’de hastaların daha kaliteli tıbbi hizmet almasına yardımcı olacaktır.

Radyofrekans Tedavisi Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?

Radyofrekans tedavisi

Radyofrekans Tedavisi Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?

Radyofrekans Tedavisi Nedir?

Radyofrekans  tedavisi (RF), konservatif tedavilere yanıt vermeyen kronik ağrıyı tedavi etmek için kullanılabilen minimal invaziv bir prosedürdür. Radyofrekans tedavisi, ağrının kaynağı olduğuna inanılan duyusal sinir uçlarını tahrip ederek, tedaviyi takiben ağrı ve diğer ilgili semptomları azaltır.

Bu tedaviyi önermeden önce, hastanın ideal bir aday olduğundan emin olmak için tanısal sinir bloklarının yapılması gerekir. Teşhis amaçlı yapılan bu sinir bloğu, hastanın ağrısına neden olduğuna inanılan sinir bölgesine bir lokal anestetik enjekte edilmesini içerir. Lokal anestezik esas olarak bölgeyi geçici olarak uyuşturur ve ağrı semptomlarının azalmasına neden olur. Radyofrekans lezyonunun etkinliği, hastanın geçici sinir bloğu prosedürüne verdiği yanıttan tahmin edilebilir.

Radyofrekans Tedavisi

Radyofrekans Tedavisi nasıl uygulanır?

Genellikle, radyofrekans ablasyon prosedürlerinin tamamlanması yaklaşık 30 ila 60 dakika sürer. Ağrıya neden olduğu düşünülen sinir, radyofrekans ablasyon prosedürü sırasında hedeflenir. Floroskopi veya ultrason kılavuzluğu kullanılarak hedeflenen sinirlerin yanına küçük bir iğne veya radyofrekans kanülü algoloji uzmanı tarafından yerleştirilir.

İğne yerleştirildikten sonra, iğnenin uygun şekilde yerleştirilmesini sağlamak için küçük elektrik akımları uygulanır. İğne veya kanülün uygun şekilde yerleştirildiği onaylandıktan sonra, bölgeyi uyuşturmak için lokal anestezik enjekte edilir. Daha sonra radyo dalgaları üreten bir elektrik akımı sağlayan radyofrekans jeneratörü kullanılır. Bu radyo dalgaları, hedeflenen siniri 90 saniyeye kadar ısıtır ve bu da hedeflenen sinirin tahrip olmasına neden olur. İğne daha sonra çıkarılır ve prosedür tamamlanır.

İşlemden sonra hastalar iğne yerleştirilen bölgede genellikle birkaç gün içinde rahatsızlık hissedebilirler. Radyofrekans ablasyonla ilişkili riskler şunları içerir: kanama, enfeksiyon veya işlem sırasında kullanılan lokal anestetiğe alerjik reaksiyon.

Nadir görülen yan etkiler şunları içerir: uyuşma, yanma, karıncalanma ve muhtemelen ekstremitelerde güçsüzlük gibi kalıcı değişikliğe yol açabilen sinir hasarı.

Radyofrekans tedavi prosedürleri genellikle uzun süreli ağrının azalmasını sağlar; ancak ağrı yolları zamanla yenilenebilir. Bu nedenle, prosedürün tekrarlanması gerekebilir.

Radyofrekans Tedavisi uygulanan durumlar (hastalıklar)

Radyofrekans tedavisiyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilecek çeşitli durumlar vardır:

Faset eklem ağrısı, kronik omurga ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir. Posterior primer ramusun medial dalının radyofrekans lezyonu faset eklemini denerve edebilir ve bazı hastalar için etkili bir şekilde uzun vadeli ağrının giderilmesini sağlayabilir. Faset eklem ağrısı çeken hastalar için başarılı radyofrekans lezyonu tipik olarak bir yıldan fazla sürer.

radyofrekans tedavisi

Omurganın omurlararası disklerinden kaynaklanan omurga ağrısı, yaygın olarak diskojenik ağrı olarak adlandırılan başka bir yaygın ağrı kaynağıdır. Ağrılı disk tanımlandıktan sonra, radyofrekans lezyonu, ya rami communicans sinir lezyonu yoluyla ya da intradiskal denervasyon teknikleri kullanılarak, omurlararası diskin kısmen denervasyonu için kullanılabilir.

Organik (yapısal) nedenlerin bir sonucu olan koksidodini (kuyruk sokumu ağrısı), koksigeal sinirin radyofrekans lezyonu veya impar gangliyonu ile tedavi edilebilir. Radyofrekans lezyonunu kullanmadan önce, ağrının doğası gereği organik olduğunu doğrulamak için mutlaka tanısal blok gerçekleştirilir.

Sempatik sinirler tarafından iletilen ağrının tedavisi için radyofrekans yöntemi kullanılarak sempatik zincir veya sempatik gangliyonların lezyonu oluşturulur. Oluşturulan bu lezyon, sinir sinyali iletiminin kesintiye uğramasına neden olur.

Gasser ganglionun termokoagülasyonu ile trigeminal nevraljiyi tedavi etmek için radyofrekans tedavisi kullanılabilir. Ayrıca, sfenopalatin ganglion ve stereotaktik kordotomi lezyonu oluşturarak kanser ağrısını tedavi etmek için de bu yöntem kullanılabilir.

Pulsed Radyofrekans tedavisi nedir?

Pulsed radyofrekans (PRF), bazı kronik ağrı durumlarında kullanılabilen iyi bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem yukarıda değinilen geleneksel probun ısıtıldığı radyofrekans nörotomi (RF) tedavisinden farklıdır. Pulsed RF tedavisi, proba aralıklı bir elektrik akımı uygular ve böylece sinirin ısınmasını önler. Bu da sinir hasarını en aza indirir. Pulsed RF tedavisi zayıflığa veya normal duyu kaybına neden olmaz.

Pulsed radyofrekans tedavisi, aşağıdaki durumların tedavisinde yardımcı olabilir:

  • Bel ve bacak ağrısı, radiküler bacak ağrısı veya “siyatik” (Dorsal Kök Ganglion PRF)
  • Bel / kalça ağrısı veya kluneal nöropati (kluneal sinir PRF)
  • Oksipital nevralji (oksipital sinir PRF)
  • Omuz Ağrısı (supraskapüler sinir PRF)
  • Kasık ağrısı
  • Diğer periferik sinir ağrıları

Birçok çalışma, Pulsed radyofrekansın güvenli ve etkili olduğunu göstermiştir ve komplikasyonları nadirdir. Komplikasyonlar arasında enfeksiyon, kanama veya morarma, yakındaki yapılarda hasar, alerjik veya diğer ilaç reaksiyonları bulunur. İşlemin kendisi çok acı verici olmasa da, 2-3 gün içinde tam fayda gelişmeden önce işlem sonrası ağrıda bir alevlenme yaşanabilir.