Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu veya Refleks Sempatik Distrofi Nedir? Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu Nedir?

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (KBAS) merkezi veya periferik sinir sistemindeki işlev bozukluğunun bir sonucu olan kronik bir ağrı durumudur. Daha önce olan bir yaralanmayla ilgili olabilir. Genellikle, bir kolu ya da bacağı etkilemektedir. Bu rahatsızlığa sahip hastalar, gerçek yaralanma veya doku hasarıyla (varsa) orantısız bir ağrı yaşayabilir.

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromunun (KBAS) Belirtileri

İki tür Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (KBAS) vardır: KBAS-I ve KBAS-II. Semptomlar genellikle vücudun belirli bir bölgesinde hissedilir, ancak zamanla dışa doğru yayılabilir. KBAS semptomları şunları içerebilir:

  • Ciltte renk değişikliği
  • Üç ay veya daha uzun süren sürekli ağrı, genellikle “zonklama” veya “yanma” hissi olarak hissedilir
  • Soğuğa veya basınca karşı artan hassasiyet
  • Etkilenen bölgede / bölgelerde şişme
  • Soğuk hissetmekten sıcak veya terli hissetmeye hızlı değişimler
  • Saç veya tırnak büyümesinde bozulma
  • Eklem hareketlerinin veya esnekliğinin azalması
  • Kas spazmları
  • Kas atrofisi (yani kas tonusu ve gücü kaybı)
  • Etkilenen vücut bölgelerinde hareket kabiliyetinin bozulması

Ağrının eşlik edebileceği şişlik ve cildi etkileyen diğer semptomlar (soğuğa karşı artan hassasiyet gibi) genellikle kompleks bölgesel ağrı sendromunun başlangıcında görülür. Bazı araştırmalar, duygusal stresin semptom şiddetinin artmasına neden olabileceğini göstermektedir. Bu durum zamanla onarılamaz hasara yol açabilir. Kas gerginliği veya spazm gibi semptomlar, özellikle cilt pigmentasyonunda azalma ve cilt sıcaklığının azalması, hastalığın ilerlemiş ve muhtemelen geri döndürülemez olduğunu gösterebilir.

KBAS Nedenleri

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır. KBAS bir yaralanma, ameliyat, kalp krizi veya felçten sonra gelişir.

KBAS tip 1 – Refleks Sempatik Distrofi (RSD) olarak da bilinen bu tip, etkilenen uzuvunuzdaki sinirlere doğrudan zarar vermeyen yaralanmadan sonra ortaya çıkar. Kompleks bölgesel ağrı sendromu olan hastaların yaklaşık% 90’ı tip 1’e sahiptir.

KBAS tip 2 –  Kozalji olarak da adlandırılan bu tip, tip 1’dekine benzer semptomlara sahiptir. Ancak tip 2 KBAS, belirgin bir sinir yaralanmasından sonra ortaya çıkar.

KBAS’nun Teşhisi

KBAS teşhisi, fizik muayeneye ve tıbbi geçmişe dayanır. KBAS’ı kesin olarak teşhis edebilecek tek bir test yoktur, ancak aşağıdaki prosedürler önemli ipuçları sağlayabilir:

  • Kemik taraması (sintigrafisi) – Bu prosedür kemiklerde olan değişikliklerin bulunmasına yardımcı olabilir. Damarlardan birine enjekte edilen radyoaktif bir madde, kemiklerinizin özel bir kamera ile görülmesini sağlar.
  • Kemik dansitometresi – Kemiklerinizdeki mineral kaybı, hastalığın sonraki aşamalarında bir röntgende görünebilir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) – MRG testi ile yakalanan görüntüler, diğer koşulları ekarte eden doku değişikliklerini gösterebilir.

KBAS Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kompleks bölgesel ağrı sendromunda, yardımcı olabilecek tedaviler vardır:

  • Fizik Tedavi
  • İlaç tedavisi
  • Biofeedback
  • Akupunktur
  • Sempatik bloklar
  • Omurilik uyarımı (DCS) gibi girişimsel tedaviler

İnvazif olamayan tedaviler

Erken başlangıçlı KBAS olan hastalar için fizik tedavi faydalı olabilir. Bu tedavi aşağıdakilerle ilgili sorunları çözebilir:

  • Hareketlilik
  • Kan akışı
  • Kas gücü
  • Kas tonusu
  • Eklem sertliği

Hastalığın erken evrelerinde fizik tedavinin etkili olduğu, hastaların durumlarının daha da kötüye gitmesini azalttığı ve iyileşmeye yardımcı olduğu bilinmektedir.

KBAS için alternatif tedaviler arasında biofeedback eğitimi bulunur. Bu tedavi, elektroensefalografi gibi ölçümleri okumayı ve bunların ağrıya veya cilt sıcaklığı değişiklikleri gibi semptomlara yanıt olarak nasıl değiştiğin hastaya öğretmeyi içerir. Hasta daha sonra semptomların hafifletilmesine katkıda bulunabilecek gevşeme ve başa çıkma tekniklerini uygular.

Endorfin salınımını teşvik etmek için steril paslanmaz çelik iğnelerin vücuttaki belirli noktalara yerleştirildiği akupunkturun da semptomlarının tedavisinde etkili olabildiği düşünülmektedir.

İlaçlarla Tedavi

Ne yazık ki tek bir ilaç, KBAS’nun tüm semptomlarını çözemez. Bununla birlikte, bazıları bir veya iki semptomu çok iyi ele alabilir . Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’ler) hafif ila orta derecede ağrı ve iltihabı hafifletebilir. Prednizon ve kortizon gibi oral kortikosteroidler de iltihaplanmayı engeller ve ağrının azalmasına neden olabilir. Antikonvülsanlar (sara ilaçları) ve antidepresanlar gibi diğer bazı ilaçlar, varsa kas gerginliğini ve sertliğini etkili bir şekilde tedavi edebilir. Doktor kemik kaybını önlemek veya durdurmak için ilaçlar önerebilir.

Bazı araştırmalar, güçlü bir anestezik olan intravenöz ketaminin düşük dozlarının ağrıyı önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir.

Girişimsel algoloji tedavileri

Algoloji uzmanları tarafından uygulanan sempatik sinir blokları ve/veya nörolizi ağrıların hafifletilmesine ve kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Bunun yanında etkilenen bölgedeki damarların genişlemesine ve kan dolaşımının iyileşmesine neden olur.

Omurilik stimülasyonu (DCS), beyne giden ağrı sinyallerini bozan bir cihazın omurga içerisine cerrahi implantasyonunu içerir. İntratekal pompa implantları, hastanın ihtiyacı olduğunda kişisel olarak kullanabileceği bir uzaktan kumandaya yanıt olarak omurilik sinirlerine ağrı kesici ilaçlar verir. Bunlar, ağrısı geleneksel tedaviye yanıt vermeyen hastalar için seçeneklerdir.

Ayna tedavisi

Bu tür bir tedavi için, beyni kandırmaya yardımcı olmak için bir ayna kullanılır. Bir ayna veya ayna kutusunun önünde otururken, sağlıklı uzvu hareket ettirirsiniz, böylece aynadaki yansımayı beyin KBAS’dan etkilenen uzuv olarak algılar. Araştırmalar, KBAS’lu kişilerin etkilenen uzuvlarının fonksiyonlarının iyileştirilmesine ve ağrının azaltılmasına bu tedavinin yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Çölyak Pleksus Bloğu

Karın ağrısı tedavisi

Çölyak Pleksus Bloğu Hangi Karın Ağrılarının Tedavisinde Önerilir? Nasıl Uygulanır?

Çölyak pleksus bloğu nedir?

Çölyak pleksus bloğu pankreas, mide, karaciğer, dalak, böbreküstü bezleri, ince bağırsaklar ve kalın bağırsağın bir bölümü gibi organ ve yapılardan kaynaklanan kanser, iltihabi durumlar, damarsal sebepli karın ağrılarının tedavisinde sıklıkla başvurulan yöntemlerdendir.

Çölyak Gangilonu

Midenin altında çölyak arterinin yakınında, ancak diyaframın önünde uzanan bir sinir demeti vardır. Bu çölyak sinir demeti, bir ila beş büyük çölyak gangliyonu içerebilir. Bu sinirler ağrı duyusunu karından omuriliğe ve beyne iletir ve böylece harabiyete uğradıklarında geçici olarak işlevleri bozulur ve hasta ağrı hissetmez.

Çölyak pleksus bloğu ile var olan karın ağrısının kaybolması ya da önemli ölçüde azalarak ağrı kesicilerle kontrol altına alınması, bağırsak hareketlerinde artışa bağlı olarak bulantı ve kusmada azalma olması beklenmektedir.

Çölyak pleksus bloğu nasıl uygulanır?

Çölyak pleksus bloğu ameiyathane koşullarında yapılmaktadır. Uygulanacak olan girişimsel algoloji tedavi uygulaması ultrasonografi veya floroskopi adı verilen X-ışını yayarak görüntü sağlayan cihaz eşliğinde uzman hekim tarafından gerçekleştirilmektedir.

Doktor, enjeksiyon iğnesinin doğru yerleştirildiğini doğrulamak için kontrast boya kullanabilir. İğnenin doğru pozisyonda olduğundan emin olduktan sonra anestezik ilaç ve/veya nörolitik ajan enjekte edilir. Nörolitik ajanın amacı, pleksus sinirlerinin dokusunu harabiyete uğratmaktır.

Çölyak Pleksus Bloğu

Hastanın işlemi daha rahat tolere etmesi için kanın oksijenlenme düzeyi, nabız hızı ve kan basıncı dahil yaşamsal belirtileri yakından izlenerek  sakinleştirici ilaç verilmektedir.

Çoğu hasta, ağrının azalmasını tipik olarak 24 saat içinde bildirir. İlk enjeksiyonla tam ağrı tedavisi sağlanamayan hastalara durumlarına göre tekrar enjeksiyonlar önerilebilir. Hastalar adeta aynı gün taburcu edilirler.

Çölyak pleksus bloğunun yan etkileri nelerdir?

Çölyak pleksus bloğunun enfeksiyon ( mikrop kapılması, abse vb. gibi…), kanama, aort diseksiyonu (aort duvarının yırtılması), iç organ yaralanması, pnömotoraks (akciğer zarı delinmesi), intratekal (omurilik) enjeksiyon, epidural (omurilik kılıfı) enjeksiyon, ishal, ağrının geçmemesi veya 24-48 saat süreli bel ağrısı, birkaç gün süreyle kan basıncında düşme gibi yan etkileri olabilir. Detaylı bilgi için algoloji uzmanınızdan bilgi almanız önerilir.

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu

Başarısız bel cerrahisi sendromu

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu

Başarısız bel cerrahisi sendromu, belde omurga ameliyatı ile başarılı bir sonuç alamayan ve ameliyattan sonra devam eden ağrı yaşayan hastaların durumunu tanımlamak için sıklıkla kullanılan çok genel bir terimdir.

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu

Araştırmacılar, lomber laminektomi ameliyatlarının yaklaşık % 10 ila% 40’ının (spinal füzyonlu veya spinal füzyonsuz) başarısız bel cerrahisi sendromuna neden olduğuna inanıyor. Diğer çalışmalar, bel fıtığı için diskektomi geçiren kişilerin % 5 ila % 36’sının bacak ve sırt ağrısının ameliyattan 2 yıl sonra geri döndüğünü göstermektedir.

Ancak, özellikle tekrarlayan ameliyat oranına baktığımızda, daha fazla ameliyat her zaman daha iyi sonuçlar vermez. Yapılan her omurga ameliyatı ile başarı şansı düşer:

  • İlk tekrar ameliyattan sonra % 50 başarı oranı
  • İkinciden sonra % 30
  • Üçüncüden sonra % 15
  • Dördüncüden sonra % 5

Bu nedenle, başarısız omurga ameliyatından sonra her zaman çözüm ameliyat değildir. Bunun yerine, doktor başarısız bel cerrahisi sendromunu yönetmek için cerrahi olmayan tedavilere yönelebilir.

Karın Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir?

Karın Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir?

Karın ağrısının çoğu vakasında tedavinin amacı, ağrınızdan ve rahatsızlığınızdan tamamen veya kısmen kurtulmanızı sağlamaktır. Ancak altta yatan nedenin bilindiği durumlarda ağrının kaynağı daha önemli bir müdahale gerektirebilir.

Yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi

  • Bol su veya diğer berrak sıvılar için
  • Belirli yiyecek türlerinden (aşırı baharatlı, yağlı, asitli veya yağlı yiyecekler gibi) uzak durun.

İlaç tedavisi

Karın ağrısının altta yatan nedenine bağlı olarak doktor farklı grup ilaçları tedavide kullanabilir.

Girişimsel algoloji yöntemleri

Karın ağrılarının altta yatan nedenine bağlı olarak algoloji uzmanı ağrı tedavisi için Çölyak pleksus bloğu ve nörolizi, splanknik blok ve nöroliz, epidural enjeksiyonlar, epidural kateter, ve epidural port, intratekal kateter, seçici sinir blokları ve denervasyonu, tetik nokta enjeksiyonu gibi bir dizi girişimsel algoloji tedavi yöntemleri önerebilir.

Karın ağrısı

Cerrahi tedavi

Bazı durumlarda, altta yatan durum ameliyat gerektirebilir. Bu özellikle enfeksiyon varsa, kanser gibi bir hastalık varsa veya iç organlarda hasar meydana gelmişse önerilebilir.

Göğüs Duvarı Ağrısı Nedenleri, Tanı ve Tedavisi

göğüs duvarı ağrısı

Göğüs Duvarı Ağrısı Nedenleri, Tanı ve Tedavisi

Göğüs duvarı ağrısı nedir?

Göğüs duvarı ağrısı, korkutucu bir deneyim olabilir. Bunun nedeni, bazı göğüs ağrısı türlerinin kalp krizi veya başka bir kalp rahatsızlığının aynı semptomlarını taklit etmesidir. Bununla birlikte, kalp rahatsızlığı ile hiç ilgisi olmayan bazı kas-iskelet sistemi göğüs ağrısı türleri vardır. Bu yazıda, bu ağrının nedenlerinden ve bazı göğüs duvarı ağrı tedavilerinden bahsedeceğiz.

Göğüs duvarı ağrısının karakter olarak künt ağrılı, keskin ve hatta basınç varmış gibi olabilir. Çoğu durumda, hastalar ağrılarının aşağıdaki durumlarda kötüleştiğini bildireceklerdir:

  • Vücudunun üst kısmını hareket ettirmek
  • Derin nefes almak
  • Fiziksel eforla meşgul olma

Göğüs duvarı ağrısının bazı olası nedenleri

Göğüs duvarı ağrısının kesin kaynağının bilinmemesi nadir olmamakla birlikte, bazı olası nedenler şunları içerir:

Yaralanma veya travma: Göğüs duvarı bölgesinde ağrı, bölgeye doğrudan bir darbe veya yaralanma sonucu ortaya çıkabilir.

Artrit: Bazı kanıtlar, kostokondrit semptomlarının osteoartrit veya romatoid artrit gibi dejeneratif eklem durumlarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir.

Fiziksel zorlanma: ağır kaldırma, aşırı fiziksel efor ve hatta şiddetli öksürük dönemleriyle ilişkilendirilmiştir.

Enfeksiyon: Göğüs kafesinin çeşitli yapıları mantarlar, bakteriler veya bir virüsten enfekte olabilir. Bu enfeksiyonlar bölgede tahrişe ve iltihaplanmaya neden olarak ağrı ve rahatsızlık belirtilerine yol açabilir.

Zona hastalığı: Herpes zoster adı verilen bir virüsün neden olduğu zona göğüs bölgesini de etkileyebilir. Göğsün ve sırtın yalnızca bir tarafında zona döküntüleri olur ve beraberinde hasta çok şiddetli ağrıdan şikayetlenir. Zona hasatlığı mümkün olduğunca erken tanısı konulup tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır. Aksi halde ağrılar zona iyileştikten sonra da devam eder. Bu duruma postherpetik nevralji denir.

Tümör: Tümör sonucu ağrı belirtileri ortaya çıkabilir. Aslında kanser akciğer, tiroid veya meme gibi vücudun diğer yakın bölgelerinden göğüs göğüs duvarına yayılabilir.

Kostokondrit ağrısı nedir?

Göğüs kemiğine kaburga bağlayan kıkırdağın iltihabıdır. İlginç bir şekilde, göğüs ağrısı şikayeti olan hastaların yaklaşık % 30’una nihayetinde kostokondrit teşhisi konur. Tipik olarak, kostokondrit ile ilişkili ağrı, kaburgalara ve göğüs kemiğine bağlanan yumuşak dokunun tahriş ve iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Yapılan çalışmalar, bu tür ağrının kadın popülasyonları arasında daha sık görülme eğiliminde olduğunu göstermiştir.

Göğüs duvarı ağrısının teşhisi

Ağrı doktoru kapsamlı bir fizik muayenenin ardından göğüs duvarı ağrısı nednini teşhis edebilir; ancak, semptomlar için diğer olası kaynakları dışlamak için gerekli tahliller ve gelişmiş görüntüleme teknikleri kullanılabilir.

Göğüs duvarı ağrısı tedavisi

İlaç tedavisi

Göğüs duvarı ağrısı olan hastaların tedavisi için altta yatan hastalığa bağlı olarak aşağıdaki ilaçlar kullanılabilir:

  • Ağrı kesici ilaçlarParasetamol, steroid olmayan antienflamatuvar ilaçlar, narkotik analjezikler
  • Antidepresan ve epilepsi (sara) ilaçları
  • Antibiyotikler – enfeksiyöz bir hastalık varsa

Fizik tedavi

Fizik tedavi şunları içerebilir:

  • Germe egzersizleri – göğüs kasları için hafif germe egzersizleri yardımcı olabilir
  • Transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS) adı verilen bir prosedürde, bir cihaz ağrı bölgesine yakın ciltte yapışkan pedler yoluyla zayıf bir elektrik akımı gönderir. Akım, ağrı sinyallerini kesintiye uğratabilir veya maskeleyerek beyninize ulaşmalarını engelleyebilir

Girişimsel algoloji uygulamaları

Göğüs duvarı ağrısının tedavisi için, tetik nokta enjeksiyonu, kortikosteroid enjeksiyonları ve tanısal sinir blokları, epidural bloklar, sinir kökü blokları, radyofrekans tedavisi, stellat ganglion bloğu, torakal sempatik blok ve Dorsal Kolon Stimülasyonu gibi yöntemler kullanılabilir.

Göğüs Ağrısı Tedavisinde Hangi Yöntemler Önerilir?

Göğüs ağrısı tedavisi

Göğüs Ağrısı Nasıl Tedavi Edilir?

Göğüs ağrılarının başarıyla tedavi edilmesi, altta yatan nedeni tanımlayarak başlar. Göğüs ağrısı ve rahatsızlığının semptomlarını yönetmek için çeşitli tedaviler mevcuttur.

İlaç tedavisi

Aşağıdakiler dahil çeşitli ilaçlar göğüs ağrısı semptomlarınızı etkili bir şekilde yönetebilir:

Kan damarı genişleticiler: Kalbin arterlerini gevşetmek için en sık kullanılan ilaç nitrogliserindir. Bu, kan damarlarınızın dar alanlarından kanın daha serbestçe akmasına izin verir.

Aspirin: Çoğu durumda, ağrının altta yatan kaynağı bir kalp rahatsızlığına bağlıysa, doktorunuz aspirin almaya başlamanızı önerebilir.

Göğüs ağrısı tedavisi

Trombolitik tedavi: Bu tedavi, pıhtı çözücü bir ilacın intravenöz olarak enjekte edilmesini içerir ve bu, mevcut kan pıhtılarını parçalama görevi görür.

Kan sulandırıcılar: Akciğerlerde veya kalpteki damarlardan birinde kan pıhtısı teşhisi konan kişilere önerilir. Bu ilaçlar, kan pıhtılarının oluşumunu engelleyerek etki eder.

Asit baskılayıcı ilaçlar: Asit düşürücüler tipik olarak göğüs ağrısı veya gastroözefageal reflü hastalığı veya asit reflü ile ilişkili rahatsızlıktan muzdarip kişilere reçete edilir.

Antidepresanlar: Bazı durumlarda göğüs ağrısı ve rahatsızlığının semptomları panik atakla ilişkilendirilir. Antidepresanlar ve anksiyete için kullanılan ilaçlar yardımcı olabilir.

Fizik tedavi

Göğüs ağrısını hafifletmek için diğer tedavilerle birlikte fizik tedavi de kullanılabilir.

Esnekliği artırmayı ve gövde ve sırt kaslarını güçlendirmeyi amaçlayan egzersizler önerilebilir. Fizik tedavi, göğüs ağrısına neden olan gergin kasları iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Göğüs ağrısı tedavisinde girişimsel algoloji yöntemleri

Göğüs ağrısının tedavisi için, bazı durumlarda kortikosteroid enjeksiyonları ve tanısal sinir blokları, Stellat ganglion bloğu, Torakal Sempatik Blok ve Dorsal Kolon Stimülasyonu kullanılabilir.

Cerrahi tedavi

Göğüs ağrısı ve rahatsızlığının daha ciddi nedenleri için, doktor koroner anjiyoplasti , koroner bypass ameliyatı, aort diseksiyonu ameliyatı ve d. cerrahi yöntemler önerebilir.

Kronik Migren Tedavisi İçin Botoks Enjeksiyonu

Kronik migren tedavisi için Botoks enjeksiyonu

Kronik Migren Tedavisi İçin Botoks (Onabotulinum toxin A) Enjeksiyonu

Günümüzde kronik migren baş ağrısı tedavisinde altın standart yöntemlerden olan Botoks enjeksiyonu kliniğimizde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bu yazımızda kronik migren tedavisi için Botoks enjeksiyonu ile ilgili genel bilgi vermekteyiz. 

Botoks nedir?

Botoks, botulizme neden olan bakteriler tarafından üretilen bir nörotoksindir (Onabotulinum toxin A). Botulinum toksini saflaştırılıp belirli bölgelerde küçük dozlarda kullanıldığında yaklaşık 3 ay süreyle geçici olarak kas kasılmalarını azaltır.

Kronik migren tedavisi için Botoks enjeksiyonu

Migren tedavisi için Botoks enjeksiyonu

Çoğu kişi “Botulinum” (Botox) kelimesini duyar duymaz otomatik olarak kırışıklıklar için tedaviyi düşünür. Bununla birlikte, Botox farklı hastalıkların tedavisinde kullanılmakta ve  2010 yılında, FDA tarafından kronik migren tedavisinde kullanım için onaylandı ve birçok hasta tedavilerinin başarılı olduğunu bildirdi.

Hastanın en az 3 ay süreyle, ayda 15 veya daha fazla gün baş ağrısı yaşaması ve bu baş ağrılarından en az 8 gününün migren özellikleri taşıması kronik migren olarak tanımlanmaktadır.

Botoks nasıl etki eder?

Kronik migren tedavisi için Botoks genellikle belirlenmiş 31 noktaya enjekte edilir, ve enjekte edildiği yerin etrafındaki sinir uçlarına girer ve ağrı iletimi ile ilgili kimyasalların salınmasını engeller. Bu, beyindeki ağrı ağlarının aktivasyonunu engeller.

Migren başağrısı için Botoks tedavisi nasıl uygulanır?

Kronik migren tedavisi için Botoks enjeksiyonu uygulaması  yaklaşık 15-20 dakika sürer. Doktor çok küçük bir iğne kullanır. Alın, baş ve boyun bölgesindeki sığ kaslara az miktarda Botoks enjekte eder. Her tedavi tipik olarak 31 enjeksiyon içerir.

Botox enjeksiyonlarının en sık görülen yan etkisi boyun ağrısıdır ve rahatsızlığı azaltmak için buz torbası kullanılması önerilir.

Botox enjeksiyonu 3 ay sonra tekrar yapılabilir ve maksimum faydayı görmek altı ayı bulabilir. Bu arada, herhangi bir ilaç etkileşimi riski olmadan normal ilaçlara devam edebilebilir.

Kronik migren tedavisi için Botoks enjeksiyonu doğru hastaya, doğru noktalara ve doğru dozda uygulanmalı ve komplikasyonları göz önünde bulundurulmalıdır. Bu sebebten deneyimli doktorlar tarafından uygulanmalıdır.

Kronik Pelvik Ağrı Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

Karın ağrısı - kronik pelvik ağrı

Kronik Pelvik Ağrı Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

Kronik pelvik ağrı tedavisi, hastanın yaşadığı ağrının türüne veya altta yatan nedene bağlı olabilir. Bu yazımızda kronik pelvik ağrısının tedavisinde önerdiğimiz ve hastanın yaşam kalitesine pozitif katkı sağlayan yöntemleri ele almaktayız.

Kronik pelvik ağrı ve ilaç tedavisi

Hafif ila orta şiddetli ağrı, ilaç tedavisi gibi invazif olmayan tedavilerden fayda sağlayabilirken, daha şiddetli kronik ağrı, girişimsel algoloji yöntemlerinin kullanılmasını gerektirebilir.

Kronik pelvik ağrı

Bazı pelvik ağrı vakalarında etkili olabilecek ilaçlar, steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçları  içerir. Hafif ila orta şiddette ağrıya fayda sağlayabilecek diğer ilaçlar arasında hormon ilaçları, antibiyotikler, antidepresanlar veya antikonvülsanlar (sara ilaçları)  bulunabilir. Antikonvülsan ilaçlar sinir hasarının semptomlarını etkili bir şekilde hafifletebilir.

Kronik pelvik ağrı tedavisinde girişimsel algoloji yöntemleri

Pelvik ağrı için sinir blokları

Sinir bloğu, orta ila şiddetli pelvik ağrıyı hafifletmek için klinikte gerçekleştirilen minimal invaziv bir prosedürdür. Bu, vücudun bu bölgesi ile ilişkili ana sinirlerden veya sinir kümelerinden gelen kronik ağrı sinyallerini engellemek için yapılır.

Pelvik ağrı için sempatik bloklar

Superior hipogastrik pleksus ve İmpar ganglion bloğu ve/veya nörolizi, görüntüleme tekniklerinin kullanılmasını içerir, böylece bir iğne bu sinir yapılarının çevresine yerleştirilebilir. Lokal anestezik ve/veya nörolitik ilaçlar uygulandığında, sinirin ağrılı durumlar hakkında beyne sinyaller gönderme yeteneğini engelleyebilir.

Tetik nokta enjeksiyonları

Doktor hastanın ağrı hissettiği belirli noktalar bulursa, bu ağrılı noktalara (tetik noktaları) uyuşturucu bir ilacın enjekte edilmesinden fayda sağlayabilir. Genellikle uzun etkili bir lokal anestezik olan ilaç ağrıyı engelleyebilir ve rahatsızlığı hafifletebilir.

Nöromodülasyon: Dorsal Kolon Stimülasyonu ve Sakral Sinir Stimülasyonu

Nöromodülasyon, ağrı sinyalinin beyne ulaşamaması için sinir yollarını bloke eden bir cihaz yerleştirmeyi içerir. Pelvik ağrının nedenine bağlı olarak algoloji uzmanı tarafından uygun durumlarda Dorsal Kolon Stimülasyonu (ağrı pili) ve Sakral Sinir Stimülasyonu (mesane pili) gibi yöntemler önerilebilir.
Ağrı pili veya spinal kord stimülatörü
 
 

Kronik pelvik ağrı ve fizik tedavi

Germe egzersizleri, masaj ve diğer gevşeme teknikleri kronik pelvik ağrını iyileştirebilir. Transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS) adı verilen tıbbi bir alet kullanarak belirli ağrı noktalarını hedefleyerek fayda sağlanabilir. TENS, yakındaki sinir yollarına elektriksel uyarılar sağlar.

Kronik pelvik ağrı ve psikoterapi

Pelvik ağrı depresyon, cinsel istismar, kişilik bozukluğu, sorunlu bir evlilik veya bir aile krizi ile iç içe geçmişse, bir psikolog veya psikiyatrist ile konuşma yararlı olabilir. Bilişsel davranışçı terapi ve biofeedback gibi farklı psikoterapi türleri vardır. Ağrının altında yatan nedeni ne olursa olsun, psikoterapi ağrıyla başa çıkmak için stratejiler geliştirilmesine yardımcı olabilir.

Kronik pelvik ağrı ve cerrahi tedavi

Kronik pelvik ağrıya neden olan altta yatan bir sorunu belirlemek ve/veya tedavi etmek için doktor aşağıdaki cerrahi ameliyatları önerebilir:

  • Endometrioz varsa, hekim laparoskopik cerrahi kullanarak yapışıklıkları veya endometriyal dokuyu çıkarabilir.
  • Nadiren karmaşık vakalarda, doktor uterusu (rahim) (histerektomi), fallop tüplerinin (salpenjektomi) veya yumurtalıkların (ooferektomi) alınmasını önerebilir.

Bu ameliyatların önemli sağlık sonuçları vardır. Bu seçeneği önermeden önce doktor faydaları ve riskleri ile ilgili ayrıntılı olarak hastayı bilgilendirir ve hastayla birlikte ortak karar verilir.

Juvenil Artrit Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Juvenil Artrit

Juvenil Artrit Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Juvenil artrit nedir?

Juvenil artrit, 16 yaşın altındaki çocuklarda gelişen çeşitli enflamatuar ve otoimmün hastalıkları tanımlar. Juvenil idiyopatik artrit, juvenil artritin en yaygın türüdür. Teşhis alabilmek için çocuğun en az altı hafta boyunca en az bir eklemde şişliğin ilk aşamalarını yaşaması gerekir. Juvenil artrit

Şu anda juvenil artritin bilinen bir nedeni yoktur. Bazı kanıtlar bu hastalığın gelişmesinde genetik bir yatkınlığın olabileceğini göstermektedir. Juvenil artritin doğru teşhisi, uygun tedavi için çok önemlidir.

Juvenil Artrit Nasıl Tedavi Edilir?

Juvenil artrit tedavisinin amacı, çocuğun yaşam kalitesini iyileştirme ve  iltihap ve ağrıyı azaltmaktır. Genellikle sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite, ilaç ve göz bakımı kombinasyonu önerilir. 

Bu rahatsızlığı olan bir çocuk için özel tedavi planı geliştirilir, ve genellikle farklı uzmanlık alanlarından sağlık hizmeti sağlanır. Sağlık ekibi bir göz doktoru, diş hekimi, pediatrik romatolog, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı, algolog, hemşire ve fizyoterapisti içerebilir. Sağlık ekibi, bir çocuğun durumunu değerlendirip izleyecek ve gerektiği şekilde tedavi planını ayarlayacaktır. 

Her çocuk artrit tedavisine farklı tepki verdiği için bu çok önemlidir. Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAID’ler) ve analjezik ilaçların yanı sıra hastalığı modifiye eden anti-romatizmal ilaçlar (DMARD), juvenil artriti tedavi etmek için yaygın olarak kullanılan iki ilaç türüdür.

Sık rastlanan diğer artrit türleri

Romatoid Artrit Nedir ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Romatoid artrit

Romatoid Artrit (İltihablı Romatizma) Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Romatoid artrit nedir?

Romatoid artrit (iltihablı romatizma), eklemlerin hemen hemen hepsini etkileyebilir. Eklemleri kaplayan zarların iltihaplanması sonucu ortaya çıkan kronik iltihaplı bir hastalıktır. Romatoid artrit eklem ağrısı, şişme, sertlik gibi semptomlara neden olur ve genellikle dokunulduğunda sıcak olduğu hissedilir. Daha ağır vakalarda organ hasarına neden olabilir. İltihablı romatizma genellikle iki taraflı olarak görülür, yani vücudun bir tarafındaki bir eklem iltihaptan etkilenirse, vücudun diğer tarafındaki aynı eklem de genellikle etkilenir. Romatoid artrit ile ilişkili semptomların ciddiyeti değişir ve günden güne değişebilir. Bununla birlikte, semptomlar aniden artarsa buna alevlenme denir. Bir alevlenme meydana geldiğinde, birkaç günden aylara kadar sürebilir. 

Romatoid Artrit

Romatoid artrit otoimmün hastalık olarak kabul edilri. Normal koşullar altında vücudun bağışıklık sistemi, bakteri ve virüsler dahil olmak üzere yabancı maddelere saldırarak ve onları yok ederek vücudu korumak için hareket eder. Ancak bu hastalarda vücudun bağışıklık sistemi yanlışlıkla eklem dokusuna saldırır. Bu anormal bağışıklık sistemi reaksiyonu, yalnızca eklem hasarına değil, aynı zamanda organ hasarına da neden olan iltihaplanma ile sonuçlanır.

Ciddi eklem hasarını ve organ hasarını önlemek için romatoid artritin erken teşhisi şarttır.

Romatoid artrit nasıl tedavi edilir?

Romatoid artrit tedavisinin hedefleri, ağrıyı ve iltihabı azaltmak ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktır. Reçetesiz verilen ağrı kesiciler ve reçeteyle verilen ilaçlar, iltihablı romatizma semptomlarını azaltmak için genellikle oldukça etkilidir. Özellikle anormal bağışıklık sistemi tepkilerini baskılamak için kullanılan ilaçlar, romatoid artritin yönetimi için etkilidir ve remisyon durumuna yol açmaya da yardımcı olabilir. Bu, bu hastalıkla ilişkili iltihabın çözüldüğü veya aşırı derecede düşük olduğu anlamına gelir. 

Bir hasta remisyonda olsa bile, düzenli laboratuvar testlerle ve fiziksel muayenelerle doktor tarafınca düzenli izlenecektir. Bu hastaların düzenli aralıklarla izlenmesi, tedavinin durumları için ne kadar işe yaradığını belirlemeye yardımcı olacaktır. Ek olarak, romatoid artrit semptomları yeniden ortaya çıkmaya başlarsa, doktor ilaç dozajını ayarlayabilir veya yeni bir ilaç türü reçete edebilir.

Romatoid artritli hastalara, eklemlerini esnek tutmaya yardımcı olacağından fiziksel olarak aktif kalmaları da tavsiye edilir. Ek olarak, bu hastaların, olası yaralanmalardan kaçınmak için uygun egzersiz tekniklerini öğrenmesi gerek. Egzersiz ve fizik tedaviye ek olarak, romatoid artritli hastalar uygun bir diyetle beslenmeleri ve sağlıklı bir kiloda kalmaları için teşvik edilir. Bu tavsiyelere uyan hastalar ağrı seviyelerinde dramatik bir iyileşme fark edebilirler.

Sık rastlanan diğer artrit türleri