Transforaminal Epidural Enjeksiyon Nedir? Kimlere Uygulanır?

Bel fıtığı tedavisinde transforaminal steroid enjeksiyonu

Transforaminal Epidural Steroid Enjeksiyonu Hangi Hastalara ve Nasıl Uygulanır?

Transforaminal Epidural Enjeksiyon nedir?

Transforaminal epidural enjeksiyon, siyatik, bel fıtığı, boyun fıtığı veya diğer sırt problemlerinin neden olduğu boyun,kol, bel, bacak ve ayaklarınızdaki ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilen girişimsel algoloji tedavi yöntemlerinden biridir.

Omuriliğinizden kollarınıza ve bacaklarınıza uzanan sinirleriniz var. Bu sinir “köklerinden” biri (omuriliğinize en yakın uçu), hasar görmüş bir disk veya başka bir durum nedeniyle tahriş ve iltihaplandığında, boynunuzdan kollarınıza veya sırtınızdan bacaklarınıza ve ayaklarınıza yayılan ağrıya neden olur.  Transforaminal epidural enjeksiyon

Enjeksiyonu yapılan bir steroid (kortizon) ilaç sinir kökünde oluşan iltihabı azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. Omurganızla omuriliğiniz arasındaki bölgeye sinir kökünün çıktığı yere enjeksiyon yapılır.

 

Transforaminal Epidural Enjeksiyon nasıl yapılır?

Öncelikle, hastayı rahatlatmak için damar yolu açılacaktır. Ardından, floroskopi masasında karnınızın üstüne (yüzüstü) yatarsınız. Anestezi teknikeri kan basıncı, kanda oksijen düzeyi, kalp atımı gibi hayati fonksiyonların monitorizasyonunu yapar ve damar yolundan sakinleştirici ilaç verilir.

Algoloji uzmanı, lokal anestezi ile enjeksiyon yapılacak bölgeyi uyuşturacaktır. Ardından, bir floroskop (röntgen) eşliğinde:

  • Ağrınıza neden olan sinir kökünü hedef alarak ince bir iğneyi yerleştirirlir
  • İğnenin doğru şekilde yerleştirildiğini doğrulamak için radyoopak (röntgende gözüken ajan) bir boya enjekte edilir
  • Anestezik (geçici ağrı kesici) ve / veya steroid (kortizon) karışımı enjeksiyonu yapılır
  • Radyasyona maruz kalma minimum düzeydedir.
  • Genellikle prosedür yaklaşık 20 dakika sürer. Aynı gün eve gidebilirsiniz.

İşlem sırasında hekim ve hastanın iletişim kurması önemlidir. Epidural iğnenin yerleştirilmesi veya ilacın enjeksiyonu sırasında ciddi bacak ağrısı tetiklenirse, doktor işlemi hemen durduracak ve iğnenin konumunu ve ağrının kaynağını kontrol edecektir.

Transforaminal Epidural Enjeksiyon ne kadar etkilidir?

Bazı hastalar enjeksiyondan sonraki 30 dakika içinde ağrının azaldığını bildirir, ancak anestezinin etkisi geçtikçe ağrı birkaç saat sonra geri gelebilir. Daha uzun süreli rahatlama, steroid (kortizon tipi ilaçlar) çalışmaya başladığında genellikle iki ila üç gün içinde başlar. Ağrı kesici sürenin ne kadar süreceği her hasta için farklıdır. Bazıları için rahatlama birkaç ay veya daha uzun sürer.

Genellikle, ilk enjeksiyondan çok az rahatlama elde eden hastalar, ikinci veya üçüncü bir enjeksiyondan çok az fayda görür. Dejeneratif lomber kanal stenozu olan hastalar ve önceki tedavileri başarısız olan hastalar, transforaminal epidural steroid enjeksiyonlarını takiben ayakta durma ve yürüme toleransını önemli ölçüde artırabilir.

Yapılan bilimsel çalışmaların çoğunda disk herniasyonu ve bacak ağrısı olan hastaların 6 haftada maksimum düzelme elde ettikleri gösterilmiştir. Transforaminal epidural steroid enjeksiyonları için uzun vadeli başarı oranları % 71 ila% 84 arasında değişiyor.

Komplikasyonlar ve yan etkileri nelerdir?

Komplikasyonlar nadirdir ancak baş ağrısı, enfeksiyonlar, kan basıncı değişiklikleri, sinir hasarı, kanama ve iğne giriş yerinde rahatsızlık olabilir. Steroid kullanımı nadiren kan şekeri ve kan basıncında artışa ve ayrıca bacak şişmesine neden olur. Sinir kökünün hasar görmesi gibi en büyük komplikasyon çok nadirdir. Bununla birlikte, algoloji uzmanınız künt bir iğne kullanarak, bu komplikasyon riskini daha da azaltabilir.

İşlemin yan etkileri bacaklarda veya ayaklarda uyuşukluk veya zayıflık, baş dönmesi, baş ağrısıdır. Bu etkiler birkaç saat içinde düzelir.

İşlemden sonra ne olur?

Düzenli diyetinize ve ilaçlarınıza hemen devam edebilirsiniz. 24 saat boyunca araba kullanmayın veya herhangi bir zorlu aktivite yapmayın. Ertesi gün normal aktivitelerinize dönebilirsiniz.

Steroidin çalışmaya başlaması bir hafta kadar sürebilir. 10 gün içinde kendinizi daha iyi hissetmezseniz, daha fazla değerlendirme ve farklı tedavileri görüşmek için algoloji uzmanınıza görünün.

Diz Ağrısı İçin Önerilen Germe ve Güçlendirme Egzersizler

Diz ağrısı ve egzersiz tedavisi

Diz Ağrısı Tedavisinde Önerilen Egzersizler

Diz ağrısı yaygın bir rahatsızlıktır. ABD’de yapılan bir araştırmada her yıl 18 milyon kişi diz ağrısı nedeniyle doktora görünmektedir. Diz ağrılarına aşağıdaki durumlar neden olabilir:

  • aşırı kullanım
  • kireçlenme
  • tendinit
  • bursit
  • menisküs yırtığı
  • diz bağları zedelenmeleri

Diz ağrısını tedavi etmenin yollarından biri hastaların kendi başına yapabileceği germe ve güçlendirme egzersizleridir.

Diz Ağrısı İçin Önerilen Germe ve Güçlendirme Egzersizleri

Diz ağrınız bir yaralanma, ameliyat veya artritten kaynaklanıyorsa, hafif germe ve güçlendirme egzersizleri ağrının azalmasına yardımcı olur ve aynı zamanda esnekliği ve hareket açıklığını iyileştirebilir.

Yaralı veya artritik bir diz için egzersiz yapmak mantıksız görünebilir, ancak dizinizi hareketsiz tutmak daha kötü sonuçlara neden olabilir. Dizinizi hareket ettirmemek sertleşmesine neden olabilir ve bu ağrıyı kötüleştirir ve günlük aktivitelere devam etmenizi zorlaştırabilir.

Hafif germe ve güçlendirme egzersizleri diz ekleminizi destekleyen kasları güçlendirir. Daha güçlü kaslara sahip olmak diziniz üzerindeki etkiyi ve stresi azaltabilir ve diz ekleminizin daha kolay hareket etmesine yardımcı olur.

Diz ağrısı için bir egzersiz programına başlamadan önce, egzersizlerin sizin için güvenli olduğundan emin olmak için doktorunuzla veya fizyoterapistinizle konuştuğunuzdan emin olun. Durumunuza bağlı olarak, bazı değişiklikler önerebilirler.

Diz ağrısı için germe egzersizleri

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi, alt vücut germe egzersizlerinin diz eklemlerindeki hareket açıklığını ve esnekliği iyileştirmeye yardımcı olabildiğini bildirmiştir.

Germe egzersizlerine başlamadan önce, ısınma hareketleri için en az 5 ila 10 dakika ayırmanız önemlidir. Sabit bir bisiklete binmek, yürümek veya eliptik bir makine kullanmak gibi düşük etkili aktiviteler iyi ısınma seçenekleridir.

Isınma hareketleri sonrası, aşağıdaki üç germe egzersilerini yapın ve ardından diz güçlendirme egzersizlerini tamamladıktan sonra bunları tekrarlayın. Bu egzersizlerin haftada en az dört ila beş kez yapılması önerilir.

1. Topuk ve baldır germe egzersizi

Bu germe hareketi, alt bacağınızdaki kasları, özellikle de baldır kaslarınızı hedef alır.

Bu hareketi yapmak için:

  • Duvara karşı durun
  • Ellerinizi duvara koyun ve bir ayağınızı rahatça olabildiğince geriye doğru hareket ettirin. Her iki ayağınızdaki ayak parmakları öne bakmalı, topuklar düz ve dizlerinizde hafif bir bükülme olmalıdır
  • Vücudunuzu öne doğru ayaklarınızı hareket ettirmeden duvardan destek alarak ilerletin ve 30 saniye bekleyin. Arka bacağınızdaki gerginliği hissetmelisiniz
  • Daha sonra bacak pozisyonunu değiştirin ve tekrarlayın
  • Bunu her iki bacak için beş kez gerdirin

Diz Egzersizi 1

2. Kuadriseps germe egzersizi

Bu germe hareketi uyluklarınızın önündeki kasları, özellikle kuadriseps bacak kasınızı hedef alır. Bu hareket, kalça fleksörleriniz ve kuadriseps kaslarınızdaki esnekliği (ön uyluk kasları) artırmanıza yardımcı olur.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir duvarın karşısında durun veya destek için bir sandalye kullanın. Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olmalıdır
  • Bir dizinizi bükün, böylece ayağınız kalçalarınıza doğru yükselir
  • Ayak bileğinizi kavrayın ve rahatça yapabildiğiniz kadar nazikçe kalça kaslarınıza doğru çekin ve 30 saniye bekleyin
  • Başlangıç pozisyonuna dönün ve bacakları değiştirin
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

3. Hamstring germe egzersizi

Bu germe hareketi, diz arkalarınızı, uyluğunuzun arkasındaki kasları hedef alır. Bu hareketi yaptığınızda, gerginliği bacağınızın arkasında ve kalçalarınızda hissetmelisiniz. Ayağınızı öne doğru bükerseniz, baldırlarınızdaki gerginliği de hissedebilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Yere veya minder üzerine uzanın ve her iki bacağı da düzeltin. Ya da daha rahatsa, ayaklarınız yere düz basacak şekilde iki dizinizi de bükebilirsiniz
  • Bir bacağınızı yerden kaldırın
  • Ellerinizi uyluğunuzun arkasına, dizinizin altına yerleştirin ve hafif bir gerginlik hissedene kadar dizinizi yavaşça göğsünüze doğru çekin. Bu acı verici olmamalı
  • 30 saniye bekleyin
  • Bacakları indirin ve diğer bacak için aynı hareketi tekrarlayın
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

Diz ağrısı için germe egzersizleri

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi, alt vücut germe egzersizlerinin diz eklemlerindeki hareket açıklığını ve esnekliği iyileştirmeye yardımcı olabildiğini bildirmiştir.

Germe egzersizlerine başlamadan önce, ısınma hareketleri için en az 5 ila 10 dakika ayırmanız önemlidir. Sabit bir bisiklete binmek, yürümek veya eliptik bir makine kullanmak gibi düşük etkili aktiviteler iyi ısınma seçenekleridir.

Isınma hareketleri sonrası, aşağıdaki üç germe egzersilerini yapın ve ardından diz güçlendirme egzersizlerini tamamladıktan sonra bunları tekrarlayın. Bu egzersizlerin haftada en az dört ila beş kez yapılması önerilir.

1. Topuk ve baldır germe egzersizi

Bu germe hareketi, alt bacağınızdaki kasları, özellikle de baldır kaslarınızı hedef alır.

Bu hareketi yapmak için:

  • Duvara karşı durun
  • Ellerinizi duvara koyun ve bir ayağınızı rahatça olabildiğince geriye doğru hareket ettirin. Her iki ayağınızdaki ayak parmakları öne bakmalı, topuklar düz ve dizlerinizde hafif bir bükülme olmalıdır
  • Vücudunuzu öne doğru ayaklarınızı hareket ettirmeden duvardan destek alarak ilerletin ve 30 saniye bekleyin. Arka bacağınızdaki gerginliği hissetmelisiniz
  • Daha sonra bacak pozisyonunu değiştirin ve tekrarlayın
  • Bunu her iki bacak için beş kez gerdirin

Diz Egzersizi 1

2. Kuadriseps germe egzersizi

Bu germe hareketi uyluklarınızın önündeki kasları, özellikle kuadriseps bacak kasınızı hedef alır. Bu hareket, kalça fleksörleriniz ve kuadriseps kaslarınızdaki esnekliği (ön uyluk kasları) artırmanıza yardımcı olur.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir duvarın karşısında durun veya destek için bir sandalye kullanın. Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olmalıdır
  • Bir dizinizi bükün, böylece ayağınız kalçalarınıza doğru yükselir
  • Ayak bileğinizi kavrayın ve rahatça yapabildiğiniz kadar nazikçe kalça kaslarınıza doğru çekin ve 30 saniye bekleyin
  • Başlangıç pozisyonuna dönün ve bacakları değiştirin
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

3. Hamstring germe egzersizi

Bu germe hareketi, diz arkalarınızı, uyluğunuzun arkasındaki kasları hedef alır. Bu hareketi yaptığınızda, gerginliği bacağınızın arkasında ve kalçalarınızda hissetmelisiniz. Ayağınızı öne doğru bükerseniz, baldırlarınızdaki gerginliği de hissedebilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Yere veya minder üzerine uzanın ve her iki bacağı da düzeltin. Ya da daha rahatsa, ayaklarınız yere düz basacak şekilde iki dizinizi de bükebilirsiniz
  • Bir bacağınızı yerden kaldırın
  • Ellerinizi uyluğunuzun arkasına, dizinizin altına yerleştirin ve hafif bir gerginlik hissedene kadar dizinizi yavaşça göğsünüze doğru çekin. Bu acı verici olmamalı
  • 30 saniye bekleyin
  • Bacakları indirin ve diğer bacak için aynı hareketi tekrarlayın
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

Diz ağrısı için güçlendirme egzersizleri

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi’ne göre, dizinizin etrafındaki kasları düzenli olarak çalıştırarak diz ekleminizdeki stresi azaltmaya yardımcı olabilirsiniz. Dizlerinizi güçlendirmeye yardımcı olmak için hamstringlerinizi, kuadrisepsinizi, kalçalarınızı ve kalça kaslarınızı çalıştıran hareketlere odaklanmanız önerilir.

4. Yarım squat (çömelme)

Yarım squat, dizlerinizi zorlamadan kuadrisepsinizi, kalça kaslarınızı ve dizlerinizi güçlendirmenize olanak sağlar.

Bu hareketi yapmak için:

  • Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olacak şekilde ayakta çömelme pozisyonuna geçin. Denge için ellerinizi kalçalarınızın üzerine veya önünüze koyun
  • Dümdüz ileriye bakarak, yavaşça yaklaşık 25-30cm çömelin. Bu tam bir çömelmenin orta noktasıdır.
  • Birkaç saniye duraklayın, ardından topuklarınızı iterek ayağa kalkın
  • 10 tekrar yaparak 2 ila 3 set yapılması önerilir

5. Ayakta baldır yükselme

Bu hareket, baldır kaslarınızı da içeren alt bacaklarınızın arkasını güçlendirir.

Bu haeketi yapmak için:

  • Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olacak şekilde durun. Bir duvarın yanında durun veya destek için bir sandalyenin arkasına tutunun
  • Ayak parmaklarınızın üzerinde yükselmek için iki topuğunuzu yerden kaldırın
  • Topuklarınızı yavaşça başlangıç pozisyonuna indirin. Baldır kaslarınızı güçlendirmek için bu egzersiz sırasında kontrollü yapılması önemlidir
  • 10 tekrar yaparak 2 ila 3 set yapılması önerilir

6. Ayakta hamstring curl

Ayakta hamstring curl egzersizi, hamstringlerinizi ve kalça kaslarınızı hedef alır. Ayrıca üst bedeninizi ve kalçalarınızı sabit tutmak için iyi bir gövde koordinasyonu ve kuvveti gerektirir.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir duvara karşı durun veya destek için bir sandalye kullanın. Ayaklarınız kalça genişliğinde olmalıdır
  • Bir ayağınızı kaldırın, dizinizi bükün ve topuğunuzu tavana doğru kaldırın. Vücudunuzun üst kısmını sabit tutarken ve kalçalar öne doğru bakarken olabildiğince hareketi devam edin
  • 5 ila 10 saniye bekleyin ve sonra başlangıç pozisyonuna dönün
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak 2 ila 3 set yapılması önerilir

7. Bacak ekstansiyonu

Kendi vücut ağırlığınızı kullanarak kuadrisepsinizi güçlendirmek, dizlerinizde daha fazla baskı oluşmamasına yardımcı olur.

Bu egzersizi yapmak için:

  • Bir sandalyede dik oturun
  • Ayaklarınızı kalça genişliğinde açık olacak şekilde yere düz bir şekilde koyun
  • Dümdüz ileriye bakın, uyluk kaslarınızı kasın ve kalçalarınızı sandalyeden kaldırmadan bir bacağınızı olabildiğince yükseğe uzatın
  • Duraklatın, ardından başlangıç pozisyonuna indirin
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

8. Düz bacak kaldırma

Düz bacak kaldırma, kuadrisepsinizin yanı sıra kalça fleksör kaslarınızı da güçlendirir. Hareketin sonunda ayağınızı dize doğru bükerseniz, diz arkasının da gerildiğini hissedersiniz.

Bu egzersizi yapmak kolaylaştıkça, 1-2 kiloluk bir ayak bileği ağırlığı ekleyebilir ve bacaklarınızda güç oluştururken yavaş yavaş daha ağır bir ağırlığa kadar artırarak çalışabilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir bacak bükülmüş ve bir bacak tam düz uzatılmış olacak şekilde yere uzanın
  • Düz bacağınızın kuadrisepsini kasın ve bükülmüş dizinizle aynı yüksekliğe gelene kadar yavaşça yerden kaldırın
  • Üstte 5 saniye duraklayın, ardından başlangıç pozisyonuna indirin
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

9. Yan bacak kaldırma

Bu egzersiz kalça abdüktör kaslarınızı ve gluteal kaslarınızı çalıştırır. Kalçalarınızın dışında bulunan abdüktör kaslarınız bacaklarınızı kolaylıkla ayağa kalkmanıza, yürümenize ve ayakta dönmenize yardımcı olur. Bu kasları güçlendirmek, kalça ve dizlerdeki ağrıyı önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olabilir.

Bu hareketin yapılması kolaylaştıkça, 1-2 kiloluk bir ayak bileği ağırlığı ekleyebilir ve bacak kaslarınızda güç oluştururken yavaş yavaş daha ağır bir ağırlığa kadar artırarak çalışabilirsiniz.

Bu alıştırmayı yapmak için:

  • Bacaklarınız üst üste gelecek şekilde yan yatın. Başınızı elinize üzerine koyun ve diğer elinizi önünüzde yere koyun
  • Üst bacağınızı rahatça olabildiğince yükseğe kaldırın
  • En üstte kısa bir süre duraklayın, ardından bacağınızı indirin
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

10. Pron pozisyonda (yüzüstü) bacak kaldırma

Bu egzersiz hamstringlerinizi ve kalça kaslarınızı çalıştırır. Bu egzersizin yapılması kolaylaştıkça,    1-2 kiloluk bir ayak bileği ağırlığı ekleyebilir ve bacak kaslarınızda güç oluştururken yavaş yavaş daha ağır ağırlığa kadar artırabilir ve çalışabilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bacaklarınız tam uzatarak karnınızın üzerine uzanın. Başınızın kollarınıza yaslanmasına izin verebilirsiniz
  • Sol kalça ve hamstring kaslarınızı kasarak bacağınızı ağrıya neden olmadan rahatça yapabildiğiniz kadar yükseğe kaldırın. Bu egzersiz boyunca pelvik kemiklerinizi yerde tuttuğunuzdan emin olun
  • Bacağınızı 5 saniye kaldırılmış pozisyonda tutun
  • Bacağınızı indirin, 2 saniye dinlenin ve tekrarlayın
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

Fibromiyalji Nedir? Teşhisi ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Fibromyalgia - Fibromiyalji

Fibromiyalji Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Fibromiyalji Nedir?

Fibromiyalji, kronik, uzun süreli, yaygın kas ağrısı, eklem ağrısı ve yorgunluğa neden olan bir hastalıktır. Ağrı aralıklı olarak azalabilir veya artabilir. Bilinen bir nedeni yoktur, ancak stres ve genetik gibi belirli faktörler kişiyi hastalığa yatkın hale getirebilir. Tedavisi olmamasına rağmen ilaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve diğer terapiler hastanın durumunda rahatlama sağlar.

Fibromiyalji hastalığı nedir?

Fibromiyalji kimlerde olabilir?

Çocuklar dahil herkesde fibromiyalji olabilir. Kadınların bu hastalığa yakalanma olasılığı erkeklerden iki kat daha fazladır. Belirtiler genellikle orta yaşta ortaya çıkar. Romatoid artrit, lupus ve sarkoidoz gibi diğer kronik rahatsızlıklardan muzdarip hastaların % 20 kadarı da fibromiyaljiye sahip olabilir.

Ne tetikler?

Aşağıdakiler gibi belirli koşullar veya olaylar semptomları tetikleyebilir:

  • Erken doğma, taciz, kazalar gibi travmatik yaşam olayları gibi stresörler
  • Viral enfeksiyonlar veya diğer hastalıklar gibi tıbbi durumlar
  • Anksiyete, depresyon, diğer duygudurum bozuklukları
  • Kötü uyku düzeni
  • Egzersiz yapmamak

Belirtileri nelerdir?

Yaygın kas ağrısı ve eklem ağrısı ile birlikte yorgunluk ve kalitesiz uyku, fibromiyaljinin belirleyici semptomlarıdır. Hastalık her hastayı farklı şekilde etkiler. Şunları da hasta deneyimleyebilir:

  • Kaygı veya depresyon
  • İshal veya kabızlık dahil sindirim sisteminde olan sorunlar
  • Yüz veya çene ağrısı (temporomandibular eklem bozuklukları)
  • Baş ağrısı veya migren
  • Hafıza sorunları
  • Ellerde veya ayaklarda karıncalanma veya uyuşma

Fibromiyalji hastasında hassas noktalar

Fibromiyalji atağını ne tetikler?

Bazı şeyler, özellikle stres seviyesinin artıran durumlar, fibromiyalji atağına (alevlenme) neden olabilir. Bunlar aşağıdakileri içerir:

  • Günlük rutinlerde değişiklikler
  • Diyet değişiklikleri veya kötü beslenme
  • Hormon dalgalanmaları
  • Uyku eksikliği
  • İşle ilgili stres, başka bir hastalık, duygusal stres gibi
  • Tedavide olan değişiklikler
  • Uyku düzeninde değişiklik (örneğin, vardiyalı çalışma)
  • Hava veya sıcaklık değişiklikleri

Nasıl teşhis edilir?

Fibromiyaljiyi kesin olarak teşhis eden bir test yoktur. Fibromiyalji tanısı, semptomlara ve fizik muayene sonuçlarına göre klinik olarak onaylanır. Anemi veya tiroid hastalığı gibi diğer yorgunluk nedenlerini dışlamak için temel kan testleri önerilir. Teşhis, semptomlarla birlikte hastanın aile ve tıbbi geçmişine dayanır.

Fibromiyaljisi olan kişiler, çoğu insanı rahatsız etmeyecek ağrıya karşı son derece hassas olma eğilimindedir. Doktor, vücuttaki dokunmaya karşı oldukça hassas olan tetik noktaların veya alanların sayısını değerlendirebilir.

Tanı için, yorgunluk ve hafıza ve konsantrasyon bozukluğu, kalitesiz uyku, depresyon semptomları ve huzursuz olma gibi diğer semptomlarla birlikte üç ay boyunca yaygın ağrı mevcut olmalıdır.

Nasıl kontrol altına alınır veya tedavi edilir?

Fibromiyaljinin tedavisi yoktur. Bazı ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri semptomları iyileştirebilir. Aşağıdaki seçenekler fibromiyalji tedavisinde kullanılabilir:

  • İyileştirilmiş uyku alışkanlıkları
  • Stres yönetimi teknikleri
  • Egzersiz tedavisi
  • Analjezik ilaçlar, antidepresanlar, antikonvülzanlar (sara ilaçları)
  • Tetik nokta enjeksiyonu, Kuru iğne tedavisi
  • Bilişsel davranışçı terapi

Komplikasyonları nelerdir?

Fibromiyalji yaşamı tehdit etmez. Kronik ağrı ve yorgunlukla yaşamak bu hastalığı olanlar için zor olabilir. Fibromiyalji tedavi edilmezse iş hayatı ve günlük aktiviteler daha da zorlaşır ve yaşam kalitesi azalır.

Fibromiyaljiyi nasıl önlenebilir?

Fibromiyaljiye neyin sebep olduğu bilinmediği için gerçekten bu hastalığı önlemek için hangi adımların atılması gerektiğini söylemek zordur. Yine de aşağıdakileri yapmak her zaman iyi bir fikirdir:

  • Stresi en aza indirmek
  • Besleyici bir diyet
  • Yeterli uyku
  • Sağlıklı kilo
  • Artrit, depresyon veya diğer durumların iyi tedavi edilmesi
  • Aktif ve düzenli egzersiz yapılması

Fibromiyalji tanısı alan hastalar için prognoz nedir?

Fibromiyaljisi olan çoğu insan, ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri ile semptomları hafifletebilir. Stresi azaltmak için adımlar attıktan sonra bazen semptomlar kaybolur. Stresli zamanlarda semptomlar geri gelebilir. Az sayıda insan çalışamayacak kadar şiddetli ağrı veya yorgunluk yaşar.

Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyonu

Trigeminal nevralji ve gasser ganglion

Trigeminal Nevraljinin Girişimsel Tedavisi: Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyonu

Gasser Ganglion Bloğu Nedir?

Ganglion, vücudun belirli bir bölgesindeki ağrı için önemli olan birbirine bağlı bir sinir yumağıdır. Gasser ganglion veya trigeminal gangliyon, bazı yüz ağrılarının tedavisinde önemlidir. Gasseri ganglionunu bloke ederek ağrıyı dindirmek mümkündür. 

Gasser ganglionu, kafatasının içinde beyin sapının yanında bulunur ve trigeminal sinirler olarak bilinen üç sinirin başlangıç yeridir. Bu üç dal yüzün duyusunu sağlar. Gasser ganglionu bloğu, radyofrekans makinesinin yardımıyla ısıtılabilen özel bir iğne vasıtasıyla uygulanır. Bu, daha fazla ağrı sinyalini iletilmesini engeller. Bu gangliyondaki sadece ince sinirler bloke edilir. Ganglionun kalın sinirleri hasara uğratılmadığı için gangliyonun geri kalan işlevi bozulmadan kalır. Gasserian ganglion bloğu, Sweet prosedürü olarak da bilinir.

Trigeminal nevralji ve gasser ganglionTrigeminal nevralji tedavisi

Gasser Ganglion Bloğuna ne zaman ihtiyac var?

Trigeminal nevralji, yüzü etkileyen herpes zoster enfeksiyonu (veya “zona”), diğer atipik yüz ağrısı sendromları olan hastalar, bu girişimsel algoloji uygulaması olan perkütan Gasser ganglion radyofrekans termokoagülasyon ile tedavi edilebilir.

Gasser Ganglion Bloğu işlemine girmeden önce nelere dikkat edilmelidir?

Algoloji uzmanı  Gasser ganglion bloğu uygulaması önerirse, hastanın bildirmesi gereken birkaç durum vardır:

  • Hamilelik durumunda X-ray (floroskopi) cihazı kullanıldığı için bu işlemin uygulanması sakıncalıdır
  • Tedavi gününde hastanın ateşi varsa veya başka bir akut hastalığı varsa, yeni bir randevu alınması gerekir.
  • İyot, flaster, anestezik ilaç veya kontrasta alerjisi varsa tedavi için randevu almadan önce algoloji uzmanına bildirilmesi gerekir.
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyorsa, tedavi için randevu almadan önce algoloji uzmanına bilgi verilmelidir.

Gasser Ganglion Bloğu için hasta hazırlığı

Trigeminal sinir bloğu için hastaya hafif sedasyon uygulanır. Lokal anestezikler kullanılabilir. Hasta görüntüleme masasına sırtüstü yatırılır. Damaryolu açılır ve  EKG, kanda oksijen düzeyini ve kan tansiyonu monitorizasyonu sağlanır. Hastaya işlem için gerekli pozisyon verilir.

Bloğun doğru yeri floroskopi yardımı ile belirlenir. Blok için giriş yapılacak cilt bölgesi  antiseptik solüsyonla temizlenir. Algoloji uzmanı bölgeyi steril örtülerle kapatır. Damar yolundan sakinleştirici ilaç enjekte edilir. Floroskopi altında  ağrı uzmanı iğneyi Gasser ganglionunun yakınında doğru konuma yerleştirir. Daha sonra Gasser ganglionuna küçük elektrik akımı bu iğneyler verilir. Hasta yüzünde karıncalanma hissedecek. Bunu hissettiğinde, hemen tedavi eden ağrı uzmanına söyler ve ağrılı hale gelmesinin önüne geçilir. Algoloji uzmanı hastaya hissi nerede hissettiğini sorar. İğne doğru yerde ise hasta uyutulur ve algoloji uzmanı, Gasser ganglionunu bloke etmek için iğne yoluyla bir radyofrekans (RF) elektrik akımı verecektir. 

Günümüzde radyofrekans (RF) termokoagülasyonu yerine, Gasser ganglionunu bloke etmek için pulsed radyofrekans (PRF) elektrik akımları da kullanılabilir. Amma çalışmalar pulsed RF yönteminin daha az fayda sağladığını göstermiştir. Tedaviden sonra hastanın hastanede 2-3 saat kalması gerekir. Bu tedaviden sonra, hastanın algoloji uzmanından altı ila sekiz hafta sonra kontrol randevusu alması gerekir. Tedavinin etkisi kontrol edilecek ve daha sonraki tedavi planı hastayla tartışılacaktır.

Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyon ve Trigeminal Nevralji
Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyon

Gasser Ganglion Bloğu uygulamasının tehlikeleri ve yan etkileri nelerdir?

İşlem sonrasında aşağıdaki komplikasyonlar veya yan etkiler ortaya çıkabilir:

  • Kullanılan iğne küçük kan damarlarına hasar vererek yanakta kanama meydana gelmesi neden olabilir.
  • Nadir durumlarda, mukoza zarındaki bakteri beyin sıvısına girerek menenjite neden olabilir.
  • Tedaviden sonraki 6-12 saat içinde baş ağrısı ve ense sertliği ile birlikte ateş ortaya çıkarsa, derhal hastaneye veya ağrı kliniğine ve doktorunuza başvurmanız gerekir.
  • Yüzün bir kısmında uyuşukluk kalabilir
  • Çiğneme zorluk hissedilebilir
  • Çok nadir olsada anesteziya doloroza ( uyuşturulan bölgede çok nadir görülen yanıcı kalıcı ağrı) durumuna neden olabilir

Tecrübeli ellerde bu işlem harika sonuçlarla güvenle yapılabilir.

Tedaviden sonra ağrının ne zaman geçmesi beklenebilir?

Perkütan Gasser Ganglionu radyofrekans termokoagülasyonu işleminin ardından tekrar ağrılar oluşabilir. Bunlar birkaç hafta sürebilir. Optimum tedavi sonuçları altı ila sekiz hafta sonra görülür. Bu nedenle 6-8 hafta sonra ağrı uzmanına kontrol muayene için yeni bir randevu alınacaktır.

Hastaların çoğu, semptomlarında 12 aya kadar önemli bir azalma yaşar, ancak bazı hastalar için etki daha uzun veya daha kısa sürebilir.

Ağrı Tedavisinde Hangi Rejeneratif Tıp Yöntemleri Önerilir?

trombositten zengin plazma tedavisi

Rejeneratif Tıp Nedir? Ağrı Tedavisinde Hangi Rejeneratif Tıp Yöntemleri Önerilir?

Rejeneratif tıp nedir?

Rejeneratif tıp, normal işlevlerini yerine getirmek için hücrelerin, dokuların veya organların değiştirilmesi veya yenilenmesi sürecini ifade eden, yeni gelişen modern tıp dalıdır. Algoloji pratiğinde rejeneratif tıp olarak 3 spesifik tedavi  yöntemi kullanılmaktadır: trombosit açısından zengin plazma (PRP) tedavisi, kök hücre enjeksiyonları ve proloterapi. Rejeneratif tıp tedavi yöntemleri vücuttaki hasarı iyileştirmeye odaklanır ve ağrının azalmasının yanısıra fonksiyonların iyileşmesine sebep olabildiği düşünülmektedir.

Rejeneratif Tıp

Şimdi sizlere PRP, kök hücre tedavisi ve proloterapi ile kısa bilgi vermek istiyorum:

Trombositten zengin plazma tedavisi (PRP) 

Trombositten zengin plazma veya PRP tedavisi için hastanın kendi kanı kullanılır. Hastanın kendi kanını kullanmak, tedavi sırasında enfeksiyon hastalık bulaşma riskini ortadan kaldırır ve minimal invazif bir tedavi türü olarak kabul edilir. Hastadan kan alınır ve ardından bir santrifüje yerleştirilir. Trombositler kanın bir kısmından ayrılır ve ardından tedavi edilen bölgeye enjekte edilir. Konsantre trombositler dokuların tamir ve yenilenmesinde esas olan büyüme faktörleri gibi yüksek doz biyoaktif proteinlere sahiptir.  Trombositten zengin plazma tedavisi enjeksiyonları, normalde kanda bulunan trombosit miktarının beş ila on katı arasında bir miktara sahiptir. PRP’nin kalitesi, trombositlerin yaşama kabiliyetine bağlıdır. PRP uzman bir ekip tarafından hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Kök hücre tedavisi 

Kök hücreler, vücudun herhangi bir özel hücre tipine dönüşebilme kapasitesine sahip hücrelerdir, ve bu nedenle aldığı sinyale göre gerekli olan hücre tipine dönüşebilen akıllı hücrelerdir. Görevleri, parçası oldukları canlı yapıyı (örneğin deri, doku, organlar vb.) yenilemek veya tamir etmektir. Özellikle kas iskelet sistemindeki zedelenmelerden kaynaklanan kronik ağrı tedavisinde kemik iliği ve yağ doku kaynaklı kök hücreler en sık kullanılanlardır. Kök hücrelerin vücudun hasarlı bir bölgesine enjekte edilmesi, sağlıklı dokunun yenilenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

Proloterapi 

Proloterapi, ağrı veya instabilite olan alana hafif tahriş edici bir ajanın birkaç hafta arayla bir dizi enjeksiyonuyla uygulanmaktadır. Klasik proloterapi hipetonik dekstroz çözeltisini hasar veya yaralanmanın meydana geldiği belirli bir alana enjekte edilmesini içerir. Kas iskelet sisteminde kaynaklanan ağrıların tedavisinde proloterapinin etkili  olması ile ilgili tıp literatürde bazı çalışma sonuçları yayınlansa da, bu sonuçları destekleyen yüksek kaliteli randomize kontröllü çalışmalar kısıtlıdır.

TENS Tedavisi Hangi Durumlarda ve Nasıl Kullanılır?

TENS tedavisi

TENS Tedavisi Hangi Ağrıların Tedavisinde ve Nasıl Kullanılır ?

TENS tedavisi veya transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu, ağrı yönetimi için invazif olmayan, ilaçsız bir seçenektir. TENS tedavisi sırasında ağrı sinyallerini, kullanıcı tarafından kontrol edilen ve bir karıncalanma hissi ile değiştirir. TENS uygulaması mekanizması oldukça basit olmasına rağmen, akılda tutulması gereken bazı önemli şeyler vardır. TENS ünitesinin nasıl doğru kullanılacağını bilmek, uzun süreli ağrı yönetiminin anahtarıdır.

TENS tedavisi ve TENS ünitesi

TENS tedavisi nedir ve hangi durumlarda kullanılır?

Transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS), iki kablonun bağlı olduğu cep telefonu boyutunda bir ünitedir. Her bir kablonun sonunda, vücudunuza yerleştirdiğiniz kendiliğinden yapışan bir ped bulunur. Nazik bir elektrik akımı kablolar boyunca ve pedlerin üzerinde hareket eder. Hastalar ağrı ile vücut bölgelerine pedleri yerleştirir ve ünite üzerindeki bir düğme ile elektrik akımını aktif hale getirir. Bu basit cihazın, yan etkiler olmaksızın ve diğer tedavilerle etkileşim olasılığı olmaksızın sinir ağrısını hafiflettiği gösterilmiştir.

Yapılan araştırmalar, aşağıdaki durumlarda TENS’in potansiyel etkinli olduğunu göstermiştir:

  • Boyun ağrısı
  • Bel ağrısı
  • Siyatik
  • Osteoartrit ve diğer artrit türleri
  • Bursit
  • Tendinit
  • Kanser ağrısı
  • Omuz ağrısı ve donmuş omuz
  • Nöralji
  • Migren ve baş ağrıları

TENS’in diyabetik nöropatili kişiler için yararlı olabileceğine dair bazı göstergeler de vardır.

Hastaların çoğu, TENS ünitesiyle 30 dakikalık bir seansın ağrıyı saatlerce hafiflettiğini fark eder. Bazıları TENS ünitelerini günlük aktiviteleri sırasında kullanabilir, aksi halde bu aktiviteler ağrıya neden olabilir.

TENS ünitesi nasıl kullanılır?

TENS ünitesinin nasıl kullanılacağını öğrenmenin ilk adımı doktorunuzla konuşmaktır. TENS ünite tedavisinin sizin için iyi bir tedavi seçeneği olup olmadığına karar vermenize doktorunuz yardımcı olabilir ve ayrıca üniteyi en iyi sonuçlar için güvenle kullanmanı konusunda sizi bilgilendirebilir.

Genel güvenlik yönergeleri

Genel olarak, TENS ünitesi tarafından iletilen elektrik akımı güvenlidir ve elektrik çarpması için bir tehdit oluşturmaz. Bununla birlikte, yanık veya diğer ilgisiz yan etkilerin riskini azaltmak için izlenecek bazı genel güvenlik yönergeleri vardır.

Birçok hasta, günlük egzersiz sırasında TENS ünitesini kullanmanın etkinliği artırdığını fark eder. Bisiklete binmek veya doğa yürüyüşü yapmak gibi düşük yoğunluklu egzersizler sırasında bu tedaviden yararlanmak mümkündür.

Banyoda veya duşta TENS ünitesi kullanmayın. Bu üniteye zarar verebilir ve aynı zamanda su olan alanda elektrikli cihaz kullanmak her zaman iyi bir fikir değil.

TENS ünitesi pedlerinizi sadece kendiniz kullanın. Bir başkasının vücudunun ağrısız bir bölümünde karıncalanma hissinin nasıl hissettirdiğini göstermek için bile onları paylaşmayın. Hijyenik değil.

Vücudunuza pedleri yapıştırırken, çıkarırken veya başka bir şekilde yeniden yerleştirirken TENS ünitesinin kapalı olduğundan emin olun.

TENS tedavisi için elektrotların yerleştirilmesi

TENS ünitesi elektrot yerleşimi çok önemlidir. Elektrotların uygun şekilde yerleştirilmesi, bu tedavinin etkinliğini artırabilir.

Başlamadan önce, pillerin düzgün şekilde takıldığından olun. Tel uçlarını elektrot pedlerine tamamen yerleştirin (açıkta metal olmamalı), ardından uçları TENS ünitenize takın.

TENS tedavisi

Cildiniz temiz, kuru olmalı ve üzerinde losyon, yağ veya toz olmamalıdır.

Elektrotlar doğrudan ağrılı bölgenin üzerine veya çok yakınına yerleştirilmelidir. Olası cilt tahrişini önlemek için elektrotları yerleştirdiğiniz yeri değiştirmeniz önemlidir.  Tam bir devre oluşturmak için iki veya dört ped kullanmanız gerekir. Bu pedler arasındaki mesafenin değiştirilmesi, aralarında akan elektrik miktarını ve akımın yoğunluğunu değiştirir. Pedler arasında en az 2-3cm aralık olması gerekmesine rağmen, aralarındaki mesafe ne kadar fazla olursa o kadar az etkili olacaklarını da unutmayın. Ağrılı bölgeye ne kadar yakın olursanız, tedavi o kadar etkili olacaktır.

Bu alanlardan kaçının

Elektrotlar vücut üzerindeki herhangi bir metalle (örneğin bir kemer veya mücevher) temas etmemelidir.

TENS ünitesi elektrot yerleşimi düşünüldüğünde kaçınılması gereken bazı alanlar da vardır :

  • Gözler ve boğaz
  • Kesik veya yaralarda (ve genel olarak yaralanmış ciltte)
  • Tümörlerde
  • Doğrudan omurilikte
  • Vücut boşluklarının içinde
  • Doğrudan kemiklerin üzerinde

Elektrik akımı güç ayarlaması

TENS ünitenizi ilk kez kullandığınızda, doktorunuz elektrik akımını hangi güçte ayarlayacağınızın belirlenmesine yardımcı olabilir.

Vücudunuzun buna alıştığını ve karıncalanma hissinin azaldığını fark edebilirsiniz. Böyle bir durumda, doktorunuza, hissin mevcut olması ama yine de rahat olması için gücü artırmanın uygun olup olmadığını sorabilirsiniz.

TENS tedavisi gün içinde ne kadar süre kullanılmalıdır?

Rahatlama sağladığı sürece TENS ünitesi kullanılabilir. Ağrı azalmaya başlarsa mola verilebilir. Bu, sinirlerinizin biraz gevşemesini ve sakinleşmesini sağlar. Belli bir süre sonra ağrı geri gelirse, TENS ünitenizin ağrıyı hafifletmek içi tekrar kullanabilirsiniz.

TENS tedavisi, diğer tedavilerle birlikte de kullanılabilir. TENS ünitenizi kullanmak için bir zaman çizelgesi içeren koordineli bir tedavi planı hakkında doktorunuzla konuşabilirsiniz.

TENS ünitemi uyurken kullanabilir miyim?

Uyurken bir TENS ünitesi kullanmak pratik görünebilir, özellikle ağrı durumunuz geceleri alevleniyorsa, ancak bu iyi bir fikir değildir. Elektrotlar, cilde çok sıkı bastırılırsa veya pedlerden biri koparsa cild tahriş olabilir. Farklı veya olağandışı olabilecek değişiklikleri veya duyumları izlemek için tamamen dikkatli olmak ve TENS ünitenizi kontrol altında tutmak her zaman daha güvenlidir.

TENS tedavisi hangi sıklıkla kullanabilir?

Rahatlama sağlamaktaysa TENS tedavisini günlük olarak kullanabilirsiniz. Bazı hastalar 30 dakikalık bir seansın tüm gün rahatlama sağladığını görürken, diğerlerinin ünitelerini her iki saatte bir kullanmaları gerekebilir. Bir TENS ünitesini ne sıklıkta kullanabileceğinize dair en iyi kılavuz,sizin rahatınız ve ağrınızın giderilmesidir.

Bazı hastalar periyodik olarak üç ila beş gün ara vermeyi faydalı bulmaktadır. TENS ünitenizin ağrınızı hafifletmek için etkisini azaldığını fark ederseniz, kısa bir mola etkinliğini geri kazandırabilir.

TENS üniteme nasıl bakım sağlamam gerek?

TENS ünitenizin bakımı konusunda bilmeniz gereken birkaç husus vardır. Her kullanımdan sonra, kablo uçları ünite kapatıldıktan sonra pedlerden çıkarılabilir, ancak üniteyi birkaç saat içinde tekrar kullanırsanız pedler ciltte kalabilir. Pedleri çıkarmak istiyorsanız, cildinizden dikkatlice alın ve plastik kılıflarında saklayın. Temiz cilt üzerinde kullanırsanız ve kullandıktan sonra düzgün bir şekilde saklarsanız bu pedler daha uzun süre dayanır.

TENS ünitenizin periyodik olarak temizlenmesi gerekir. Kapatıldığından emin olun, ardından nemli, yumuşak bir bezle silin. Ünite üzerinde temizleyici veya aşındırıcı kullanmayın. Üniteyi uzun süre saklarsanız, pilleri çıkarın ve üniteyi ve kablo uçlarını serin ve kuru bir yerde saklayın. Giriş kablolarını bükmemeye veya kıvırmamaya dikkat edin.

TENS tedavisinin yan etkiler veya potansiyel riskler var mı?

TENS ünitesi tedavisinin potansiyel olarak yaygın olan tek yan etkisi, bazen hoş, bazen hafif rahatsız edici  (hastaya bağlı olarak) olan hafif karıncalanma hissidir. Rahatlama bulan çoğu hasta, ağrıları yerine karıncalanmayı tercih eder ve karıncalanmaya her düzeyde alışır. Bununla birlikte, cildin tahriş olmasını veya elektrik çarpmasını önlemek için uygun elektrik stimülasyon düzeyini belirlemek için doktorunuzla birlikte çalışmak önemlidir. 

TENS tedavisi hastaların büyük çoğunluğu için güvenli olsa da, bu cihazı kullanmaması gereken hastalar da vardır. Kalp pili olanlar da dahil olmak üzere kardiyak hastalar TENS ünitesi kullanamayabilir. İmplante edilmiş metal cihazlara veya kalıcı pompalara veya diğer monitör tiplerine sahip hastalar, ağrıyı gidermek için bir TENS ünitesi kullanmamalıdır.

Ayrıca hamile kadınlar TENS ünitesinin güvenliği hakkında doktorlarıyla konuşmalıdır (reçetesiz satın alınabilenler dahil).

Williams Egzersizleri Nedir ve Nasıl Yapılır?

Williams egzersizleri - Williams exercises

Bel Ağrısı Tedavisinde Williams Lomber Fleksiyon Egzersizleri

Williams egzersizleri nedir ve bel ağrısına nasıl iyi gelir?

Williams lomber fleksiyon egzersizleri veya kısaca Williams egzersizleri – ameliyatsız olarak bel ağrısını yönetmek için önerilir. Lomber fleksiyonu güçlendirmeyi (belin sağa, sol ve öne eğilmesi), lomber ekstansiyonu önlemeyi (belin arkaya doğru eğilmesi), karın ve gluteal (kalça) kas sistemini güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi veya ilgili fiziksel egzersiz sistemidir. Ayrıca erektör spina, hamstring ve tensör fasciae latae kaslarını ve iliofemoral ligamanı da uzatır. 1937’de, daha sonra ortopedi cerrahı olan Dr. Paul C. Williams tarafından geliştirildi.

 

Williams egzersizleri

Bu egzersizlerin amacı omuriliğinden ayrılan sinir köklerinin çıktığı omurlararası delikleri (foramina) açmaktır. Ve arka ekstansör kasları, kalça fleksörlerini ve fasetleri germek, karın ve gluteal kasları güçlendirmek ve lumbosakral kavşakların mobilizasyonunu sağlamaktır. Ayrıca ağrıyı azaltır ve gövdemizin alt kısmının stabilitesini sağlar.

Williams egzersizlerinin 7 varyasyonu aşağıda sizin için özetledim:

1. Posterior Pelvik Tilt

Sırtüstü yatın, dizleriniz bükülü, ayaklar yere düz. Bacaklarınızla aşağı itmeden belinizi yere doğru düzleştirin. 5 ila 10 saniye bekleyin. Pelvik tilt egzersizleri belinizi destekleyen kasları güçlendirir.

Posterior pelvik tilt egzersizi

2. Tek Diz Göğsünüze

Dizleriniz bükün ve ayaklar yere düz olarak sırtüstü yatın. Sağ dizinizi yavaşça omzunuza doğru çekin ve 5-10 saniye bekleyin. Dizinizi indirin ve diğer dizle aynı hareketi tekrarlayın.

Tek diz göğsüne egzersizi

3. Her İki Diz Göğsünüze

Dizleriniz bükün ve ayaklar yere düz olarak sırtüstü yatın. Sağ dizinizi göğsünüze çektikten sonra, sol dizinizi göğsünüze doğru çekin ve her iki dizinizi 5 ila 10 saniye tutun. Her seferinde bir bacağınızı yavaşça indirin.

Dizden göğsünüze esneme hareketleri belinizin esnekliğini artırır.

Her iki diz göğsünüze egzersizi

4. Kısmi oturma (sit-up)

Posterior pelvik tilt hareketini yapın (1-ci egzersiz) ve bu pozisyonu tutarken başınızı ve omuzlarınızı yerden yavaşça kaldırın. Kısa bir süre bekleyin. Yavaşça başlangıç ​​pozisyonuna dönün.

Kısmi oturma (sit-up) egzersizi

5. Hamstring germe

Ayak parmakları yukarıya doğru yönlendirilmiş ve dizler tamamen uzatılmış olarak uzun oturmaya çalışın. Yavaşça gövdeyi bacakların üzerinden öne doğru indirin, dizlerinizi uzatın, kolları bacakların üzerine uzatın ve gözler öne odaklanın. Hamstring germe, uyluklarınızın arkasındaki kasların esnekliğini artırır.Hamstring germe egzersizi

6. Kalça fleksör germesi

Sol diziniz sağ dizinizin önünde, 90 derecelik açıyla diz çökmüş pozisyonda başlayın. Şimdi pelvisinizi geriye doğru eğin (kuyruk kemiğinizi öne doğru getirin). Sağ kalça fleksörünüzde (psoas kasında) gerilme hissedene kadar hafifçe öne doğru eğilin. Gerilmeyi 30 saniye tutun ve ardından diğer tarafta tekrarlayın. Her iki tarafta 2-3 tekrar yapın.
* Bunu yaparken sırtınızı kamburlaştırmayın. Pelvisinizi sabit tutun.Kalça fleksör germesi egzersizi

 

7. Squat (çömelme)

Her iki ayağınızı omuz genişliğinde birbirine paralel olacak şekilde ayakta durun. Gövdeyi mümkün olduğunca yere dik tutmaya, gözleri öne odaklamaya ve ayakları yere düz basmaya çalışın ve dizlerini esneterek vücudunuzu yavaşça indirin (çömelin). Squat egzersizi kalçanızdaki kasları güçlendirir. Dengenizde güçlük çekiyorsanız, bu egzersizi sağlam bir duvarın yakınında yapın.

Squat (çömelme) egzersizi

Donuk Omuz Tedavisinde Hangi Egzersizler Yapılmalı ?

Donuk omuz egzersizleri

Donuk Omuz İçin Germe ve Güçlendirme Egzersizleri

Donuk omuz (adeziv kapsülit olarak da bilinir), omzun sert, ağrılı ve her yöne hareketinin kısıtlı olduğu bir durumdur. Donuk omuz için egzersizler genellikle tedavinin önemli kısmını oluşturur. Donuk omuz tanısı almışsanız, egzersizlere başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

Donuk omuz egzersizlerinizi yapmadan önce daima omzunuzu ısıtın. Bunu yapmanın en iyi yolu 10 ila 15 dakika ılık bir duş almak veya banyo yapmaktır. Ayrıca nemli bir ısıtma yastığı veya ısıtılmış nemli bir havlu da kullanabilirsiniz, ancak o kadar etkili olmayabilir.

Donuk Omuz

Donuk omuz egzersizlerini yaparken, gerginlik noktasına kadar gerin, ancak ağrı oluşmasına izin vermeyin.

Donuk omuz için germe egzersizleri

1. Sarkaç Germe

Önce bu egzersizi yapın. Omuzlarınızı gevşetin. Etkilenen kolun aşağı sarkmasına izin vererek durun ve hafifçe eğilin. Kolu küçük bir daire içinde sallayın – yaklaşık 25-30cm çapında. Günde bir kez her yönde 10 devir gerçekleştirin. Belirtileriniz düzeldikçe, salıncağınızın çapını artırın ama asla zorlamayın. Daha fazlasına hazır olduğunuzda, sallanan kolda hafif bir ağırlık (1 ila 2 kg) tutarak gerginliği artırın.

Sarkaç germe egzersizi

2. Havlu Germe

1 metre uzunluğundaki bir havlunun bir ucunu arkanızda tutun ve diğer elinizle diğer ucunu tutun. Havluyu yatay konumda tutun. Etkilenen kolu germek için yukarı doğru çekmek için sağlam kolunuzu kullanın. Havlunun alt kısmını etkilenen kolla tutun ve sağlam kolla belinize doğru çekin. Bunu günde 10 ila 20 kez yapın.

Havlu germe egzersizi

3. Parmak Yürüyüşü

Bir kol uzunluğunun dörtte üçü kadar uzakta bir duvara dönün. Etkilenen kolun parmak uçlarıyla bel hizasında duvara dokunun. Dirseğiniz hafifçe bükülmüş olarak, kolunuzu rahatça yapabildiğiniz kadar kaldırana kadar parmaklarınızla örümcek gibi duvara doğru yavaşça yürüyün. İşi omuz kaslarınız değil parmaklarınız yapmalıdır. Kolu yavaşça indirin (gerekirse sağlam kolun yardımıyla) ve tekrarlayın. Bu egzersizi günde 10 ila 20 kez gerçekleştirin.

Parmak yürüyüşü egzersizi

4. Çapraz Germe

Oturarak ya da ayakta durarak etkilenen kolunuzu dirseğinizden kaldırmak için sağlam kolunuzu kullanın ve omuzu germek için hafif bir baskı uygulayarak vücudunuzun üzerinden yukarı kaldırın. Uzatmayı 15 ila 20 saniye basılı tutun. Bunu günde 10 ila 20 kez yapın.

Çapraz germe egzersizi

5. Koltukaltı Germe

Sağlam kolunuzu kullanarak, etkilenen kolu göğüs hizasındaki bir masa üzerine koyun. Koltuk altını açarak yavaşça dizlerinizi bükün. Dizinizi hafifçe bükün, koltuk altını nazikçe gerin ve ardından düzeltin. Her diz büküldüğünde biraz daha gerin ama zorlamayın. Bunu her gün 10 ila 20 kez yapın.

Koltukaltı germe egzersizi

Donuk omuz için güçlendirme egzersizleri

Hareket açıklığınız geliştikçe, omuzun rotator manşetini güçlendirici egzersizler ekleyin. Güçlendirme egzersizleri yapmadan önce omzunuzu ısıttığınızdan ve germe egzersizlerinizi yaptığınızdan emin olun.

6. Dışa Rotasyon

Dirseklerinizi vücudunaza yakın 90 derecelik açıyla pozisyon alın ve ellerinizin arasında bir lastik egzersiz bandı tutun. Etkilenen kolun alt kısmını 5 – 10cm dışa doğru döndürün ve beş saniye tutun. Günde bir kez 10 ila 15 kez tekrarlayın.

Dışa rotasyon egzersizi

7. İçe doğru Rotasyon

Kapalı bir kapının yanında durun ve lastik egzersiz bandının bir ucunu kapı kolunun etrafına takın. Diğer ucu etkilenen kolunuzun eliyle dirseğinizi 90 derecelik açıyla tutun. Bandı vücudunuza 5- 10cm doğru çekin ve beş saniye tutun. Günde bir kez 10 ila 15 kez tekrarlayın.

İçe doğru rotasyon egzersizi

Kaynak: www.health.harvard.edu

McKenzie Egzersizleri

Bel ağrısı tedavisinde McKenzie egzersizleri

Bel Ağrısı Tedavisinde McKenzie Egzersizleri Neden ve Nasıl Yapılır?

McKenzie egzersizleri nedir?

Sırt ağrısı varsa, buna neyin sebep olduğunu belirlemek için sağlık uzmanına muayene olmak en iyisidir. Bu, en güvenli, en etkili tedavi seçeneğinin bulunmasına yardımcı olabilir.

Mekanik tanı ve tedavi olarak adlandırılan McKenzie yöntemi boyun ve bel ağrıları olan hastalar için oldukça etkili olduğu kanıtlanmıştır. Omurga hareketliliğini ve postürü iyileştirmek için tasarlanmış egzersizlerin yanı sıra hastaların sırt  hareketlerini değerlendirmek için kullanılabilir.

McKenzie Egzersiz

McKenzie egzersizlerini güvenle nasıl deneyebilirsiniz?

McKenzie yöntemi herkes için değil. Sırt ameliyatı geçirildiyse, omurga kırığı gibi ciddi bir omurga rahatsızlığı varsa en iyisi bu programdan kaçınmaktır. Bu egzersizleri denemeden önce sağlık uzmanına danışmakta fayda var.

McKenzie egzersizlerini hasta kendi başına yapmaya karar verirse, yavaş hareket ettiğinden emin olmalıdır. Ani hareketler semptomları kötüleştirebilir. Artan ağrı, uyuşma, karıncalanma gibi semptomlar bir veya her iki bacakta hissedilirse, egzersizler hemen durdurulmalı ve uzman hekime başvurulmalıdır.

McKenzie egzersizlerindeki amaç sırt ağrısının azaltılması, yayılan bir ağrı ise merkezileştirilmesi, küçültülmesi ve en az rahatsız edecek düzeye indirilmesidir. Hastaların toleransına ve ağrı şiddetine bağlı olarak her gün veya günaşırı, günün belli zamanlarında uygulanabilen egzersizlerdir.

Bu egzersizlerle omurgayı saran ve etrafındaki kaslar kuvvetlendirilir. Lordoz korunarak omurga disklerine düşen basınç azaltılır.

1. Karnın üstüne yatış pozisyonu

Bu hareket, belinizdeki baskıyı azaltarak ağrıyı azaltır. Ayrıca omurganızı hizalamaya yardımcı olur.

  • Karnınız üstüne uzanın. Kollarınızı yanlara koyun.
  • Başınızı yana veya yüzüstü çevirin.
  • 2 ila 3 dakika bekleyin. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın. 

McKenzie egzersizi karnın üstüne yatış

2. Yastık üzerine yatış pozisyonu

Sırtınızın alt kısmını desteklemek için karnınızın altına bir yastık koyun.

  • Yüzüstü yatın ve karnınızın ve pelvisinizin altına bir yastık yerleştirin. Kollarınızı yanlara koyun.
  • Başınızı yana veya yüzüstü çevirin.
  • 2 ila 3 dakika bekleyin. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın. 

McKenzie egzersizi yastık üzerine yatış

3. Ön kollar (dirsekler) üzerinde duruş pozisyonu

Bu egzersiz belinizin alt kısmındaki doğal eğriyi geri kazanmanıza yardımcı olacaktır. Ekstansiyonda yüzüstü yatmak olarak da bilinir.

  • Karnınız üzerine uzanın. Omuzlarınız dirseklerinizin üzerinde olacak şekilde kendinizi ön kollarınızla destekleyin.
  • 2 ila 3 dakika bekleyin.
  • Vücudunuzun üst kısmını indirin. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın.

McKenize egzersizi ön kollar üzerinde duruş

4. Yüzüstü (prone) pozisyonda şınav (press ups)

Yüzüstü şınavlar ayrıca belinizin doğal eğrisini geri kazanmanıza yardımcı olur.

  • Karnınız üzerine uzanın. Ellerinizi omuzlarınızın altına yerleştirin.
  • Vücudunuzun üst kısmını kaldırmak için kollarınızı yavaşça düzeltin. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 10 tekrarı tamamlayın. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın.

McKenzie egzersizi yüzüstü pozisyonda şınav

5. Ayakta ekstansiyon (arkaya eğilme)

Ayakta ekstansiyon, belinizin geriye doğru bükülmesine yardımcı olur. Yere uzanmanız gerekmediği için yapmanız da uygundur.

  • Dik durun. Ellerinizi belinize koyun.
  • Dizlerinizi düz tutarak mümkün olduğunca belinizi geriye doğru bükün. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna geri dön.
  • 10 tekrarı tamamlayın. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın.

McKenzie egzersizi ayakta ekstansiyon

6. Sırtüstü fleksiyon (bükülme)

Belin öne doğru bükülme hareketini eski haline getirmenin ilk adımıdır. Sırt ağrınız düzeldiğinde, hareket açıklığını yeniden kazanmak için bu egzersize başlayın.

Sırtüstü rahat hissetmiyorsanız, başınızı bir yastığın üzerine koyun. Bu, omurganızdaki baskıyı azaltacaktır.

  • Sırt üstü uzanın. Ayaklarınızı kalça genişliğinde açık olacak şekilde yere düz bir şekilde yerleştirin.
  • Kuyruk kemiğinizi yerde tutarak iki dizinizi de göğsünüze doğru kaldırın. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 6 tekrarı tamamlayın. Günde dört defaya kadar tekrarlayın.

McKenzie egzersizi sırtüstü fleksiyon

7. Oturur pozisyonda fleksiyon (öne eğilme)

Oturur pozisyonda fleksiyon, sırtınızın öne doğru bükülme hareketini geri kazanmanıza yardımcı olur. Sırtüstü yatar pozisyonda fleksiyonun orta dereceli bir versiyonudur.

  • Bir sandalyenin kenarına oturun. Sırtınızı düzeltin ve ayaklarınızı yere düz bir şekilde koyun.
  • İleri eğilme (fleksiyon). Ellerinizi bacaklarınızın arasında yere doğru uzatın. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 6 tekrar yapın. Günde dört defaya kadar tamamlayın.

McKenzie egzersizi oturur pozisyonda fleksiyon

8. Ayakta fleksiyon

Bu serideki en zorlu egzersiz olan ayakta fleksiyon, aynı zamanda omurganızın öne eğilme yeteneğini de artırır.

  • Ayaklarınız omuz genişliğinde açık durun.
  • Dizlerinizi düz tutarak kalçalarınızdan öne doğru eğilin. Ellerinizi yere doğru uzatın.
  • 1 ila 2 saniye duraklatın. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 6 tekrar yapın. Günde iki defaya kadar tamamlayın.

Çok uzağa ulaşamazsanız endişelenmeyin. Bu zamanla gelişecektir.

McKenzie egzersizi ayakta fleksiyon

Postherpetik Nevralji Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

postherpetik nevralji

Postherpetik Nevralji (Zona Ağrısı) Tanı ve Tedavisi

Postherpetik nevralji nedir?

Postherpetik nevralji, herpes zoster virüsüne bağlı komplikasyonların neden olduğu bir nöropatik ağrı türüdür. Bu virüs çocuklarda suçiçeği, yetişkinlerde zona hastalığı yapar.  Bu hastalıklara yakalanan bireylerin % 10-18’inin herpetik nevralji geçireceği tahmin edilmektedir.

Postherpetik Nevralji

Bir kişi çocukluk döneminde herpes zoster virüsüne veya suçiçeği hastalığına yakalanırsa doğal bir bağışıklık geliştirir. Vücut bağışıklık geliştirirken, virüs vücut içinde uykuda kalır. Bu nedenle, vücudun bağışıklık sisteminin tehlikeye girdiği bir dönem olursa, virüsün yeniden aktive olma riski vardır. Örneğin, bireyler yüksek derecede stres altındayken veya vücudun bağışıklık sistemini baskılayan belirli türden ilaçlar aldıklarında, zona semptomları geliştirme riski daha yüksektir.

Postherpetik nevralji ile ilişkili ağrı ve diğer semptomların, virüs salgını sonrasında sinir liflerinde devam eden hasarın sonucu olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Salgın sonucu tahriş olan veya yaralanan sinirler, omuriliğe ve beyne abartılı ağrı sinyalleri gönderir.

Su çiçeği aşısının ortaya çıkmasından bu yana, bazı çalışmalar postherpetik nevralji geliştirme riskinin yaklaşık% 70 oranında azaldığını bildirmekteler.

Postherpetik nevralji semptomları

Postherpetik nevraljinin belirti ve semptomları genellikle, cilt alanıyla sınırlıdır ve genellikle en yaygın olarak vücudunuzun bir tarafında gövdenizin etrafında bir bant şeklinde ortaya çıkar. Belirtiler ve semptomlar şunları içerebilir:

  • Zona döküntüsü iyileştikten sonra üç ay veya daha uzun süren ağrı. Ağrı, yanma, uyşma, karıncalanma, keskin ve batma şeklinde veya derin ve acıverici olabilir.
  • Hafif dokunuşa duyarlılık (allodini). Rahatsızlığı olan kişiler genellikle etkilenen ciltte giysi dokunuşuna bile dayanamazlar.
  • Kaşıntı ve uyuşma. Daha az yaygın olarak, postherpetik nevralji kaşıntılı bir his veya uyuşukluk üretebilir.

Postherpetik nevralji teşhisi ve tedavisi

Doktor hastanın şikayetlerini dinler, iyi bir anamnez alır ve cildi muayene eder. Çoğu durumda test gerekmez.

Postherpetik nevraljinin tam tedavisi olmasa da, ağrıyı ve ilişkili semptomlarını tedavi etmek için çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Ağrıyı azaltmak için genellikle bir tedavi kombinasyonu gerekir.

İlaç Tedavisi

Lidokain ve kapsaisin içeren topikal (direk cilt üzerine uygulanan) ajanlar, antikonvülzan ilaçlar (sara ilaçları), antidepresanlar ve opioid ağrı kesiciler postherpetik nevraljinin tedavisinde kullanılabilir.

TENS tedavisi

Nadir de olsa, postherpetik nevrajisi olan bazı kişiler kronik ve aralıksız nöropatik ağrı semptomlarından muzdariptir. Bu durumlarda hasta, transkutanöz elektriksel sinir stimülasyon (TENS) ünitesi için iyi bir aday olabilir. Bu cihaz, deri yüzeyinden periferik sinir uçlarının çok hafif bir elektriksel uyarım yapar. Ağrı bilgisinin periferik sinirlerden omuriliğe ve beyne iletilmesini engeller.

Girişimsel Algoloji Tedavileri

Postherpetik nevraljini önlemek ve tedavi etmek için algoloji uzmanları tarafından hasarlanan sinirlerin bloğu, sempatik bloklar, epidural ve paravertebral bloklar ve radyofrekans ablasyon yöntemleri başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bunların yanında Dorsal Kolon Stimülasyonu (DCS) tedaviye dirençli vakalarda tercih edilebilir.

Aşılama

Zona (Herpes Zoster)  insidansını azaltmak ve Postherpetik nevraljiyi önlemek için, 60 yaş ve üstü immün sistemi yeterli yetişkinlerde zoster aşısının uygulanması Amerika Birleşik Devletleri Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komiteleri (ACIP) tarafından önerilmektedir.