Boyun Ağrısı ve Egzersiz Tedavisi

Boyun Ağrısı Tedavisinde Önerilen Egzersizler

Boyun ağrısı ve zedelenmesini önlemenin en iyi yolu, dirençli, güçlü, esnek kaslara ve eklemlere sahip olmaktır. Bilgisayar ekranında saatlerce oturmak gibi uzun süreler boyunca sırtı sabit bir pozisyonda tutmak, sırt veya boyun bölgesinde gerginliği artırır. Boyun ve sırt gerginliği için en iyi koruyucu tedavi harekettir.

Boyun egzersizleri, boyun ağrısı olan hastalar için neredeyse tüm tedavi planlarının ortak bir parçasıdır. Tipik bir boyun egzersiz programı, germe ve güçlendirme egzersizleri ve aerobik kondisyon egzersizlerinin bir kombinasyonundan oluşacaktır.

Bu yazımızda basit boyun ağrısı ve boyun kaslarında oluşan gerginliği hafifletebilecek bazı kolay boyun egzersizleri ile ilgili bilgi vereceğiz.

Boyun Ağrısı

1. Boyun kaydırma

Baş nötr pozisyonda başlayın. Yavaşça çenenizi öne doğru kaydırın. Beş saniye tutun ve başlangıç pozisyonuna dönün. 10 kez tekrar edin.

Boyun Egzersizi 1

2. Boyun ekstansiyonu

Sırtınızı kamburlaştırmadan, başınızı yavaşça geriye doğru hareket ettirin, böylece yukarı bakmış olursunuz. Beş saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün. Bu, boyun gerginliğini önlemek için her zaman yapılabilecek iyi bir egzersizdir.

Boyun Egzersizi 2

3. Boyun Rotasyonu

Baş nötr pozisyonda, ileriye bakarak başlayın. Başınızı yavaşça sola çevirin. On saniye tutun, ardından başlangıç pozisyonuna dönün. Sonra yavaşça başınızı diğer tarafa çevirin. On saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün. 10 tekrar yapın. Boyun gerginliğini önlemek için bu egzersizi her yarım saatte bir yapabilirsiniz.

Boyun Egzersizi 3

4. Boyun Lateral Ekstansiyon

Baş nötr pozisyonda ileriye bakarak başlayın. Başınızı yavaşça sola doğru eğin. Sol elinizi direnç için kullanın ve boynunuzdaki kasları kullanarak diremçe karşı koyun. Beş saniye tutun, ardından başlangıç pozisyonuna dönün. Sonra yavaşça başınızı diğer tarafa doğru eğin. Beş saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün. 10 tekrar yapın. Boyun gerginliğini önlemek için bu egzersizi her yarım saatte bir yapabilirsiniz.

Boyun Egzersizi 4

5. Omuz Kaldırma

Baş nötr pozisyonda, ileriye bakarak başlayın. Her iki omuzu da yavaşça yukarı kaldırın. Beş saniye tutun, ardından başlangıç pozisyonuna dönün. 10 tekrar yapın. Bu egzersizi her yarım saatte bir yapabilirsiniz.

Boyun Egzersizi 5

6. Boyun Fleksiyonu

Baş nötr pozisyonda, ileriye bakarak başlayın. Çenenizi yavaşça göğsünüze doğru indirin. Beş saniye basılı tutun, ardından başlangıç pozisyonuna dönün. 10 tekrar yapın. Bu egzersizi her yarım saatte bir yapabilirsiniz.

Boyun Egzersizi 6

7. Derin Germe Egzersizleri

Baş nötr pozisyonda, ileriye bakarak başlayın. Boyun lateral fleksiyon ve germe hareketinde başınızın omzunuza doğru düşmesine izin verin. Elinizle baskı uygulayabilirsiniz.

Boyun öne fleksiyon ve germe hareketinde başınızın öne doğru düşmesine izin verin ve elinizle baskı uygulayabilirsiniz.

Her iki hareketde 30 saniye basılı tutun, 3 kez tekrarlayın.

Boyun Egzersizi 7

8. Direnç Egzersizleri

Baş nötr pozisyonda tutun. Aşağıdaki pozisyonlarda 5 saniye boyunca başınıza direnç uygulayın, ardından gevşeyin. Fleksiyon – eli alnına yerleştirin. Ekstansiyon – eli başın arkasına .

Boyun Egzersizi 8-1 Boyun Egzersizi 8-2

9. Havlu Çekme

Rulo havluyu boynunuza yerleştirerek ve uçlarını ellerinizle tutun. Başınızı havlunun üzerinde çevirerek, olabildiğince yavaşça yukarı bakın. Başınızı geriye doğru uzatırken servikal omurgayı desteklemek için havluyla hafif bir baskı uygulayın. Bu pozisyonda durmayın. Bunun yerine başlangıç pozisyonuna geri dönün. 10 kez tekrarlayın.

Boyun Egzersizi 9

Bazı durumlarda hastalar için egzersiz uygun olmayabilir. Asla artan ağrıya neden olan herhangi bir egzersiz yapmamalısınız ve böyle bir durum yaşandıysa doktora danışmanız önerilir.

Radyofrekans Tedavisi Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?

Radyofrekans tedavisi

Radyofrekans Tedavisi Nedir ve Hangi Durumlarda Uygulanır?

Radyofrekans Tedavisi Nedir?

Radyofrekans  tedavisi (RF), konservatif tedavilere yanıt vermeyen kronik ağrıyı tedavi etmek için kullanılabilen minimal invaziv bir prosedürdür. Radyofrekans tedavisi, ağrının kaynağı olduğuna inanılan duyusal sinir uçlarını tahrip ederek, tedaviyi takiben ağrı ve diğer ilgili semptomları azaltır.

Bu tedaviyi önermeden önce, hastanın ideal bir aday olduğundan emin olmak için tanısal sinir bloklarının yapılması gerekir. Teşhis amaçlı yapılan bu sinir bloğu, hastanın ağrısına neden olduğuna inanılan sinir bölgesine bir lokal anestetik enjekte edilmesini içerir. Lokal anestezik esas olarak bölgeyi geçici olarak uyuşturur ve ağrı semptomlarının azalmasına neden olur. Radyofrekans lezyonunun etkinliği, hastanın geçici sinir bloğu prosedürüne verdiği yanıttan tahmin edilebilir.

Radyofrekans Tedavisi

Radyofrekans Tedavisi nasıl uygulanır?

Genellikle, radyofrekans ablasyon prosedürlerinin tamamlanması yaklaşık 30 ila 60 dakika sürer. Ağrıya neden olduğu düşünülen sinir, radyofrekans ablasyon prosedürü sırasında hedeflenir. Floroskopi veya ultrason kılavuzluğu kullanılarak hedeflenen sinirlerin yanına küçük bir iğne veya radyofrekans kanülü algoloji uzmanı tarafından yerleştirilir.

İğne yerleştirildikten sonra, iğnenin uygun şekilde yerleştirilmesini sağlamak için küçük elektrik akımları uygulanır. İğne veya kanülün uygun şekilde yerleştirildiği onaylandıktan sonra, bölgeyi uyuşturmak için lokal anestezik enjekte edilir. Daha sonra radyo dalgaları üreten bir elektrik akımı sağlayan radyofrekans jeneratörü kullanılır. Bu radyo dalgaları, hedeflenen siniri 90 saniyeye kadar ısıtır ve bu da hedeflenen sinirin tahrip olmasına neden olur. İğne daha sonra çıkarılır ve prosedür tamamlanır.

İşlemden sonra hastalar iğne yerleştirilen bölgede genellikle birkaç gün içinde rahatsızlık hissedebilirler. Radyofrekans ablasyonla ilişkili riskler şunları içerir: kanama, enfeksiyon veya işlem sırasında kullanılan lokal anestetiğe alerjik reaksiyon.

Nadir görülen yan etkiler şunları içerir: uyuşma, yanma, karıncalanma ve muhtemelen ekstremitelerde güçsüzlük gibi kalıcı değişikliğe yol açabilen sinir hasarı.

Radyofrekans tedavi prosedürleri genellikle uzun süreli ağrının azalmasını sağlar; ancak ağrı yolları zamanla yenilenebilir. Bu nedenle, prosedürün tekrarlanması gerekebilir.

Radyofrekans Tedavisi uygulanan durumlar (hastalıklar)

Radyofrekans tedavisiyle başarılı bir şekilde tedavi edilebilecek çeşitli durumlar vardır:

Faset eklem ağrısı, kronik omurga ağrısının en yaygın nedenlerinden biridir. Posterior primer ramusun medial dalının radyofrekans lezyonu faset eklemini denerve edebilir ve bazı hastalar için etkili bir şekilde uzun vadeli ağrının giderilmesini sağlayabilir. Faset eklem ağrısı çeken hastalar için başarılı radyofrekans lezyonu tipik olarak bir yıldan fazla sürer.

radyofrekans tedavisi

Omurganın omurlararası disklerinden kaynaklanan omurga ağrısı, yaygın olarak diskojenik ağrı olarak adlandırılan başka bir yaygın ağrı kaynağıdır. Ağrılı disk tanımlandıktan sonra, radyofrekans lezyonu, ya rami communicans sinir lezyonu yoluyla ya da intradiskal denervasyon teknikleri kullanılarak, omurlararası diskin kısmen denervasyonu için kullanılabilir.

Organik (yapısal) nedenlerin bir sonucu olan koksidodini (kuyruk sokumu ağrısı), koksigeal sinirin radyofrekans lezyonu veya impar gangliyonu ile tedavi edilebilir. Radyofrekans lezyonunu kullanmadan önce, ağrının doğası gereği organik olduğunu doğrulamak için mutlaka tanısal blok gerçekleştirilir.

Sempatik sinirler tarafından iletilen ağrının tedavisi için radyofrekans yöntemi kullanılarak sempatik zincir veya sempatik gangliyonların lezyonu oluşturulur. Oluşturulan bu lezyon, sinir sinyali iletiminin kesintiye uğramasına neden olur.

Gasser ganglionun termokoagülasyonu ile trigeminal nevraljiyi tedavi etmek için radyofrekans tedavisi kullanılabilir. Ayrıca, sfenopalatin ganglion ve stereotaktik kordotomi lezyonu oluşturarak kanser ağrısını tedavi etmek için de bu yöntem kullanılabilir.

Pulsed Radyofrekans tedavisi nedir?

Pulsed radyofrekans (PRF), bazı kronik ağrı durumlarında kullanılabilen iyi bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem yukarıda değinilen geleneksel probun ısıtıldığı radyofrekans nörotomi (RF) tedavisinden farklıdır. Pulsed RF tedavisi, proba aralıklı bir elektrik akımı uygular ve böylece sinirin ısınmasını önler. Bu da sinir hasarını en aza indirir. Pulsed RF tedavisi zayıflığa veya normal duyu kaybına neden olmaz.

Pulsed radyofrekans tedavisi, aşağıdaki durumların tedavisinde yardımcı olabilir:

  • Bel ve bacak ağrısı, radiküler bacak ağrısı veya “siyatik” (Dorsal Kök Ganglion PRF)
  • Bel / kalça ağrısı veya kluneal nöropati (kluneal sinir PRF)
  • Oksipital nevralji (oksipital sinir PRF)
  • Omuz Ağrısı (supraskapüler sinir PRF)
  • Kasık ağrısı
  • Diğer periferik sinir ağrıları

Birçok çalışma, Pulsed radyofrekansın güvenli ve etkili olduğunu göstermiştir ve komplikasyonları nadirdir. Komplikasyonlar arasında enfeksiyon, kanama veya morarma, yakındaki yapılarda hasar, alerjik veya diğer ilaç reaksiyonları bulunur. İşlemin kendisi çok acı verici olmasa da, 2-3 gün içinde tam fayda gelişmeden önce işlem sonrası ağrıda bir alevlenme yaşanabilir.

Oksipital nevralji nedir ve tedavisi nasıl yapılır?

Oksipital nevralji

Oksipital Nevralji Nedir? Tanı ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Oksipital Nevralji Nedir?

Oksipital nevralji büyük ve küçük okispital sinirin tahriş veya hasarı nedeniyle ortaya çıkabilir. 

Tipik oksipital nevralji semptomları şunları içerebilir:

  • Tek veya iki taraflı baş ağrısı
  • Gözlerin arkasındaki ağrı
  • Kafatasının tabanında ağrı
  • Baş dönmesi
  • Işık hassaslığı
  • Azalan boyun hareket açıklığı
  • Bulanık görme veya diğer görme sorunları

Oksipital Nevralji

Oksipital Nevraljinin Nedenleri

Büyük ve küçük oksipital sinirlerin iltihaplanmasının veya sıkışmasının çeşitli nedenleri vardır. Sinirlerin zarar görmesi şunlardan kaynaklanabilir:

  • Travma
  • Stres
  • Enfeksiyon
  • Servikal ekstansiyon ve fleksiyon içeren boynun tekrarlanan hareketleri

Yapılan çalışmalar, oksipital sinir ağrısının dört spesifik nedenine odaklanmıştır:

  • Sinir kökü tahrişine neden olan vasküler kaynaklar
  • Sinir dokusundan kaynaklanan ve ağrıya neden olan nörojenik kaynaklar
  • Kaslardan kaynaklanan ağrı
  • Kemik yapılardan kaynaklanan ağrı

Oksipital nevraljiyle birlikte aşağıdakiler dahil çeşitli komorbid durumlar da ortaya çıkabilir:

Oksipital nevralji nasıl teşhis edilir?

Oksipital nevralji semptomları, gerilim tipi baş ağrıları ve migren semptomlarına benzer. Bu nedenle sıklıkla yanlış teşhis edilebilir. Oksipital nevraljiyi doğru bir şekilde teşhis etmek için, algoloji uzmanı kapsamlı bir anamnez alır ve fizik muayene yaparlar. Bu durumdan şüphelenildiğinde tanısal oksipital sinir bloğu yapılabilir. Sinir bloğu uygulandıktan sonra ağrı giderilmesi bildirilirse, oksipital nevralji teşhisi doğrulanır.

Görme değişiklikleri, baş dönmesi, mide bulantısı veya kusmayla ilgili sorular, kraniyal veya servikal sinirlerin sıkışması olup olmadığını belirlemeye yardımcı olacaktır.

Altta yatan herhangi bir patolojiyi dışlamak için röntgen filmi, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) gibi özel görüntüleme prosedürleri istenebilir.

Oksipital nevralji tedavisi nasıl yapılır?

Oksipital nevraljinin tedavisi ağrıyı hafifletmeyi amaçlar. Tedavi için aşağıdaki yöntemler kullanılabilir:

Sıcak uygulaması: ağrının olduğu yere sıcak uygulaması, hastaları genellikle rahatlar.

Fizik tedavi veya masaj terapisi: germe ve güçlendirme egzersizleri, ağrı bölgesine uygulanan sıcak veya soğuk paketlerin uygulanması hastalara yardımcı olabilir.

İlaçla tedavi: antiinflamatuar ilaçlar, kas gevşeticiler, antikonvülzan ilaçlar

Perkütan sinir blokları: bu enjeksiyonlar oksipital nevraljiyi hem teşhis etmek hem de tedavi etmek için kullanılabilir

Botulinum toksini (Botoks) enjeksiyonları: Botoks enjeksiyonları sinir iltihabını azaltmak için kullanılabilir

Oksipital Sinir Stimülasyonu: bu cerrahi tedavi, elektrotların oksipital sinirlerin yakınına deri altına yerleştirilmesini içerir. Yöntem, omurilik stimülasyonu ile aynı şekilde çalışır ve aynı cihazı kullanır. Prosedür minimal invazivdir ve çevredeki sinirler ve yapılar stimülasyondan zarar görmez.

Omurilik Stimülasyonu (DCS): bu cerrahi tedavi, omurilik ve omur arasına uyarıcı elektrotların yerleştirilmesini içerir. Cihaz, omurilikten beyne giden ağrı mesajlarını engellemek için elektriksel uyarılar üretir

C2,3 Ganglionektomi: bu tedavi, ikinci ve üçüncü servikal duyusal dorsal kök ganglionunun bozulmasını içerir.

Yaşam tarzı değişiklikleri: Stres azaltma teknikleri, düzenli egzersiz ve iyi postürün korunması yakınmaların azaltılmasına katkıda bulunabilir.

Oksipital nevralji yönetilmesi zor bir durum olabilir, ancak doğru teşhis ve tedavi planı ile hastalar yıpratıcı semptomları hafifletebilirler. Oksipital nevraljiden muzdarip olduğunuzdan şüpheleniyorsanız, semptomlarınızı tartışmak ve özel durumunuz için en uygun tedavi seçeneklerini öğrenmek için bir uzmana danışmanız çok önemlidir. 

Koksidini veya Kuyruk Sokumu Ağrısı Nedir?

Kuyruk sokumu ağrısı

Koksidini veya Kuyruk Sokumu Ağrısı Nedir? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Koksidini Nedir?

Koksidini veya kuyruk sokumu ağrısı omurganın alt ucundaki kemik yapının (koksiks) içinde veya çevresinde meydana gelen ağrıdır. Düşme sırasında kuyruk sokumunda oluşan travma, sert veya dar bir yüzeyde uzun süre oturma, dejeneratif eklem değişiklikleri veya vajinal doğumdan kaynaklanabilir.

Koksidini - kuyruk sokumu ağrısı

Kuyruk sokumu ağrısı, künt ağrılı ve acıverici olabilir. Ttipik olarak oturma, oturma pozisyonundan ayaküstüne kalkma veya uzun süre ayakta durma gibi belirli aktiviteler sırasında ağrı artar. Dışkılama ve seks de ağrılı hale gelebilir. Kadınlar için koksidini adet kanaması zamanı da rahatsız edici olabilir.

Akut kuyruk sokumu ağrısı genellikle birkaç hafta veya ay içinde kendiliğinden geçer. Bu süreçte ağrıyı azaltmak için şunlar yardımcı olabilir:

  • Otururken öne doğru eğilin
  • Halka şeklindeki bir yastığa veya V şeklinde yastığa oturulması önerilir
  • Etkilenen bölgeye sıcak veya soğuk uygulaması yapılabilir
  • Parasetamol, ibuprofen gibi reçetesiz satılan ağrı kesicileri alınabilir

Kuyruk sokumu ağrısı düzelmezse (kronik koksidini), diğer koşulları ekarte etmek için rektal muayene yapabilir. Doktor, bir kırık, dejeneratif değişiklikler veya nadir durumlarda bir tümörünüz olup olmadığını öğrenmek için manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya bilgisayar tomgrafi (BT) kullanılması gerektiğini tavsiye edebilir.

Kronik koksidini tedavisi nasıl yapılır?

Kronik koksidini veya kuyruk sokumu ağrısının tedavisi için farklı yöntemler önerilebilir. Bunlardan bazılarına kısaca değinmek istiyorum.

Fizik Tedavi

Pelvik tabanını tamamen gevşetmek gibi pelvik taban gevşetme teknikleri fizik tedavi doktorları tarafından önerilmektedir.

İlaç tedavisi 

Reçeteli ve/veya reçetesiz ağrı kesici ilaçlar, bazı antidepresanlar veya anti-epileptik ilaçlar algoloji uzmanları ağrıları kontrol altına almak için yaygın olarak kullanılır.

Girişimsel algoloji yöntemleri  

Algoloji uzmanları tarafınca koksidini nedenine bağlı olarak  tetik nokta enjeksiyonu, kaudal blok, İmpar ganglion bloğu ve nörolizi, ve sinir blokları ve radyofrekans tedavileri  fizik tedavi ve ilaç tedavisi yeterince fayda etmezse önerilmektedir.

Cerrahi tedavi 

Koksigektomi olarak bilinen bir prosedür sırasında, koksiks cerrahi olarak çıkarılır. Bu seçenek nadiren uygulanır ve tipik olarak diğer tüm tedaviler başarısız olduğunda önerilir.

Faset Eklem Enjeksiyonu Hangi Ağrılar İçin ve Nasıl Yapılır?

Faset eklem enjeksiyonu

Faset Eklem Enjeksiyonu Boyun, Sırt ve Bel Ağrılarında Hangi Durumlarda ve Nasıl Uygulanır?

Faset Eklem Enjeksiyonu Nedir?

Faset eklem enjeksiyonu, omurganın faset eklemlerinde ağrıya neden olan iltihabı ve tahrişi azaltarak fayda sağlar. Boyun veya bel ağrısı çeken kişiler için giderek yaygınlaşan bir tedavi yöntemidir. 

Faset enjeksiyonunun kronik bel, sırt ve boyun ağrılarına nasıl yardımcı olabileceğini anlamak için öncelikle omurganın anatomisi hakkında biraz bilgi sahibi olmak önemlidir. Faset eklemleri, omur kemiklerinin arka elamanlarını birbirine bağlar. Kıkırdak ile korunurlar ve sinovyal sıvı ile çevrelenirler. Bu sıvı, tüm eklemi yağlar ve bu eklemler hareket ettiğinde sürtünmeyi azaltır.

Faset Eklem Enjeksiyonu

Faset eklemler omurga hareketlerine izin verir. Faset eklemleri yaş nedeniyle dejenere olmaya başladığında veya travmaya bağlı hareket kısıtlamaları hissedebilirsiniz. Bu iltihap, bel ve boyundaki hareket açıklığında bir azalmaya neden olabilir. Ayrıca, yaralanma veya başka bir durum nedeniyle omurga boyunca herhangi bir yerden ağrı ortaya çıkarsa, hareket kısıtlılığı yaşayabilirsiniz.

Faset eklem enjeksiyonu hangi hastalara yardımcı olabilir?

Faset eklem enjeksiyonlarının genellikle iki amacı vardır: ağrının nedenini ve yerini teşhis etmeye yardımcı olmak (tanısal) ve ayrıca ağrının giderilmesini sağlamak (tedavi).

Faset eklem dejenerasyonuna ek olarak, faset eklem enjeksiyonları aşağıdaki durumlardan dolayı oluşan ağrının tanı ve tedavisine yardımcı olur:

  • Spinal stenoz: omur iliğinin ve/veya sinirlerin sıkışmasına neden olan omurga kanalının daralması
  • Faset artropatisi: osteoartrit gibi yıpranma koşulları
  • Whiplash: genellikle araba kazalarının neden olduğu boyun yaralanması veya kronik ağrı durumu
  • Yaralanma: faset eklemlerinde herhangi bir yaralanma ağrıya ve iltihaplanmaya neden olabilir
  • Fıtıklaşmış diskler: omurga disk materyali, omurlar arasından dışarı itildiğinde ortaya çıkar, bu da kemik üzerinde kemik temasına ve sinirlerin sıkışmasına izin verir

Faset enjeksiyonları ayrıca hastaların fizik tedaviye katılmasına ve uzun süreli rahatlama için egzersiz yapmasına izin veren geçici bir tedavi olabilir. Faset eklem enjeksiyonları ağrıyı ve iltihabı hafifletebilir ve fizik tedaviye daha erken başlamanıza izin verebilir.

Faset eklem enjeksiyonu nasıl yapılır?

Öncelikle, hastayı rahatlatmak için damar yolu açılacaktır. Ayrıca, hasta floroskopi masasında karnı üstüne (yüzüstü) yatarılır. Anestezi teknikeri kan damar yolu, kanda oksijen düzeyi, kalp atımı gibi hayati fonksiyonların monitorizasyonunu yapar ve damar yolundan sakinleştirici ilaç verilir.

Algoloji uzmanı, lokal anestezi ile enjeksiyon yapılacak bölgeyi uyuşturacaktır. Ayrıca, bir floroskop (röntgen) eşliğinde:

  • Ağrınıza neden olan sorunlu faset eklem hedef alarak ince bir iğne yerleştirirlir
  • İğnenin doğru yerleştirildiğini doğrulamak için kontrast madde (röntgende gözüken ajan) enjekte edilebilir
  • Anestezik (geçici ağrı kesici) ve steroid (kortizon) karışımı enjeksiyonu yapılır
  • Radyasyona maruz kalma minimum düzeydedir.
  • Prosedür prosedür yaklaşık 15-45 dakika sürer
  • İşlemden sonra, hasta odasına alınır ve 1-2 saat dinlenir
  • Aynı gün eve gider
  • Sedasyon altında işlem yapıldıysa, 24 saat araç kullanılmamalıdır

Faset eklem enjeksiyonu işleminin hangi riskleri var?

Her prosedürde olduğu gibi, oluşabilecek riskler ve olası yan etkiler vardır. Hastalar enjeksiyon bölgesinde morarma, ağrı ve kanama yaşayabilir, ancak çoğu vaka hasta sağlığı için ciddi bir sorun oluşturmaz. Nadir durumlarda, daha ciddi yan etkiler ortaya çıkabilir. Bu komplikasyonlar şunları içerebilir:

  • Enjeksiyon yapılan yerde enfeksiyon
  • Yapılan ilaçlara alerjik reaksiyon
  • Damar zedelenmesine bağlı kanama
  • Sinir hasarı

En ciddi riskler genellikle iğnenin yanlış yerleştirilmesi sonucu ortaya çıkar. Bu durumdan kaçınmaya yardımcı olmak için, faset eklem enjeksiyonlarını uygulama konusunda ileri deneyime sahip olan algoloji uzmanları tarafından yapılması önerilir.

Faset enjeksiyonu yapılmadan önce doktor hastanın önceki sağlık geçmişi hakkında kapsamlı bilgi toplar. Daha yüksek komplikasyon riski taşıyan bazı insanlar var. Sağlığı kötü olan veya sağlık durumu kötü yönetilen kişiler, faset eklem enjeksiyonları için iyi adaylar olmayabilir. Faset eklem enjeksiyonları kan şekerini yükseltebileceğinden, diyabetli hastalar dikkatli olmalıdır.

Transforaminal Epidural Enjeksiyon Nedir? Kimlere Uygulanır?

Bel fıtığı tedavisinde transforaminal steroid enjeksiyonu

Transforaminal Epidural Steroid Enjeksiyonu Hangi Hastalara ve Nasıl Uygulanır?

Transforaminal Epidural Enjeksiyon nedir?

Transforaminal epidural enjeksiyon, siyatik, bel fıtığı, boyun fıtığı veya diğer sırt problemlerinin neden olduğu boyun,kol, bel, bacak ve ayaklarınızdaki ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilen girişimsel algoloji tedavi yöntemlerinden biridir.

Omuriliğinizden kollarınıza ve bacaklarınıza uzanan sinirleriniz var. Bu sinir “köklerinden” biri (omuriliğinize en yakın uçu), hasar görmüş bir disk veya başka bir durum nedeniyle tahriş ve iltihaplandığında, boynunuzdan kollarınıza veya sırtınızdan bacaklarınıza ve ayaklarınıza yayılan ağrıya neden olur.  Transforaminal epidural enjeksiyon

Enjeksiyonu yapılan bir steroid (kortizon) ilaç sinir kökünde oluşan iltihabı azaltmaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilir. Omurganızla omuriliğiniz arasındaki bölgeye sinir kökünün çıktığı yere enjeksiyon yapılır.

 

Transforaminal Epidural Enjeksiyon nasıl yapılır?

Öncelikle, hastayı rahatlatmak için damar yolu açılacaktır. Ardından, floroskopi masasında karnınızın üstüne (yüzüstü) yatarsınız. Anestezi teknikeri kan basıncı, kanda oksijen düzeyi, kalp atımı gibi hayati fonksiyonların monitorizasyonunu yapar ve damar yolundan sakinleştirici ilaç verilir.

Algoloji uzmanı, lokal anestezi ile enjeksiyon yapılacak bölgeyi uyuşturacaktır. Ardından, bir floroskop (röntgen) eşliğinde:

  • Ağrınıza neden olan sinir kökünü hedef alarak ince bir iğneyi yerleştirirlir
  • İğnenin doğru şekilde yerleştirildiğini doğrulamak için radyoopak (röntgende gözüken ajan) bir boya enjekte edilir
  • Anestezik (geçici ağrı kesici) ve / veya steroid (kortizon) karışımı enjeksiyonu yapılır
  • Radyasyona maruz kalma minimum düzeydedir.
  • Genellikle prosedür yaklaşık 20 dakika sürer. Aynı gün eve gidebilirsiniz.

İşlem sırasında hekim ve hastanın iletişim kurması önemlidir. Epidural iğnenin yerleştirilmesi veya ilacın enjeksiyonu sırasında ciddi bacak ağrısı tetiklenirse, doktor işlemi hemen durduracak ve iğnenin konumunu ve ağrının kaynağını kontrol edecektir.

Transforaminal Epidural Enjeksiyon ne kadar etkilidir?

Bazı hastalar enjeksiyondan sonraki 30 dakika içinde ağrının azaldığını bildirir, ancak anestezinin etkisi geçtikçe ağrı birkaç saat sonra geri gelebilir. Daha uzun süreli rahatlama, steroid (kortizon tipi ilaçlar) çalışmaya başladığında genellikle iki ila üç gün içinde başlar. Ağrı kesici sürenin ne kadar süreceği her hasta için farklıdır. Bazıları için rahatlama birkaç ay veya daha uzun sürer.

Genellikle, ilk enjeksiyondan çok az rahatlama elde eden hastalar, ikinci veya üçüncü bir enjeksiyondan çok az fayda görür. Dejeneratif lomber kanal stenozu olan hastalar ve önceki tedavileri başarısız olan hastalar, transforaminal epidural steroid enjeksiyonlarını takiben ayakta durma ve yürüme toleransını önemli ölçüde artırabilir.

Yapılan bilimsel çalışmaların çoğunda disk herniasyonu ve bacak ağrısı olan hastaların 6 haftada maksimum düzelme elde ettikleri gösterilmiştir. Transforaminal epidural steroid enjeksiyonları için uzun vadeli başarı oranları % 71 ila% 84 arasında değişiyor.

Komplikasyonlar ve yan etkileri nelerdir?

Komplikasyonlar nadirdir ancak baş ağrısı, enfeksiyonlar, kan basıncı değişiklikleri, sinir hasarı, kanama ve iğne giriş yerinde rahatsızlık olabilir. Steroid kullanımı nadiren kan şekeri ve kan basıncında artışa ve ayrıca bacak şişmesine neden olur. Sinir kökünün hasar görmesi gibi en büyük komplikasyon çok nadirdir. Bununla birlikte, algoloji uzmanınız künt bir iğne kullanarak, bu komplikasyon riskini daha da azaltabilir.

İşlemin yan etkileri bacaklarda veya ayaklarda uyuşukluk veya zayıflık, baş dönmesi, baş ağrısıdır. Bu etkiler birkaç saat içinde düzelir.

İşlemden sonra ne olur?

Düzenli diyetinize ve ilaçlarınıza hemen devam edebilirsiniz. 24 saat boyunca araba kullanmayın veya herhangi bir zorlu aktivite yapmayın. Ertesi gün normal aktivitelerinize dönebilirsiniz.

Steroidin çalışmaya başlaması bir hafta kadar sürebilir. 10 gün içinde kendinizi daha iyi hissetmezseniz, daha fazla değerlendirme ve farklı tedavileri görüşmek için algoloji uzmanınıza görünün.

Diz Ağrısı İçin Önerilen Germe ve Güçlendirme Egzersizler

Diz ağrısı ve egzersiz tedavisi

Diz Ağrısı Tedavisinde Önerilen Egzersizler

Diz ağrısı yaygın bir rahatsızlıktır. ABD’de yapılan bir araştırmada her yıl 18 milyon kişi diz ağrısı nedeniyle doktora görünmektedir. Diz ağrılarına aşağıdaki durumlar neden olabilir:

  • aşırı kullanım
  • kireçlenme
  • tendinit
  • bursit
  • menisküs yırtığı
  • diz bağları zedelenmeleri

Diz ağrısını tedavi etmenin yollarından biri hastaların kendi başına yapabileceği germe ve güçlendirme egzersizleridir.

Diz Ağrısı İçin Önerilen Germe ve Güçlendirme Egzersizleri

Diz ağrınız bir yaralanma, ameliyat veya artritten kaynaklanıyorsa, hafif germe ve güçlendirme egzersizleri ağrının azalmasına yardımcı olur ve aynı zamanda esnekliği ve hareket açıklığını iyileştirebilir.

Yaralı veya artritik bir diz için egzersiz yapmak mantıksız görünebilir, ancak dizinizi hareketsiz tutmak daha kötü sonuçlara neden olabilir. Dizinizi hareket ettirmemek sertleşmesine neden olabilir ve bu ağrıyı kötüleştirir ve günlük aktivitelere devam etmenizi zorlaştırabilir.

Hafif germe ve güçlendirme egzersizleri diz ekleminizi destekleyen kasları güçlendirir. Daha güçlü kaslara sahip olmak diziniz üzerindeki etkiyi ve stresi azaltabilir ve diz ekleminizin daha kolay hareket etmesine yardımcı olur.

Diz ağrısı için bir egzersiz programına başlamadan önce, egzersizlerin sizin için güvenli olduğundan emin olmak için doktorunuzla veya fizyoterapistinizle konuştuğunuzdan emin olun. Durumunuza bağlı olarak, bazı değişiklikler önerebilirler.

Diz ağrısı için germe egzersizleri

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi, alt vücut germe egzersizlerinin diz eklemlerindeki hareket açıklığını ve esnekliği iyileştirmeye yardımcı olabildiğini bildirmiştir.

Germe egzersizlerine başlamadan önce, ısınma hareketleri için en az 5 ila 10 dakika ayırmanız önemlidir. Sabit bir bisiklete binmek, yürümek veya eliptik bir makine kullanmak gibi düşük etkili aktiviteler iyi ısınma seçenekleridir.

Isınma hareketleri sonrası, aşağıdaki üç germe egzersilerini yapın ve ardından diz güçlendirme egzersizlerini tamamladıktan sonra bunları tekrarlayın. Bu egzersizlerin haftada en az dört ila beş kez yapılması önerilir.

1. Topuk ve baldır germe egzersizi

Bu germe hareketi, alt bacağınızdaki kasları, özellikle de baldır kaslarınızı hedef alır.

Bu hareketi yapmak için:

  • Duvara karşı durun
  • Ellerinizi duvara koyun ve bir ayağınızı rahatça olabildiğince geriye doğru hareket ettirin. Her iki ayağınızdaki ayak parmakları öne bakmalı, topuklar düz ve dizlerinizde hafif bir bükülme olmalıdır
  • Vücudunuzu öne doğru ayaklarınızı hareket ettirmeden duvardan destek alarak ilerletin ve 30 saniye bekleyin. Arka bacağınızdaki gerginliği hissetmelisiniz
  • Daha sonra bacak pozisyonunu değiştirin ve tekrarlayın
  • Bunu her iki bacak için beş kez gerdirin

Diz Egzersizi 1

2. Kuadriseps germe egzersizi

Bu germe hareketi uyluklarınızın önündeki kasları, özellikle kuadriseps bacak kasınızı hedef alır. Bu hareket, kalça fleksörleriniz ve kuadriseps kaslarınızdaki esnekliği (ön uyluk kasları) artırmanıza yardımcı olur.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir duvarın karşısında durun veya destek için bir sandalye kullanın. Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olmalıdır
  • Bir dizinizi bükün, böylece ayağınız kalçalarınıza doğru yükselir
  • Ayak bileğinizi kavrayın ve rahatça yapabildiğiniz kadar nazikçe kalça kaslarınıza doğru çekin ve 30 saniye bekleyin
  • Başlangıç pozisyonuna dönün ve bacakları değiştirin
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

3. Hamstring germe egzersizi

Bu germe hareketi, diz arkalarınızı, uyluğunuzun arkasındaki kasları hedef alır. Bu hareketi yaptığınızda, gerginliği bacağınızın arkasında ve kalçalarınızda hissetmelisiniz. Ayağınızı öne doğru bükerseniz, baldırlarınızdaki gerginliği de hissedebilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Yere veya minder üzerine uzanın ve her iki bacağı da düzeltin. Ya da daha rahatsa, ayaklarınız yere düz basacak şekilde iki dizinizi de bükebilirsiniz
  • Bir bacağınızı yerden kaldırın
  • Ellerinizi uyluğunuzun arkasına, dizinizin altına yerleştirin ve hafif bir gerginlik hissedene kadar dizinizi yavaşça göğsünüze doğru çekin. Bu acı verici olmamalı
  • 30 saniye bekleyin
  • Bacakları indirin ve diğer bacak için aynı hareketi tekrarlayın
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

Diz ağrısı için germe egzersizleri

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi, alt vücut germe egzersizlerinin diz eklemlerindeki hareket açıklığını ve esnekliği iyileştirmeye yardımcı olabildiğini bildirmiştir.

Germe egzersizlerine başlamadan önce, ısınma hareketleri için en az 5 ila 10 dakika ayırmanız önemlidir. Sabit bir bisiklete binmek, yürümek veya eliptik bir makine kullanmak gibi düşük etkili aktiviteler iyi ısınma seçenekleridir.

Isınma hareketleri sonrası, aşağıdaki üç germe egzersilerini yapın ve ardından diz güçlendirme egzersizlerini tamamladıktan sonra bunları tekrarlayın. Bu egzersizlerin haftada en az dört ila beş kez yapılması önerilir.

1. Topuk ve baldır germe egzersizi

Bu germe hareketi, alt bacağınızdaki kasları, özellikle de baldır kaslarınızı hedef alır.

Bu hareketi yapmak için:

  • Duvara karşı durun
  • Ellerinizi duvara koyun ve bir ayağınızı rahatça olabildiğince geriye doğru hareket ettirin. Her iki ayağınızdaki ayak parmakları öne bakmalı, topuklar düz ve dizlerinizde hafif bir bükülme olmalıdır
  • Vücudunuzu öne doğru ayaklarınızı hareket ettirmeden duvardan destek alarak ilerletin ve 30 saniye bekleyin. Arka bacağınızdaki gerginliği hissetmelisiniz
  • Daha sonra bacak pozisyonunu değiştirin ve tekrarlayın
  • Bunu her iki bacak için beş kez gerdirin

Diz Egzersizi 1

2. Kuadriseps germe egzersizi

Bu germe hareketi uyluklarınızın önündeki kasları, özellikle kuadriseps bacak kasınızı hedef alır. Bu hareket, kalça fleksörleriniz ve kuadriseps kaslarınızdaki esnekliği (ön uyluk kasları) artırmanıza yardımcı olur.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir duvarın karşısında durun veya destek için bir sandalye kullanın. Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olmalıdır
  • Bir dizinizi bükün, böylece ayağınız kalçalarınıza doğru yükselir
  • Ayak bileğinizi kavrayın ve rahatça yapabildiğiniz kadar nazikçe kalça kaslarınıza doğru çekin ve 30 saniye bekleyin
  • Başlangıç pozisyonuna dönün ve bacakları değiştirin
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

3. Hamstring germe egzersizi

Bu germe hareketi, diz arkalarınızı, uyluğunuzun arkasındaki kasları hedef alır. Bu hareketi yaptığınızda, gerginliği bacağınızın arkasında ve kalçalarınızda hissetmelisiniz. Ayağınızı öne doğru bükerseniz, baldırlarınızdaki gerginliği de hissedebilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Yere veya minder üzerine uzanın ve her iki bacağı da düzeltin. Ya da daha rahatsa, ayaklarınız yere düz basacak şekilde iki dizinizi de bükebilirsiniz
  • Bir bacağınızı yerden kaldırın
  • Ellerinizi uyluğunuzun arkasına, dizinizin altına yerleştirin ve hafif bir gerginlik hissedene kadar dizinizi yavaşça göğsünüze doğru çekin. Bu acı verici olmamalı
  • 30 saniye bekleyin
  • Bacakları indirin ve diğer bacak için aynı hareketi tekrarlayın
  • Her iki tarafta 5 kez tekrarlayın

Diz ağrısı için güçlendirme egzersizleri

Amerikan Ortopedi Cerrahları Akademisi’ne göre, dizinizin etrafındaki kasları düzenli olarak çalıştırarak diz ekleminizdeki stresi azaltmaya yardımcı olabilirsiniz. Dizlerinizi güçlendirmeye yardımcı olmak için hamstringlerinizi, kuadrisepsinizi, kalçalarınızı ve kalça kaslarınızı çalıştıran hareketlere odaklanmanız önerilir.

4. Yarım squat (çömelme)

Yarım squat, dizlerinizi zorlamadan kuadrisepsinizi, kalça kaslarınızı ve dizlerinizi güçlendirmenize olanak sağlar.

Bu hareketi yapmak için:

  • Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olacak şekilde ayakta çömelme pozisyonuna geçin. Denge için ellerinizi kalçalarınızın üzerine veya önünüze koyun
  • Dümdüz ileriye bakarak, yavaşça yaklaşık 25-30cm çömelin. Bu tam bir çömelmenin orta noktasıdır.
  • Birkaç saniye duraklayın, ardından topuklarınızı iterek ayağa kalkın
  • 10 tekrar yaparak 2 ila 3 set yapılması önerilir

5. Ayakta baldır yükselme

Bu hareket, baldır kaslarınızı da içeren alt bacaklarınızın arkasını güçlendirir.

Bu haeketi yapmak için:

  • Ayaklarınız omuz genişliğinde açık olacak şekilde durun. Bir duvarın yanında durun veya destek için bir sandalyenin arkasına tutunun
  • Ayak parmaklarınızın üzerinde yükselmek için iki topuğunuzu yerden kaldırın
  • Topuklarınızı yavaşça başlangıç pozisyonuna indirin. Baldır kaslarınızı güçlendirmek için bu egzersiz sırasında kontrollü yapılması önemlidir
  • 10 tekrar yaparak 2 ila 3 set yapılması önerilir

6. Ayakta hamstring curl

Ayakta hamstring curl egzersizi, hamstringlerinizi ve kalça kaslarınızı hedef alır. Ayrıca üst bedeninizi ve kalçalarınızı sabit tutmak için iyi bir gövde koordinasyonu ve kuvveti gerektirir.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir duvara karşı durun veya destek için bir sandalye kullanın. Ayaklarınız kalça genişliğinde olmalıdır
  • Bir ayağınızı kaldırın, dizinizi bükün ve topuğunuzu tavana doğru kaldırın. Vücudunuzun üst kısmını sabit tutarken ve kalçalar öne doğru bakarken olabildiğince hareketi devam edin
  • 5 ila 10 saniye bekleyin ve sonra başlangıç pozisyonuna dönün
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak 2 ila 3 set yapılması önerilir

7. Bacak ekstansiyonu

Kendi vücut ağırlığınızı kullanarak kuadrisepsinizi güçlendirmek, dizlerinizde daha fazla baskı oluşmamasına yardımcı olur.

Bu egzersizi yapmak için:

  • Bir sandalyede dik oturun
  • Ayaklarınızı kalça genişliğinde açık olacak şekilde yere düz bir şekilde koyun
  • Dümdüz ileriye bakın, uyluk kaslarınızı kasın ve kalçalarınızı sandalyeden kaldırmadan bir bacağınızı olabildiğince yükseğe uzatın
  • Duraklatın, ardından başlangıç pozisyonuna indirin
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

8. Düz bacak kaldırma

Düz bacak kaldırma, kuadrisepsinizin yanı sıra kalça fleksör kaslarınızı da güçlendirir. Hareketin sonunda ayağınızı dize doğru bükerseniz, diz arkasının da gerildiğini hissedersiniz.

Bu egzersizi yapmak kolaylaştıkça, 1-2 kiloluk bir ayak bileği ağırlığı ekleyebilir ve bacaklarınızda güç oluştururken yavaş yavaş daha ağır bir ağırlığa kadar artırarak çalışabilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bir bacak bükülmüş ve bir bacak tam düz uzatılmış olacak şekilde yere uzanın
  • Düz bacağınızın kuadrisepsini kasın ve bükülmüş dizinizle aynı yüksekliğe gelene kadar yavaşça yerden kaldırın
  • Üstte 5 saniye duraklayın, ardından başlangıç pozisyonuna indirin
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

9. Yan bacak kaldırma

Bu egzersiz kalça abdüktör kaslarınızı ve gluteal kaslarınızı çalıştırır. Kalçalarınızın dışında bulunan abdüktör kaslarınız bacaklarınızı kolaylıkla ayağa kalkmanıza, yürümenize ve ayakta dönmenize yardımcı olur. Bu kasları güçlendirmek, kalça ve dizlerdeki ağrıyı önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olabilir.

Bu hareketin yapılması kolaylaştıkça, 1-2 kiloluk bir ayak bileği ağırlığı ekleyebilir ve bacak kaslarınızda güç oluştururken yavaş yavaş daha ağır bir ağırlığa kadar artırarak çalışabilirsiniz.

Bu alıştırmayı yapmak için:

  • Bacaklarınız üst üste gelecek şekilde yan yatın. Başınızı elinize üzerine koyun ve diğer elinizi önünüzde yere koyun
  • Üst bacağınızı rahatça olabildiğince yükseğe kaldırın
  • En üstte kısa bir süre duraklayın, ardından bacağınızı indirin
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

10. Pron pozisyonda (yüzüstü) bacak kaldırma

Bu egzersiz hamstringlerinizi ve kalça kaslarınızı çalıştırır. Bu egzersizin yapılması kolaylaştıkça,    1-2 kiloluk bir ayak bileği ağırlığı ekleyebilir ve bacak kaslarınızda güç oluştururken yavaş yavaş daha ağır ağırlığa kadar artırabilir ve çalışabilirsiniz.

Bu hareketi yapmak için:

  • Bacaklarınız tam uzatarak karnınızın üzerine uzanın. Başınızın kollarınıza yaslanmasına izin verebilirsiniz
  • Sol kalça ve hamstring kaslarınızı kasarak bacağınızı ağrıya neden olmadan rahatça yapabildiğiniz kadar yükseğe kaldırın. Bu egzersiz boyunca pelvik kemiklerinizi yerde tuttuğunuzdan emin olun
  • Bacağınızı 5 saniye kaldırılmış pozisyonda tutun
  • Bacağınızı indirin, 2 saniye dinlenin ve tekrarlayın
  • Her bacak için 10 tekrar yaparak, 2 ila 3 set yapılması önerilir

Fibromiyalji Nedir? Teşhisi ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Fibromyalgia - Fibromiyalji

Fibromiyalji Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Fibromiyalji Nedir?

Fibromiyalji, kronik, uzun süreli, yaygın kas ağrısı, eklem ağrısı ve yorgunluğa neden olan bir hastalıktır. Ağrı aralıklı olarak azalabilir veya artabilir. Bilinen bir nedeni yoktur, ancak stres ve genetik gibi belirli faktörler kişiyi hastalığa yatkın hale getirebilir. Tedavisi olmamasına rağmen ilaçlar, yaşam tarzı değişiklikleri ve diğer terapiler hastanın durumunda rahatlama sağlar.

Fibromiyalji hastalığı nedir?

Fibromiyalji kimlerde olabilir?

Çocuklar dahil herkesde fibromiyalji olabilir. Kadınların bu hastalığa yakalanma olasılığı erkeklerden iki kat daha fazladır. Belirtiler genellikle orta yaşta ortaya çıkar. Romatoid artrit, lupus ve sarkoidoz gibi diğer kronik rahatsızlıklardan muzdarip hastaların % 20 kadarı da fibromiyaljiye sahip olabilir.

Ne tetikler?

Aşağıdakiler gibi belirli koşullar veya olaylar semptomları tetikleyebilir:

  • Erken doğma, taciz, kazalar gibi travmatik yaşam olayları gibi stresörler
  • Viral enfeksiyonlar veya diğer hastalıklar gibi tıbbi durumlar
  • Anksiyete, depresyon, diğer duygudurum bozuklukları
  • Kötü uyku düzeni
  • Egzersiz yapmamak

Belirtileri nelerdir?

Yaygın kas ağrısı ve eklem ağrısı ile birlikte yorgunluk ve kalitesiz uyku, fibromiyaljinin belirleyici semptomlarıdır. Hastalık her hastayı farklı şekilde etkiler. Şunları da hasta deneyimleyebilir:

  • Kaygı veya depresyon
  • İshal veya kabızlık dahil sindirim sisteminde olan sorunlar
  • Yüz veya çene ağrısı (temporomandibular eklem bozuklukları)
  • Baş ağrısı veya migren
  • Hafıza sorunları
  • Ellerde veya ayaklarda karıncalanma veya uyuşma

Fibromiyalji hastasında hassas noktalar

Fibromiyalji atağını ne tetikler?

Bazı şeyler, özellikle stres seviyesinin artıran durumlar, fibromiyalji atağına (alevlenme) neden olabilir. Bunlar aşağıdakileri içerir:

  • Günlük rutinlerde değişiklikler
  • Diyet değişiklikleri veya kötü beslenme
  • Hormon dalgalanmaları
  • Uyku eksikliği
  • İşle ilgili stres, başka bir hastalık, duygusal stres gibi
  • Tedavide olan değişiklikler
  • Uyku düzeninde değişiklik (örneğin, vardiyalı çalışma)
  • Hava veya sıcaklık değişiklikleri

Nasıl teşhis edilir?

Fibromiyaljiyi kesin olarak teşhis eden bir test yoktur. Fibromiyalji tanısı, semptomlara ve fizik muayene sonuçlarına göre klinik olarak onaylanır. Anemi veya tiroid hastalığı gibi diğer yorgunluk nedenlerini dışlamak için temel kan testleri önerilir. Teşhis, semptomlarla birlikte hastanın aile ve tıbbi geçmişine dayanır.

Fibromiyaljisi olan kişiler, çoğu insanı rahatsız etmeyecek ağrıya karşı son derece hassas olma eğilimindedir. Doktor, vücuttaki dokunmaya karşı oldukça hassas olan tetik noktaların veya alanların sayısını değerlendirebilir.

Tanı için, yorgunluk ve hafıza ve konsantrasyon bozukluğu, kalitesiz uyku, depresyon semptomları ve huzursuz olma gibi diğer semptomlarla birlikte üç ay boyunca yaygın ağrı mevcut olmalıdır.

Nasıl kontrol altına alınır veya tedavi edilir?

Fibromiyaljinin tedavisi yoktur. Bazı ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri semptomları iyileştirebilir. Aşağıdaki seçenekler fibromiyalji tedavisinde kullanılabilir:

  • İyileştirilmiş uyku alışkanlıkları
  • Stres yönetimi teknikleri
  • Egzersiz tedavisi
  • Analjezik ilaçlar, antidepresanlar, antikonvülzanlar (sara ilaçları)
  • Tetik nokta enjeksiyonu, Kuru iğne tedavisi
  • Bilişsel davranışçı terapi

Komplikasyonları nelerdir?

Fibromiyalji yaşamı tehdit etmez. Kronik ağrı ve yorgunlukla yaşamak bu hastalığı olanlar için zor olabilir. Fibromiyalji tedavi edilmezse iş hayatı ve günlük aktiviteler daha da zorlaşır ve yaşam kalitesi azalır.

Fibromiyaljiyi nasıl önlenebilir?

Fibromiyaljiye neyin sebep olduğu bilinmediği için gerçekten bu hastalığı önlemek için hangi adımların atılması gerektiğini söylemek zordur. Yine de aşağıdakileri yapmak her zaman iyi bir fikirdir:

  • Stresi en aza indirmek
  • Besleyici bir diyet
  • Yeterli uyku
  • Sağlıklı kilo
  • Artrit, depresyon veya diğer durumların iyi tedavi edilmesi
  • Aktif ve düzenli egzersiz yapılması

Fibromiyalji tanısı alan hastalar için prognoz nedir?

Fibromiyaljisi olan çoğu insan, ilaçlar ve yaşam tarzı değişiklikleri ile semptomları hafifletebilir. Stresi azaltmak için adımlar attıktan sonra bazen semptomlar kaybolur. Stresli zamanlarda semptomlar geri gelebilir. Az sayıda insan çalışamayacak kadar şiddetli ağrı veya yorgunluk yaşar.

Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyonu

Trigeminal nevralji ve gasser ganglion

Trigeminal Nevraljinin Girişimsel Tedavisi: Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyonu

Gasser Ganglion Bloğu Nedir?

Ganglion, vücudun belirli bir bölgesindeki ağrı için önemli olan birbirine bağlı bir sinir yumağıdır. Gasser ganglion veya trigeminal gangliyon, bazı yüz ağrılarının tedavisinde önemlidir. Gasseri ganglionunu bloke ederek ağrıyı dindirmek mümkündür. 

Gasser ganglionu, kafatasının içinde beyin sapının yanında bulunur ve trigeminal sinirler olarak bilinen üç sinirin başlangıç yeridir. Bu üç dal yüzün duyusunu sağlar. Gasser ganglionu bloğu, radyofrekans makinesinin yardımıyla ısıtılabilen özel bir iğne vasıtasıyla uygulanır. Bu, daha fazla ağrı sinyalini iletilmesini engeller. Bu gangliyondaki sadece ince sinirler bloke edilir. Ganglionun kalın sinirleri hasara uğratılmadığı için gangliyonun geri kalan işlevi bozulmadan kalır. Gasserian ganglion bloğu, Sweet prosedürü olarak da bilinir.

Trigeminal nevralji ve gasser ganglionTrigeminal nevralji tedavisi

Gasser Ganglion Bloğuna ne zaman ihtiyac var?

Trigeminal nevralji, yüzü etkileyen herpes zoster enfeksiyonu (veya “zona”), diğer atipik yüz ağrısı sendromları olan hastalar, bu girişimsel algoloji uygulaması olan perkütan Gasser ganglion radyofrekans termokoagülasyon ile tedavi edilebilir.

Gasser Ganglion Bloğu işlemine girmeden önce nelere dikkat edilmelidir?

Algoloji uzmanı  Gasser ganglion bloğu uygulaması önerirse, hastanın bildirmesi gereken birkaç durum vardır:

  • Hamilelik durumunda X-ray (floroskopi) cihazı kullanıldığı için bu işlemin uygulanması sakıncalıdır
  • Tedavi gününde hastanın ateşi varsa veya başka bir akut hastalığı varsa, yeni bir randevu alınması gerekir.
  • İyot, flaster, anestezik ilaç veya kontrasta alerjisi varsa tedavi için randevu almadan önce algoloji uzmanına bildirilmesi gerekir.
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyorsa, tedavi için randevu almadan önce algoloji uzmanına bilgi verilmelidir.

Gasser Ganglion Bloğu için hasta hazırlığı

Trigeminal sinir bloğu için hastaya hafif sedasyon uygulanır. Lokal anestezikler kullanılabilir. Hasta görüntüleme masasına sırtüstü yatırılır. Damaryolu açılır ve  EKG, kanda oksijen düzeyini ve kan tansiyonu monitorizasyonu sağlanır. Hastaya işlem için gerekli pozisyon verilir.

Bloğun doğru yeri floroskopi yardımı ile belirlenir. Blok için giriş yapılacak cilt bölgesi  antiseptik solüsyonla temizlenir. Algoloji uzmanı bölgeyi steril örtülerle kapatır. Damar yolundan sakinleştirici ilaç enjekte edilir. Floroskopi altında  ağrı uzmanı iğneyi Gasser ganglionunun yakınında doğru konuma yerleştirir. Daha sonra Gasser ganglionuna küçük elektrik akımı bu iğneyler verilir. Hasta yüzünde karıncalanma hissedecek. Bunu hissettiğinde, hemen tedavi eden ağrı uzmanına söyler ve ağrılı hale gelmesinin önüne geçilir. Algoloji uzmanı hastaya hissi nerede hissettiğini sorar. İğne doğru yerde ise hasta uyutulur ve algoloji uzmanı, Gasser ganglionunu bloke etmek için iğne yoluyla bir radyofrekans (RF) elektrik akımı verecektir. 

Günümüzde radyofrekans (RF) termokoagülasyonu yerine, Gasser ganglionunu bloke etmek için pulsed radyofrekans (PRF) elektrik akımları da kullanılabilir. Amma çalışmalar pulsed RF yönteminin daha az fayda sağladığını göstermiştir. Tedaviden sonra hastanın hastanede 2-3 saat kalması gerekir. Bu tedaviden sonra, hastanın algoloji uzmanından altı ila sekiz hafta sonra kontrol randevusu alması gerekir. Tedavinin etkisi kontrol edilecek ve daha sonraki tedavi planı hastayla tartışılacaktır.

Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyon ve Trigeminal Nevralji
Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyon

Gasser Ganglion Bloğu uygulamasının tehlikeleri ve yan etkileri nelerdir?

İşlem sonrasında aşağıdaki komplikasyonlar veya yan etkiler ortaya çıkabilir:

  • Kullanılan iğne küçük kan damarlarına hasar vererek yanakta kanama meydana gelmesi neden olabilir.
  • Nadir durumlarda, mukoza zarındaki bakteri beyin sıvısına girerek menenjite neden olabilir.
  • Tedaviden sonraki 6-12 saat içinde baş ağrısı ve ense sertliği ile birlikte ateş ortaya çıkarsa, derhal hastaneye veya ağrı kliniğine ve doktorunuza başvurmanız gerekir.
  • Yüzün bir kısmında uyuşukluk kalabilir
  • Çiğneme zorluk hissedilebilir
  • Çok nadir olsada anesteziya doloroza ( uyuşturulan bölgede çok nadir görülen yanıcı kalıcı ağrı) durumuna neden olabilir

Tecrübeli ellerde bu işlem harika sonuçlarla güvenle yapılabilir.

Tedaviden sonra ağrının ne zaman geçmesi beklenebilir?

Perkütan Gasser Ganglionu radyofrekans termokoagülasyonu işleminin ardından tekrar ağrılar oluşabilir. Bunlar birkaç hafta sürebilir. Optimum tedavi sonuçları altı ila sekiz hafta sonra görülür. Bu nedenle 6-8 hafta sonra ağrı uzmanına kontrol muayene için yeni bir randevu alınacaktır.

Hastaların çoğu, semptomlarında 12 aya kadar önemli bir azalma yaşar, ancak bazı hastalar için etki daha uzun veya daha kısa sürebilir.

Ağrı Tedavisinde Hangi Rejeneratif Tıp Yöntemleri Önerilir?

trombositten zengin plazma tedavisi

Rejeneratif Tıp Nedir? Ağrı Tedavisinde Hangi Rejeneratif Tıp Yöntemleri Önerilir?

Rejeneratif tıp nedir?

Rejeneratif tıp, normal işlevlerini yerine getirmek için hücrelerin, dokuların veya organların değiştirilmesi veya yenilenmesi sürecini ifade eden, yeni gelişen modern tıp dalıdır. Algoloji pratiğinde rejeneratif tıp olarak 3 spesifik tedavi  yöntemi kullanılmaktadır: trombosit açısından zengin plazma (PRP) tedavisi, kök hücre enjeksiyonları ve proloterapi. Rejeneratif tıp tedavi yöntemleri vücuttaki hasarı iyileştirmeye odaklanır ve ağrının azalmasının yanısıra fonksiyonların iyileşmesine sebep olabildiği düşünülmektedir.

Rejeneratif Tıp

Şimdi sizlere PRP, kök hücre tedavisi ve proloterapi ile kısa bilgi vermek istiyorum:

Trombositten zengin plazma tedavisi (PRP) 

Trombositten zengin plazma veya PRP tedavisi için hastanın kendi kanı kullanılır. Hastanın kendi kanını kullanmak, tedavi sırasında enfeksiyon hastalık bulaşma riskini ortadan kaldırır ve minimal invazif bir tedavi türü olarak kabul edilir. Hastadan kan alınır ve ardından bir santrifüje yerleştirilir. Trombositler kanın bir kısmından ayrılır ve ardından tedavi edilen bölgeye enjekte edilir. Konsantre trombositler dokuların tamir ve yenilenmesinde esas olan büyüme faktörleri gibi yüksek doz biyoaktif proteinlere sahiptir.  Trombositten zengin plazma tedavisi enjeksiyonları, normalde kanda bulunan trombosit miktarının beş ila on katı arasında bir miktara sahiptir. PRP’nin kalitesi, trombositlerin yaşama kabiliyetine bağlıdır. PRP uzman bir ekip tarafından hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Kök hücre tedavisi 

Kök hücreler, vücudun herhangi bir özel hücre tipine dönüşebilme kapasitesine sahip hücrelerdir, ve bu nedenle aldığı sinyale göre gerekli olan hücre tipine dönüşebilen akıllı hücrelerdir. Görevleri, parçası oldukları canlı yapıyı (örneğin deri, doku, organlar vb.) yenilemek veya tamir etmektir. Özellikle kas iskelet sistemindeki zedelenmelerden kaynaklanan kronik ağrı tedavisinde kemik iliği ve yağ doku kaynaklı kök hücreler en sık kullanılanlardır. Kök hücrelerin vücudun hasarlı bir bölgesine enjekte edilmesi, sağlıklı dokunun yenilenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

Proloterapi 

Proloterapi, ağrı veya instabilite olan alana hafif tahriş edici bir ajanın birkaç hafta arayla bir dizi enjeksiyonuyla uygulanmaktadır. Klasik proloterapi hipetonik dekstroz çözeltisini hasar veya yaralanmanın meydana geldiği belirli bir alana enjekte edilmesini içerir. Kas iskelet sisteminde kaynaklanan ağrıların tedavisinde proloterapinin etkili  olması ile ilgili tıp literatürde bazı çalışma sonuçları yayınlansa da, bu sonuçları destekleyen yüksek kaliteli randomize kontröllü çalışmalar kısıtlıdır.