Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyonu

Trigeminal nevralji ve gasser ganglion

Trigeminal Nevraljinin Girişimsel Tedavisi: Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyonu

Gasser Ganglion Bloğu Nedir?

Ganglion, vücudun belirli bir bölgesindeki ağrı için önemli olan birbirine bağlı bir sinir yumağıdır. Gasser ganglion veya trigeminal gangliyon, bazı yüz ağrılarının tedavisinde önemlidir. Gasseri ganglionunu bloke ederek ağrıyı dindirmek mümkündür. 

Gasser ganglionu, kafatasının içinde beyin sapının yanında bulunur ve trigeminal sinirler olarak bilinen üç sinirin başlangıç yeridir. Bu üç dal yüzün duyusunu sağlar. Gasser ganglionu bloğu, radyofrekans makinesinin yardımıyla ısıtılabilen özel bir iğne vasıtasıyla uygulanır. Bu, daha fazla ağrı sinyalini iletilmesini engeller. Bu gangliyondaki sadece ince sinirler bloke edilir. Ganglionun kalın sinirleri hasara uğratılmadığı için gangliyonun geri kalan işlevi bozulmadan kalır. Gasserian ganglion bloğu, Sweet prosedürü olarak da bilinir.

Trigeminal nevralji ve gasser ganglionTrigeminal nevralji tedavisi

Gasser Ganglion Bloğuna ne zaman ihtiyac var?

Trigeminal nevralji, yüzü etkileyen herpes zoster enfeksiyonu (veya “zona”), diğer atipik yüz ağrısı sendromları olan hastalar, bu girişimsel algoloji uygulaması olan perkütan Gasser ganglion radyofrekans termokoagülasyon ile tedavi edilebilir.

Gasser Ganglion Bloğu işlemine girmeden önce nelere dikkat edilmelidir?

Algoloji uzmanı  Gasser ganglion bloğu uygulaması önerirse, hastanın bildirmesi gereken birkaç durum vardır:

  • Hamilelik durumunda X-ray (floroskopi) cihazı kullanıldığı için bu işlemin uygulanması sakıncalıdır
  • Tedavi gününde hastanın ateşi varsa veya başka bir akut hastalığı varsa, yeni bir randevu alınması gerekir.
  • İyot, flaster, anestezik ilaç veya kontrasta alerjisi varsa tedavi için randevu almadan önce algoloji uzmanına bildirilmesi gerekir.
  • Kan sulandırıcı ilaç kullanılıyorsa, tedavi için randevu almadan önce algoloji uzmanına bilgi verilmelidir.

Gasser Ganglion Bloğu için hasta hazırlığı

Trigeminal sinir bloğu için hastaya hafif sedasyon uygulanır. Lokal anestezikler kullanılabilir. Hasta görüntüleme masasına sırtüstü yatırılır. Damaryolu açılır ve  EKG, kanda oksijen düzeyini ve kan tansiyonu monitorizasyonu sağlanır. Hastaya işlem için gerekli pozisyon verilir.

Bloğun doğru yeri floroskopi yardımı ile belirlenir. Blok için giriş yapılacak cilt bölgesi  antiseptik solüsyonla temizlenir. Algoloji uzmanı bölgeyi steril örtülerle kapatır. Damar yolundan sakinleştirici ilaç enjekte edilir. Floroskopi altında  ağrı uzmanı iğneyi Gasser ganglionunun yakınında doğru konuma yerleştirir. Daha sonra Gasser ganglionuna küçük elektrik akımı bu iğneyler verilir. Hasta yüzünde karıncalanma hissedecek. Bunu hissettiğinde, hemen tedavi eden ağrı uzmanına söyler ve ağrılı hale gelmesinin önüne geçilir. Algoloji uzmanı hastaya hissi nerede hissettiğini sorar. İğne doğru yerde ise hasta uyutulur ve algoloji uzmanı, Gasser ganglionunu bloke etmek için iğne yoluyla bir radyofrekans (RF) elektrik akımı verecektir. 

Günümüzde radyofrekans (RF) termokoagülasyonu yerine, Gasser ganglionunu bloke etmek için pulsed radyofrekans (PRF) elektrik akımları da kullanılabilir. Amma çalışmalar pulsed RF yönteminin daha az fayda sağladığını göstermiştir. Tedaviden sonra hastanın hastanede 2-3 saat kalması gerekir. Bu tedaviden sonra, hastanın algoloji uzmanından altı ila sekiz hafta sonra kontrol randevusu alması gerekir. Tedavinin etkisi kontrol edilecek ve daha sonraki tedavi planı hastayla tartışılacaktır.

Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyon ve Trigeminal Nevralji
Perkütan Gasser Ganglion Radyofrekans Termokoagülasyon

Gasser Ganglion Bloğu uygulamasının tehlikeleri ve yan etkileri nelerdir?

İşlem sonrasında aşağıdaki komplikasyonlar veya yan etkiler ortaya çıkabilir:

  • Kullanılan iğne küçük kan damarlarına hasar vererek yanakta kanama meydana gelmesi neden olabilir.
  • Nadir durumlarda, mukoza zarındaki bakteri beyin sıvısına girerek menenjite neden olabilir.
  • Tedaviden sonraki 6-12 saat içinde baş ağrısı ve ense sertliği ile birlikte ateş ortaya çıkarsa, derhal hastaneye veya ağrı kliniğine ve doktorunuza başvurmanız gerekir.
  • Yüzün bir kısmında uyuşukluk kalabilir
  • Çiğneme zorluk hissedilebilir
  • Çok nadir olsada anesteziya doloroza ( uyuşturulan bölgede çok nadir görülen yanıcı kalıcı ağrı) durumuna neden olabilir

Tecrübeli ellerde bu işlem harika sonuçlarla güvenle yapılabilir.

Tedaviden sonra ağrının ne zaman geçmesi beklenebilir?

Perkütan Gasser Ganglionu radyofrekans termokoagülasyonu işleminin ardından tekrar ağrılar oluşabilir. Bunlar birkaç hafta sürebilir. Optimum tedavi sonuçları altı ila sekiz hafta sonra görülür. Bu nedenle 6-8 hafta sonra ağrı uzmanına kontrol muayene için yeni bir randevu alınacaktır.

Hastaların çoğu, semptomlarında 12 aya kadar önemli bir azalma yaşar, ancak bazı hastalar için etki daha uzun veya daha kısa sürebilir.

Ağrı Tedavisinde Hangi Rejeneratif Tıp Yöntemleri Önerilir?

trombositten zengin plazma tedavisi

Rejeneratif Tıp Nedir? Ağrı Tedavisinde Hangi Rejeneratif Tıp Yöntemleri Önerilir?

Rejeneratif tıp nedir?

Rejeneratif tıp, normal işlevlerini yerine getirmek için hücrelerin, dokuların veya organların değiştirilmesi veya yenilenmesi sürecini ifade eden, yeni gelişen modern tıp dalıdır. Algoloji pratiğinde rejeneratif tıp olarak 3 spesifik tedavi  yöntemi kullanılmaktadır: trombosit açısından zengin plazma (PRP) tedavisi, kök hücre enjeksiyonları ve proloterapi. Rejeneratif tıp tedavi yöntemleri vücuttaki hasarı iyileştirmeye odaklanır ve ağrının azalmasının yanısıra fonksiyonların iyileşmesine sebep olabildiği düşünülmektedir.

Rejeneratif Tıp

Şimdi sizlere PRP, kök hücre tedavisi ve proloterapi ile kısa bilgi vermek istiyorum:

Trombositten zengin plazma tedavisi (PRP) 

Trombositten zengin plazma veya PRP tedavisi için hastanın kendi kanı kullanılır. Hastanın kendi kanını kullanmak, tedavi sırasında enfeksiyon hastalık bulaşma riskini ortadan kaldırır ve minimal invazif bir tedavi türü olarak kabul edilir. Hastadan kan alınır ve ardından bir santrifüje yerleştirilir. Trombositler kanın bir kısmından ayrılır ve ardından tedavi edilen bölgeye enjekte edilir. Konsantre trombositler dokuların tamir ve yenilenmesinde esas olan büyüme faktörleri gibi yüksek doz biyoaktif proteinlere sahiptir.  Trombositten zengin plazma tedavisi enjeksiyonları, normalde kanda bulunan trombosit miktarının beş ila on katı arasında bir miktara sahiptir. PRP’nin kalitesi, trombositlerin yaşama kabiliyetine bağlıdır. PRP uzman bir ekip tarafından hazırlanmalı ve uygulanmalıdır.

Kök hücre tedavisi 

Kök hücreler, vücudun herhangi bir özel hücre tipine dönüşebilme kapasitesine sahip hücrelerdir, ve bu nedenle aldığı sinyale göre gerekli olan hücre tipine dönüşebilen akıllı hücrelerdir. Görevleri, parçası oldukları canlı yapıyı (örneğin deri, doku, organlar vb.) yenilemek veya tamir etmektir. Özellikle kas iskelet sistemindeki zedelenmelerden kaynaklanan kronik ağrı tedavisinde kemik iliği ve yağ doku kaynaklı kök hücreler en sık kullanılanlardır. Kök hücrelerin vücudun hasarlı bir bölgesine enjekte edilmesi, sağlıklı dokunun yenilenmesine yardımcı olabileceği düşünülmektedir.

Proloterapi 

Proloterapi, ağrı veya instabilite olan alana hafif tahriş edici bir ajanın birkaç hafta arayla bir dizi enjeksiyonuyla uygulanmaktadır. Klasik proloterapi hipetonik dekstroz çözeltisini hasar veya yaralanmanın meydana geldiği belirli bir alana enjekte edilmesini içerir. Kas iskelet sisteminde kaynaklanan ağrıların tedavisinde proloterapinin etkili  olması ile ilgili tıp literatürde bazı çalışma sonuçları yayınlansa da, bu sonuçları destekleyen yüksek kaliteli randomize kontröllü çalışmalar kısıtlıdır.

TENS Tedavisi Hangi Durumlarda ve Nasıl Kullanılır?

TENS tedavisi

TENS Tedavisi Hangi Ağrıların Tedavisinde ve Nasıl Kullanılır ?

TENS tedavisi veya transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu, ağrı yönetimi için invazif olmayan, ilaçsız bir seçenektir. TENS tedavisi sırasında ağrı sinyallerini, kullanıcı tarafından kontrol edilen ve bir karıncalanma hissi ile değiştirir. TENS uygulaması mekanizması oldukça basit olmasına rağmen, akılda tutulması gereken bazı önemli şeyler vardır. TENS ünitesinin nasıl doğru kullanılacağını bilmek, uzun süreli ağrı yönetiminin anahtarıdır.

TENS tedavisi ve TENS ünitesi

TENS tedavisi nedir ve hangi durumlarda kullanılır?

Transkutanöz elektriksel sinir stimülasyonu (TENS), iki kablonun bağlı olduğu cep telefonu boyutunda bir ünitedir. Her bir kablonun sonunda, vücudunuza yerleştirdiğiniz kendiliğinden yapışan bir ped bulunur. Nazik bir elektrik akımı kablolar boyunca ve pedlerin üzerinde hareket eder. Hastalar ağrı ile vücut bölgelerine pedleri yerleştirir ve ünite üzerindeki bir düğme ile elektrik akımını aktif hale getirir. Bu basit cihazın, yan etkiler olmaksızın ve diğer tedavilerle etkileşim olasılığı olmaksızın sinir ağrısını hafiflettiği gösterilmiştir.

Yapılan araştırmalar, aşağıdaki durumlarda TENS’in potansiyel etkinli olduğunu göstermiştir:

  • Boyun ağrısı
  • Bel ağrısı
  • Siyatik
  • Osteoartrit ve diğer artrit türleri
  • Bursit
  • Tendinit
  • Kanser ağrısı
  • Omuz ağrısı ve donmuş omuz
  • Nöralji
  • Migren ve baş ağrıları

TENS’in diyabetik nöropatili kişiler için yararlı olabileceğine dair bazı göstergeler de vardır.

Hastaların çoğu, TENS ünitesiyle 30 dakikalık bir seansın ağrıyı saatlerce hafiflettiğini fark eder. Bazıları TENS ünitelerini günlük aktiviteleri sırasında kullanabilir, aksi halde bu aktiviteler ağrıya neden olabilir.

TENS ünitesi nasıl kullanılır?

TENS ünitesinin nasıl kullanılacağını öğrenmenin ilk adımı doktorunuzla konuşmaktır. TENS ünite tedavisinin sizin için iyi bir tedavi seçeneği olup olmadığına karar vermenize doktorunuz yardımcı olabilir ve ayrıca üniteyi en iyi sonuçlar için güvenle kullanmanı konusunda sizi bilgilendirebilir.

Genel güvenlik yönergeleri

Genel olarak, TENS ünitesi tarafından iletilen elektrik akımı güvenlidir ve elektrik çarpması için bir tehdit oluşturmaz. Bununla birlikte, yanık veya diğer ilgisiz yan etkilerin riskini azaltmak için izlenecek bazı genel güvenlik yönergeleri vardır.

Birçok hasta, günlük egzersiz sırasında TENS ünitesini kullanmanın etkinliği artırdığını fark eder. Bisiklete binmek veya doğa yürüyüşü yapmak gibi düşük yoğunluklu egzersizler sırasında bu tedaviden yararlanmak mümkündür.

Banyoda veya duşta TENS ünitesi kullanmayın. Bu üniteye zarar verebilir ve aynı zamanda su olan alanda elektrikli cihaz kullanmak her zaman iyi bir fikir değil.

TENS ünitesi pedlerinizi sadece kendiniz kullanın. Bir başkasının vücudunun ağrısız bir bölümünde karıncalanma hissinin nasıl hissettirdiğini göstermek için bile onları paylaşmayın. Hijyenik değil.

Vücudunuza pedleri yapıştırırken, çıkarırken veya başka bir şekilde yeniden yerleştirirken TENS ünitesinin kapalı olduğundan emin olun.

TENS tedavisi için elektrotların yerleştirilmesi

TENS ünitesi elektrot yerleşimi çok önemlidir. Elektrotların uygun şekilde yerleştirilmesi, bu tedavinin etkinliğini artırabilir.

Başlamadan önce, pillerin düzgün şekilde takıldığından olun. Tel uçlarını elektrot pedlerine tamamen yerleştirin (açıkta metal olmamalı), ardından uçları TENS ünitenize takın.

TENS tedavisi

Cildiniz temiz, kuru olmalı ve üzerinde losyon, yağ veya toz olmamalıdır.

Elektrotlar doğrudan ağrılı bölgenin üzerine veya çok yakınına yerleştirilmelidir. Olası cilt tahrişini önlemek için elektrotları yerleştirdiğiniz yeri değiştirmeniz önemlidir.  Tam bir devre oluşturmak için iki veya dört ped kullanmanız gerekir. Bu pedler arasındaki mesafenin değiştirilmesi, aralarında akan elektrik miktarını ve akımın yoğunluğunu değiştirir. Pedler arasında en az 2-3cm aralık olması gerekmesine rağmen, aralarındaki mesafe ne kadar fazla olursa o kadar az etkili olacaklarını da unutmayın. Ağrılı bölgeye ne kadar yakın olursanız, tedavi o kadar etkili olacaktır.

Bu alanlardan kaçının

Elektrotlar vücut üzerindeki herhangi bir metalle (örneğin bir kemer veya mücevher) temas etmemelidir.

TENS ünitesi elektrot yerleşimi düşünüldüğünde kaçınılması gereken bazı alanlar da vardır :

  • Gözler ve boğaz
  • Kesik veya yaralarda (ve genel olarak yaralanmış ciltte)
  • Tümörlerde
  • Doğrudan omurilikte
  • Vücut boşluklarının içinde
  • Doğrudan kemiklerin üzerinde

Elektrik akımı güç ayarlaması

TENS ünitenizi ilk kez kullandığınızda, doktorunuz elektrik akımını hangi güçte ayarlayacağınızın belirlenmesine yardımcı olabilir.

Vücudunuzun buna alıştığını ve karıncalanma hissinin azaldığını fark edebilirsiniz. Böyle bir durumda, doktorunuza, hissin mevcut olması ama yine de rahat olması için gücü artırmanın uygun olup olmadığını sorabilirsiniz.

TENS tedavisi gün içinde ne kadar süre kullanılmalıdır?

Rahatlama sağladığı sürece TENS ünitesi kullanılabilir. Ağrı azalmaya başlarsa mola verilebilir. Bu, sinirlerinizin biraz gevşemesini ve sakinleşmesini sağlar. Belli bir süre sonra ağrı geri gelirse, TENS ünitenizin ağrıyı hafifletmek içi tekrar kullanabilirsiniz.

TENS tedavisi, diğer tedavilerle birlikte de kullanılabilir. TENS ünitenizi kullanmak için bir zaman çizelgesi içeren koordineli bir tedavi planı hakkında doktorunuzla konuşabilirsiniz.

TENS ünitemi uyurken kullanabilir miyim?

Uyurken bir TENS ünitesi kullanmak pratik görünebilir, özellikle ağrı durumunuz geceleri alevleniyorsa, ancak bu iyi bir fikir değildir. Elektrotlar, cilde çok sıkı bastırılırsa veya pedlerden biri koparsa cild tahriş olabilir. Farklı veya olağandışı olabilecek değişiklikleri veya duyumları izlemek için tamamen dikkatli olmak ve TENS ünitenizi kontrol altında tutmak her zaman daha güvenlidir.

TENS tedavisi hangi sıklıkla kullanabilir?

Rahatlama sağlamaktaysa TENS tedavisini günlük olarak kullanabilirsiniz. Bazı hastalar 30 dakikalık bir seansın tüm gün rahatlama sağladığını görürken, diğerlerinin ünitelerini her iki saatte bir kullanmaları gerekebilir. Bir TENS ünitesini ne sıklıkta kullanabileceğinize dair en iyi kılavuz,sizin rahatınız ve ağrınızın giderilmesidir.

Bazı hastalar periyodik olarak üç ila beş gün ara vermeyi faydalı bulmaktadır. TENS ünitenizin ağrınızı hafifletmek için etkisini azaldığını fark ederseniz, kısa bir mola etkinliğini geri kazandırabilir.

TENS üniteme nasıl bakım sağlamam gerek?

TENS ünitenizin bakımı konusunda bilmeniz gereken birkaç husus vardır. Her kullanımdan sonra, kablo uçları ünite kapatıldıktan sonra pedlerden çıkarılabilir, ancak üniteyi birkaç saat içinde tekrar kullanırsanız pedler ciltte kalabilir. Pedleri çıkarmak istiyorsanız, cildinizden dikkatlice alın ve plastik kılıflarında saklayın. Temiz cilt üzerinde kullanırsanız ve kullandıktan sonra düzgün bir şekilde saklarsanız bu pedler daha uzun süre dayanır.

TENS ünitenizin periyodik olarak temizlenmesi gerekir. Kapatıldığından emin olun, ardından nemli, yumuşak bir bezle silin. Ünite üzerinde temizleyici veya aşındırıcı kullanmayın. Üniteyi uzun süre saklarsanız, pilleri çıkarın ve üniteyi ve kablo uçlarını serin ve kuru bir yerde saklayın. Giriş kablolarını bükmemeye veya kıvırmamaya dikkat edin.

TENS tedavisinin yan etkiler veya potansiyel riskler var mı?

TENS ünitesi tedavisinin potansiyel olarak yaygın olan tek yan etkisi, bazen hoş, bazen hafif rahatsız edici  (hastaya bağlı olarak) olan hafif karıncalanma hissidir. Rahatlama bulan çoğu hasta, ağrıları yerine karıncalanmayı tercih eder ve karıncalanmaya her düzeyde alışır. Bununla birlikte, cildin tahriş olmasını veya elektrik çarpmasını önlemek için uygun elektrik stimülasyon düzeyini belirlemek için doktorunuzla birlikte çalışmak önemlidir. 

TENS tedavisi hastaların büyük çoğunluğu için güvenli olsa da, bu cihazı kullanmaması gereken hastalar da vardır. Kalp pili olanlar da dahil olmak üzere kardiyak hastalar TENS ünitesi kullanamayabilir. İmplante edilmiş metal cihazlara veya kalıcı pompalara veya diğer monitör tiplerine sahip hastalar, ağrıyı gidermek için bir TENS ünitesi kullanmamalıdır.

Ayrıca hamile kadınlar TENS ünitesinin güvenliği hakkında doktorlarıyla konuşmalıdır (reçetesiz satın alınabilenler dahil).

Williams Egzersizleri Nedir ve Nasıl Yapılır?

Williams egzersizleri - Williams exercises

Bel Ağrısı Tedavisinde Williams Lomber Fleksiyon Egzersizleri

Williams egzersizleri nedir ve bel ağrısına nasıl iyi gelir?

Williams lomber fleksiyon egzersizleri veya kısaca Williams egzersizleri – ameliyatsız olarak bel ağrısını yönetmek için önerilir. Lomber fleksiyonu güçlendirmeyi (belin sağa, sol ve öne eğilmesi), lomber ekstansiyonu önlemeyi (belin arkaya doğru eğilmesi), karın ve gluteal (kalça) kas sistemini güçlendirmeyi amaçlayan bir dizi veya ilgili fiziksel egzersiz sistemidir. Ayrıca erektör spina, hamstring ve tensör fasciae latae kaslarını ve iliofemoral ligamanı da uzatır. 1937’de, daha sonra ortopedi cerrahı olan Dr. Paul C. Williams tarafından geliştirildi.

 

Williams egzersizleri

Bu egzersizlerin amacı omuriliğinden ayrılan sinir köklerinin çıktığı omurlararası delikleri (foramina) açmaktır. Ve arka ekstansör kasları, kalça fleksörlerini ve fasetleri germek, karın ve gluteal kasları güçlendirmek ve lumbosakral kavşakların mobilizasyonunu sağlamaktır. Ayrıca ağrıyı azaltır ve gövdemizin alt kısmının stabilitesini sağlar.

Williams egzersizlerinin 7 varyasyonu aşağıda sizin için özetledim:

1. Posterior Pelvik Tilt

Sırtüstü yatın, dizleriniz bükülü, ayaklar yere düz. Bacaklarınızla aşağı itmeden belinizi yere doğru düzleştirin. 5 ila 10 saniye bekleyin. Pelvik tilt egzersizleri belinizi destekleyen kasları güçlendirir.

Posterior pelvik tilt egzersizi

2. Tek Diz Göğsünüze

Dizleriniz bükün ve ayaklar yere düz olarak sırtüstü yatın. Sağ dizinizi yavaşça omzunuza doğru çekin ve 5-10 saniye bekleyin. Dizinizi indirin ve diğer dizle aynı hareketi tekrarlayın.

Tek diz göğsüne egzersizi

3. Her İki Diz Göğsünüze

Dizleriniz bükün ve ayaklar yere düz olarak sırtüstü yatın. Sağ dizinizi göğsünüze çektikten sonra, sol dizinizi göğsünüze doğru çekin ve her iki dizinizi 5 ila 10 saniye tutun. Her seferinde bir bacağınızı yavaşça indirin.

Dizden göğsünüze esneme hareketleri belinizin esnekliğini artırır.

Her iki diz göğsünüze egzersizi

4. Kısmi oturma (sit-up)

Posterior pelvik tilt hareketini yapın (1-ci egzersiz) ve bu pozisyonu tutarken başınızı ve omuzlarınızı yerden yavaşça kaldırın. Kısa bir süre bekleyin. Yavaşça başlangıç ​​pozisyonuna dönün.

Kısmi oturma (sit-up) egzersizi

5. Hamstring germe

Ayak parmakları yukarıya doğru yönlendirilmiş ve dizler tamamen uzatılmış olarak uzun oturmaya çalışın. Yavaşça gövdeyi bacakların üzerinden öne doğru indirin, dizlerinizi uzatın, kolları bacakların üzerine uzatın ve gözler öne odaklanın. Hamstring germe, uyluklarınızın arkasındaki kasların esnekliğini artırır.Hamstring germe egzersizi

6. Kalça fleksör germesi

Sol diziniz sağ dizinizin önünde, 90 derecelik açıyla diz çökmüş pozisyonda başlayın. Şimdi pelvisinizi geriye doğru eğin (kuyruk kemiğinizi öne doğru getirin). Sağ kalça fleksörünüzde (psoas kasında) gerilme hissedene kadar hafifçe öne doğru eğilin. Gerilmeyi 30 saniye tutun ve ardından diğer tarafta tekrarlayın. Her iki tarafta 2-3 tekrar yapın.
* Bunu yaparken sırtınızı kamburlaştırmayın. Pelvisinizi sabit tutun.Kalça fleksör germesi egzersizi

 

7. Squat (çömelme)

Her iki ayağınızı omuz genişliğinde birbirine paralel olacak şekilde ayakta durun. Gövdeyi mümkün olduğunca yere dik tutmaya, gözleri öne odaklamaya ve ayakları yere düz basmaya çalışın ve dizlerini esneterek vücudunuzu yavaşça indirin (çömelin). Squat egzersizi kalçanızdaki kasları güçlendirir. Dengenizde güçlük çekiyorsanız, bu egzersizi sağlam bir duvarın yakınında yapın.

Squat (çömelme) egzersizi

Donuk Omuz Tedavisinde Hangi Egzersizler Yapılmalı ?

Donuk omuz egzersizleri

Donuk Omuz İçin Germe ve Güçlendirme Egzersizleri

Donuk omuz (adeziv kapsülit olarak da bilinir), omzun sert, ağrılı ve her yöne hareketinin kısıtlı olduğu bir durumdur. Donuk omuz için egzersizler genellikle tedavinin önemli kısmını oluşturur. Donuk omuz tanısı almışsanız, egzersizlere başlamadan önce mutlaka doktorunuza danışmanız gerekir.

Donuk omuz egzersizlerinizi yapmadan önce daima omzunuzu ısıtın. Bunu yapmanın en iyi yolu 10 ila 15 dakika ılık bir duş almak veya banyo yapmaktır. Ayrıca nemli bir ısıtma yastığı veya ısıtılmış nemli bir havlu da kullanabilirsiniz, ancak o kadar etkili olmayabilir.

Donuk Omuz

Donuk omuz egzersizlerini yaparken, gerginlik noktasına kadar gerin, ancak ağrı oluşmasına izin vermeyin.

Donuk omuz için germe egzersizleri

1. Sarkaç Germe

Önce bu egzersizi yapın. Omuzlarınızı gevşetin. Etkilenen kolun aşağı sarkmasına izin vererek durun ve hafifçe eğilin. Kolu küçük bir daire içinde sallayın – yaklaşık 25-30cm çapında. Günde bir kez her yönde 10 devir gerçekleştirin. Belirtileriniz düzeldikçe, salıncağınızın çapını artırın ama asla zorlamayın. Daha fazlasına hazır olduğunuzda, sallanan kolda hafif bir ağırlık (1 ila 2 kg) tutarak gerginliği artırın.

Sarkaç germe egzersizi

2. Havlu Germe

1 metre uzunluğundaki bir havlunun bir ucunu arkanızda tutun ve diğer elinizle diğer ucunu tutun. Havluyu yatay konumda tutun. Etkilenen kolu germek için yukarı doğru çekmek için sağlam kolunuzu kullanın. Havlunun alt kısmını etkilenen kolla tutun ve sağlam kolla belinize doğru çekin. Bunu günde 10 ila 20 kez yapın.

Havlu germe egzersizi

3. Parmak Yürüyüşü

Bir kol uzunluğunun dörtte üçü kadar uzakta bir duvara dönün. Etkilenen kolun parmak uçlarıyla bel hizasında duvara dokunun. Dirseğiniz hafifçe bükülmüş olarak, kolunuzu rahatça yapabildiğiniz kadar kaldırana kadar parmaklarınızla örümcek gibi duvara doğru yavaşça yürüyün. İşi omuz kaslarınız değil parmaklarınız yapmalıdır. Kolu yavaşça indirin (gerekirse sağlam kolun yardımıyla) ve tekrarlayın. Bu egzersizi günde 10 ila 20 kez gerçekleştirin.

Parmak yürüyüşü egzersizi

4. Çapraz Germe

Oturarak ya da ayakta durarak etkilenen kolunuzu dirseğinizden kaldırmak için sağlam kolunuzu kullanın ve omuzu germek için hafif bir baskı uygulayarak vücudunuzun üzerinden yukarı kaldırın. Uzatmayı 15 ila 20 saniye basılı tutun. Bunu günde 10 ila 20 kez yapın.

Çapraz germe egzersizi

5. Koltukaltı Germe

Sağlam kolunuzu kullanarak, etkilenen kolu göğüs hizasındaki bir masa üzerine koyun. Koltuk altını açarak yavaşça dizlerinizi bükün. Dizinizi hafifçe bükün, koltuk altını nazikçe gerin ve ardından düzeltin. Her diz büküldüğünde biraz daha gerin ama zorlamayın. Bunu her gün 10 ila 20 kez yapın.

Koltukaltı germe egzersizi

Donuk omuz için güçlendirme egzersizleri

Hareket açıklığınız geliştikçe, omuzun rotator manşetini güçlendirici egzersizler ekleyin. Güçlendirme egzersizleri yapmadan önce omzunuzu ısıttığınızdan ve germe egzersizlerinizi yaptığınızdan emin olun.

6. Dışa Rotasyon

Dirseklerinizi vücudunaza yakın 90 derecelik açıyla pozisyon alın ve ellerinizin arasında bir lastik egzersiz bandı tutun. Etkilenen kolun alt kısmını 5 – 10cm dışa doğru döndürün ve beş saniye tutun. Günde bir kez 10 ila 15 kez tekrarlayın.

Dışa rotasyon egzersizi

7. İçe doğru Rotasyon

Kapalı bir kapının yanında durun ve lastik egzersiz bandının bir ucunu kapı kolunun etrafına takın. Diğer ucu etkilenen kolunuzun eliyle dirseğinizi 90 derecelik açıyla tutun. Bandı vücudunuza 5- 10cm doğru çekin ve beş saniye tutun. Günde bir kez 10 ila 15 kez tekrarlayın.

İçe doğru rotasyon egzersizi

Kaynak: www.health.harvard.edu

McKenzie Egzersizleri

Bel ağrısı tedavisinde McKenzie egzersizleri

Bel Ağrısı Tedavisinde McKenzie Egzersizleri Neden ve Nasıl Yapılır?

McKenzie egzersizleri nedir?

Sırt ağrısı varsa, buna neyin sebep olduğunu belirlemek için sağlık uzmanına muayene olmak en iyisidir. Bu, en güvenli, en etkili tedavi seçeneğinin bulunmasına yardımcı olabilir.

Mekanik tanı ve tedavi olarak adlandırılan McKenzie yöntemi boyun ve bel ağrıları olan hastalar için oldukça etkili olduğu kanıtlanmıştır. Omurga hareketliliğini ve postürü iyileştirmek için tasarlanmış egzersizlerin yanı sıra hastaların sırt  hareketlerini değerlendirmek için kullanılabilir.

McKenzie Egzersiz

McKenzie egzersizlerini güvenle nasıl deneyebilirsiniz?

McKenzie yöntemi herkes için değil. Sırt ameliyatı geçirildiyse, omurga kırığı gibi ciddi bir omurga rahatsızlığı varsa en iyisi bu programdan kaçınmaktır. Bu egzersizleri denemeden önce sağlık uzmanına danışmakta fayda var.

McKenzie egzersizlerini hasta kendi başına yapmaya karar verirse, yavaş hareket ettiğinden emin olmalıdır. Ani hareketler semptomları kötüleştirebilir. Artan ağrı, uyuşma, karıncalanma gibi semptomlar bir veya her iki bacakta hissedilirse, egzersizler hemen durdurulmalı ve uzman hekime başvurulmalıdır.

McKenzie egzersizlerindeki amaç sırt ağrısının azaltılması, yayılan bir ağrı ise merkezileştirilmesi, küçültülmesi ve en az rahatsız edecek düzeye indirilmesidir. Hastaların toleransına ve ağrı şiddetine bağlı olarak her gün veya günaşırı, günün belli zamanlarında uygulanabilen egzersizlerdir.

Bu egzersizlerle omurgayı saran ve etrafındaki kaslar kuvvetlendirilir. Lordoz korunarak omurga disklerine düşen basınç azaltılır.

1. Karnın üstüne yatış pozisyonu

Bu hareket, belinizdeki baskıyı azaltarak ağrıyı azaltır. Ayrıca omurganızı hizalamaya yardımcı olur.

  • Karnınız üstüne uzanın. Kollarınızı yanlara koyun.
  • Başınızı yana veya yüzüstü çevirin.
  • 2 ila 3 dakika bekleyin. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın. 

McKenzie egzersizi karnın üstüne yatış

2. Yastık üzerine yatış pozisyonu

Sırtınızın alt kısmını desteklemek için karnınızın altına bir yastık koyun.

  • Yüzüstü yatın ve karnınızın ve pelvisinizin altına bir yastık yerleştirin. Kollarınızı yanlara koyun.
  • Başınızı yana veya yüzüstü çevirin.
  • 2 ila 3 dakika bekleyin. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın. 

McKenzie egzersizi yastık üzerine yatış

3. Ön kollar (dirsekler) üzerinde duruş pozisyonu

Bu egzersiz belinizin alt kısmındaki doğal eğriyi geri kazanmanıza yardımcı olacaktır. Ekstansiyonda yüzüstü yatmak olarak da bilinir.

  • Karnınız üzerine uzanın. Omuzlarınız dirseklerinizin üzerinde olacak şekilde kendinizi ön kollarınızla destekleyin.
  • 2 ila 3 dakika bekleyin.
  • Vücudunuzun üst kısmını indirin. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın.

McKenize egzersizi ön kollar üzerinde duruş

4. Yüzüstü (prone) pozisyonda şınav (press ups)

Yüzüstü şınavlar ayrıca belinizin doğal eğrisini geri kazanmanıza yardımcı olur.

  • Karnınız üzerine uzanın. Ellerinizi omuzlarınızın altına yerleştirin.
  • Vücudunuzun üst kısmını kaldırmak için kollarınızı yavaşça düzeltin. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 10 tekrarı tamamlayın. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın.

McKenzie egzersizi yüzüstü pozisyonda şınav

5. Ayakta ekstansiyon (arkaya eğilme)

Ayakta ekstansiyon, belinizin geriye doğru bükülmesine yardımcı olur. Yere uzanmanız gerekmediği için yapmanız da uygundur.

  • Dik durun. Ellerinizi belinize koyun.
  • Dizlerinizi düz tutarak mümkün olduğunca belinizi geriye doğru bükün. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna geri dön.
  • 10 tekrarı tamamlayın. Günde sekiz defaya kadar tekrarlayın.

McKenzie egzersizi ayakta ekstansiyon

6. Sırtüstü fleksiyon (bükülme)

Belin öne doğru bükülme hareketini eski haline getirmenin ilk adımıdır. Sırt ağrınız düzeldiğinde, hareket açıklığını yeniden kazanmak için bu egzersize başlayın.

Sırtüstü rahat hissetmiyorsanız, başınızı bir yastığın üzerine koyun. Bu, omurganızdaki baskıyı azaltacaktır.

  • Sırt üstü uzanın. Ayaklarınızı kalça genişliğinde açık olacak şekilde yere düz bir şekilde yerleştirin.
  • Kuyruk kemiğinizi yerde tutarak iki dizinizi de göğsünüze doğru kaldırın. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 6 tekrarı tamamlayın. Günde dört defaya kadar tekrarlayın.

McKenzie egzersizi sırtüstü fleksiyon

7. Oturur pozisyonda fleksiyon (öne eğilme)

Oturur pozisyonda fleksiyon, sırtınızın öne doğru bükülme hareketini geri kazanmanıza yardımcı olur. Sırtüstü yatar pozisyonda fleksiyonun orta dereceli bir versiyonudur.

  • Bir sandalyenin kenarına oturun. Sırtınızı düzeltin ve ayaklarınızı yere düz bir şekilde koyun.
  • İleri eğilme (fleksiyon). Ellerinizi bacaklarınızın arasında yere doğru uzatın. 2 saniye bekleyin. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 6 tekrar yapın. Günde dört defaya kadar tamamlayın.

McKenzie egzersizi oturur pozisyonda fleksiyon

8. Ayakta fleksiyon

Bu serideki en zorlu egzersiz olan ayakta fleksiyon, aynı zamanda omurganızın öne eğilme yeteneğini de artırır.

  • Ayaklarınız omuz genişliğinde açık durun.
  • Dizlerinizi düz tutarak kalçalarınızdan öne doğru eğilin. Ellerinizi yere doğru uzatın.
  • 1 ila 2 saniye duraklatın. Başlangıç pozisyonuna dönün.
  • 6 tekrar yapın. Günde iki defaya kadar tamamlayın.

Çok uzağa ulaşamazsanız endişelenmeyin. Bu zamanla gelişecektir.

McKenzie egzersizi ayakta fleksiyon

Postherpetik Nevralji Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

postherpetik nevralji

Postherpetik Nevralji (Zona Ağrısı) Tanı ve Tedavisi

Postherpetik nevralji nedir?

Postherpetik nevralji, herpes zoster virüsüne bağlı komplikasyonların neden olduğu bir nöropatik ağrı türüdür. Bu virüs çocuklarda suçiçeği, yetişkinlerde zona hastalığı yapar.  Bu hastalıklara yakalanan bireylerin % 10-18’inin herpetik nevralji geçireceği tahmin edilmektedir.

Postherpetik Nevralji

Bir kişi çocukluk döneminde herpes zoster virüsüne veya suçiçeği hastalığına yakalanırsa doğal bir bağışıklık geliştirir. Vücut bağışıklık geliştirirken, virüs vücut içinde uykuda kalır. Bu nedenle, vücudun bağışıklık sisteminin tehlikeye girdiği bir dönem olursa, virüsün yeniden aktive olma riski vardır. Örneğin, bireyler yüksek derecede stres altındayken veya vücudun bağışıklık sistemini baskılayan belirli türden ilaçlar aldıklarında, zona semptomları geliştirme riski daha yüksektir.

Postherpetik nevralji ile ilişkili ağrı ve diğer semptomların, virüs salgını sonrasında sinir liflerinde devam eden hasarın sonucu olarak ortaya çıktığı düşünülmektedir. Salgın sonucu tahriş olan veya yaralanan sinirler, omuriliğe ve beyne abartılı ağrı sinyalleri gönderir.

Su çiçeği aşısının ortaya çıkmasından bu yana, bazı çalışmalar postherpetik nevralji geliştirme riskinin yaklaşık% 70 oranında azaldığını bildirmekteler.

Postherpetik nevralji semptomları

Postherpetik nevraljinin belirti ve semptomları genellikle, cilt alanıyla sınırlıdır ve genellikle en yaygın olarak vücudunuzun bir tarafında gövdenizin etrafında bir bant şeklinde ortaya çıkar. Belirtiler ve semptomlar şunları içerebilir:

  • Zona döküntüsü iyileştikten sonra üç ay veya daha uzun süren ağrı. Ağrı, yanma, uyşma, karıncalanma, keskin ve batma şeklinde veya derin ve acıverici olabilir.
  • Hafif dokunuşa duyarlılık (allodini). Rahatsızlığı olan kişiler genellikle etkilenen ciltte giysi dokunuşuna bile dayanamazlar.
  • Kaşıntı ve uyuşma. Daha az yaygın olarak, postherpetik nevralji kaşıntılı bir his veya uyuşukluk üretebilir.

Postherpetik nevralji teşhisi ve tedavisi

Doktor hastanın şikayetlerini dinler, iyi bir anamnez alır ve cildi muayene eder. Çoğu durumda test gerekmez.

Postherpetik nevraljinin tam tedavisi olmasa da, ağrıyı ve ilişkili semptomlarını tedavi etmek için çeşitli tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Ağrıyı azaltmak için genellikle bir tedavi kombinasyonu gerekir.

İlaç Tedavisi

Lidokain ve kapsaisin içeren topikal (direk cilt üzerine uygulanan) ajanlar, antikonvülzan ilaçlar (sara ilaçları), antidepresanlar ve opioid ağrı kesiciler postherpetik nevraljinin tedavisinde kullanılabilir.

TENS tedavisi

Nadir de olsa, postherpetik nevrajisi olan bazı kişiler kronik ve aralıksız nöropatik ağrı semptomlarından muzdariptir. Bu durumlarda hasta, transkutanöz elektriksel sinir stimülasyon (TENS) ünitesi için iyi bir aday olabilir. Bu cihaz, deri yüzeyinden periferik sinir uçlarının çok hafif bir elektriksel uyarım yapar. Ağrı bilgisinin periferik sinirlerden omuriliğe ve beyne iletilmesini engeller.

Girişimsel Algoloji Tedavileri

Postherpetik nevraljini önlemek ve tedavi etmek için algoloji uzmanları tarafından hasarlanan sinirlerin bloğu, sempatik bloklar, epidural ve paravertebral bloklar ve radyofrekans ablasyon yöntemleri başarılı bir şekilde kullanılmaktadır. Bunların yanında Dorsal Kolon Stimülasyonu (DCS) tedaviye dirençli vakalarda tercih edilebilir.

Aşılama

Zona (Herpes Zoster)  insidansını azaltmak ve Postherpetik nevraljiyi önlemek için, 60 yaş ve üstü immün sistemi yeterli yetişkinlerde zoster aşısının uygulanması Amerika Birleşik Devletleri Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komiteleri (ACIP) tarafından önerilmektedir.

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu veya Refleks Sempatik Distrofi Nedir? Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu Nedir?

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (KBAS) merkezi veya periferik sinir sistemindeki işlev bozukluğunun bir sonucu olan kronik bir ağrı durumudur. Daha önce olan bir yaralanmayla ilgili olabilir. Genellikle, bir kolu ya da bacağı etkilemektedir. Bu rahatsızlığa sahip hastalar, gerçek yaralanma veya doku hasarıyla (varsa) orantısız bir ağrı yaşayabilir.

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromunun (KBAS) Belirtileri

İki tür Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu (KBAS) vardır: KBAS-I ve KBAS-II. Semptomlar genellikle vücudun belirli bir bölgesinde hissedilir, ancak zamanla dışa doğru yayılabilir. KBAS semptomları şunları içerebilir:

  • Ciltte renk değişikliği
  • Üç ay veya daha uzun süren sürekli ağrı, genellikle “zonklama” veya “yanma” hissi olarak hissedilir
  • Soğuğa veya basınca karşı artan hassasiyet
  • Etkilenen bölgede / bölgelerde şişme
  • Soğuk hissetmekten sıcak veya terli hissetmeye hızlı değişimler
  • Saç veya tırnak büyümesinde bozulma
  • Eklem hareketlerinin veya esnekliğinin azalması
  • Kas spazmları
  • Kas atrofisi (yani kas tonusu ve gücü kaybı)
  • Etkilenen vücut bölgelerinde hareket kabiliyetinin bozulması

Ağrının eşlik edebileceği şişlik ve cildi etkileyen diğer semptomlar (soğuğa karşı artan hassasiyet gibi) genellikle kompleks bölgesel ağrı sendromunun başlangıcında görülür. Bazı araştırmalar, duygusal stresin semptom şiddetinin artmasına neden olabileceğini göstermektedir. Bu durum zamanla onarılamaz hasara yol açabilir. Kas gerginliği veya spazm gibi semptomlar, özellikle cilt pigmentasyonunda azalma ve cilt sıcaklığının azalması, hastalığın ilerlemiş ve muhtemelen geri döndürülemez olduğunu gösterebilir.

KBAS Nedenleri

Kompleks Bölgesel Ağrı Sendromu nedenleri tam olarak anlaşılamamıştır. KBAS bir yaralanma, ameliyat, kalp krizi veya felçten sonra gelişir.

KBAS tip 1 – Refleks Sempatik Distrofi (RSD) olarak da bilinen bu tip, etkilenen uzuvunuzdaki sinirlere doğrudan zarar vermeyen yaralanmadan sonra ortaya çıkar. Kompleks bölgesel ağrı sendromu olan hastaların yaklaşık% 90’ı tip 1’e sahiptir.

KBAS tip 2 –  Kozalji olarak da adlandırılan bu tip, tip 1’dekine benzer semptomlara sahiptir. Ancak tip 2 KBAS, belirgin bir sinir yaralanmasından sonra ortaya çıkar.

KBAS’nun Teşhisi

KBAS teşhisi, fizik muayeneye ve tıbbi geçmişe dayanır. KBAS’ı kesin olarak teşhis edebilecek tek bir test yoktur, ancak aşağıdaki prosedürler önemli ipuçları sağlayabilir:

  • Kemik taraması (sintigrafisi) – Bu prosedür kemiklerde olan değişikliklerin bulunmasına yardımcı olabilir. Damarlardan birine enjekte edilen radyoaktif bir madde, kemiklerinizin özel bir kamera ile görülmesini sağlar.
  • Kemik dansitometresi – Kemiklerinizdeki mineral kaybı, hastalığın sonraki aşamalarında bir röntgende görünebilir.
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) – MRG testi ile yakalanan görüntüler, diğer koşulları ekarte eden doku değişikliklerini gösterebilir.

KBAS Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kompleks bölgesel ağrı sendromunda, yardımcı olabilecek tedaviler vardır:

  • Fizik Tedavi
  • İlaç tedavisi
  • Biofeedback
  • Akupunktur
  • Sempatik bloklar
  • Omurilik uyarımı (DCS) gibi girişimsel tedaviler

İnvazif olamayan tedaviler

Erken başlangıçlı KBAS olan hastalar için fizik tedavi faydalı olabilir. Bu tedavi aşağıdakilerle ilgili sorunları çözebilir:

  • Hareketlilik
  • Kan akışı
  • Kas gücü
  • Kas tonusu
  • Eklem sertliği

Hastalığın erken evrelerinde fizik tedavinin etkili olduğu, hastaların durumlarının daha da kötüye gitmesini azalttığı ve iyileşmeye yardımcı olduğu bilinmektedir.

KBAS için alternatif tedaviler arasında biofeedback eğitimi bulunur. Bu tedavi, elektroensefalografi gibi ölçümleri okumayı ve bunların ağrıya veya cilt sıcaklığı değişiklikleri gibi semptomlara yanıt olarak nasıl değiştiğin hastaya öğretmeyi içerir. Hasta daha sonra semptomların hafifletilmesine katkıda bulunabilecek gevşeme ve başa çıkma tekniklerini uygular.

Endorfin salınımını teşvik etmek için steril paslanmaz çelik iğnelerin vücuttaki belirli noktalara yerleştirildiği akupunkturun da semptomlarının tedavisinde etkili olabildiği düşünülmektedir.

İlaçlarla Tedavi

Ne yazık ki tek bir ilaç, KBAS’nun tüm semptomlarını çözemez. Bununla birlikte, bazıları bir veya iki semptomu çok iyi ele alabilir . Steroid olmayan antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ’ler) hafif ila orta derecede ağrı ve iltihabı hafifletebilir. Prednizon ve kortizon gibi oral kortikosteroidler de iltihaplanmayı engeller ve ağrının azalmasına neden olabilir. Antikonvülsanlar (sara ilaçları) ve antidepresanlar gibi diğer bazı ilaçlar, varsa kas gerginliğini ve sertliğini etkili bir şekilde tedavi edebilir. Doktor kemik kaybını önlemek veya durdurmak için ilaçlar önerebilir.

Bazı araştırmalar, güçlü bir anestezik olan intravenöz ketaminin düşük dozlarının ağrıyı önemli ölçüde azaltabileceğini göstermektedir.

Girişimsel algoloji tedavileri

Algoloji uzmanları tarafından uygulanan sempatik sinir blokları ve/veya nörolizi ağrıların hafifletilmesine ve kontrol altına alınmasına yardımcı olur. Bunun yanında etkilenen bölgedeki damarların genişlemesine ve kan dolaşımının iyileşmesine neden olur.

Omurilik stimülasyonu (DCS), beyne giden ağrı sinyallerini bozan bir cihazın omurga içerisine cerrahi implantasyonunu içerir. İntratekal pompa implantları, hastanın ihtiyacı olduğunda kişisel olarak kullanabileceği bir uzaktan kumandaya yanıt olarak omurilik sinirlerine ağrı kesici ilaçlar verir. Bunlar, ağrısı geleneksel tedaviye yanıt vermeyen hastalar için seçeneklerdir.

Ayna tedavisi

Bu tür bir tedavi için, beyni kandırmaya yardımcı olmak için bir ayna kullanılır. Bir ayna veya ayna kutusunun önünde otururken, sağlıklı uzvu hareket ettirirsiniz, böylece aynadaki yansımayı beyin KBAS’dan etkilenen uzuv olarak algılar. Araştırmalar, KBAS’lu kişilerin etkilenen uzuvlarının fonksiyonlarının iyileştirilmesine ve ağrının azaltılmasına bu tedavinin yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Çölyak Pleksus Bloğu

Karın ağrısı tedavisi

Çölyak Pleksus Bloğu Hangi Karın Ağrılarının Tedavisinde Önerilir? Nasıl Uygulanır?

Çölyak pleksus bloğu nedir?

Çölyak pleksus bloğu pankreas, mide, karaciğer, dalak, böbreküstü bezleri, ince bağırsaklar ve kalın bağırsağın bir bölümü gibi organ ve yapılardan kaynaklanan kanser, iltihabi durumlar, damarsal sebepli karın ağrılarının tedavisinde sıklıkla başvurulan yöntemlerdendir.

Çölyak Gangilonu

Midenin altında çölyak arterinin yakınında, ancak diyaframın önünde uzanan bir sinir demeti vardır. Bu çölyak sinir demeti, bir ila beş büyük çölyak gangliyonu içerebilir. Bu sinirler ağrı duyusunu karından omuriliğe ve beyne iletir ve böylece harabiyete uğradıklarında geçici olarak işlevleri bozulur ve hasta ağrı hissetmez.

Çölyak pleksus bloğu ile var olan karın ağrısının kaybolması ya da önemli ölçüde azalarak ağrı kesicilerle kontrol altına alınması, bağırsak hareketlerinde artışa bağlı olarak bulantı ve kusmada azalma olması beklenmektedir.

Çölyak pleksus bloğu nasıl uygulanır?

Çölyak pleksus bloğu ameiyathane koşullarında yapılmaktadır. Uygulanacak olan girişimsel algoloji tedavi uygulaması ultrasonografi veya floroskopi adı verilen X-ışını yayarak görüntü sağlayan cihaz eşliğinde uzman hekim tarafından gerçekleştirilmektedir.

Doktor, enjeksiyon iğnesinin doğru yerleştirildiğini doğrulamak için kontrast boya kullanabilir. İğnenin doğru pozisyonda olduğundan emin olduktan sonra anestezik ilaç ve/veya nörolitik ajan enjekte edilir. Nörolitik ajanın amacı, pleksus sinirlerinin dokusunu harabiyete uğratmaktır.

Çölyak Pleksus Bloğu

Hastanın işlemi daha rahat tolere etmesi için kanın oksijenlenme düzeyi, nabız hızı ve kan basıncı dahil yaşamsal belirtileri yakından izlenerek  sakinleştirici ilaç verilmektedir.

Çoğu hasta, ağrının azalmasını tipik olarak 24 saat içinde bildirir. İlk enjeksiyonla tam ağrı tedavisi sağlanamayan hastalara durumlarına göre tekrar enjeksiyonlar önerilebilir. Hastalar adeta aynı gün taburcu edilirler.

Çölyak pleksus bloğunun yan etkileri nelerdir?

Çölyak pleksus bloğunun enfeksiyon ( mikrop kapılması, abse vb. gibi…), kanama, aort diseksiyonu (aort duvarının yırtılması), iç organ yaralanması, pnömotoraks (akciğer zarı delinmesi), intratekal (omurilik) enjeksiyon, epidural (omurilik kılıfı) enjeksiyon, ishal, ağrının geçmemesi veya 24-48 saat süreli bel ağrısı, birkaç gün süreyle kan basıncında düşme gibi yan etkileri olabilir. Detaylı bilgi için algoloji uzmanınızdan bilgi almanız önerilir.

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu

Başarısız bel cerrahisi sendromu

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu

Başarısız bel cerrahisi sendromu, belde omurga ameliyatı ile başarılı bir sonuç alamayan ve ameliyattan sonra devam eden ağrı yaşayan hastaların durumunu tanımlamak için sıklıkla kullanılan çok genel bir terimdir.

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu

Araştırmacılar, lomber laminektomi ameliyatlarının yaklaşık % 10 ila% 40’ının (spinal füzyonlu veya spinal füzyonsuz) başarısız bel cerrahisi sendromuna neden olduğuna inanıyor. Diğer çalışmalar, bel fıtığı için diskektomi geçiren kişilerin % 5 ila % 36’sının bacak ve sırt ağrısının ameliyattan 2 yıl sonra geri döndüğünü göstermektedir.

Ancak, özellikle tekrarlayan ameliyat oranına baktığımızda, daha fazla ameliyat her zaman daha iyi sonuçlar vermez. Yapılan her omurga ameliyatı ile başarı şansı düşer:

  • İlk tekrar ameliyattan sonra % 50 başarı oranı
  • İkinciden sonra % 30
  • Üçüncüden sonra % 15
  • Dördüncüden sonra % 5

Bu nedenle, başarısız omurga ameliyatından sonra her zaman çözüm ameliyat değildir. Bunun yerine, doktor başarısız bel cerrahisi sendromunu yönetmek için cerrahi olmayan tedavilere yönelebilir.